B-İ-Z

Katılım
20 Eki 2010
Mesaj
12,004
Alınan Beğeni
24
#1
B-İ-Z

Oradan giriyorum olmuyor, buradan giriyorum olmuyor. Önce bir paragraf yazıp başlıyorum. Sonra beğenmeyip siliyor bir yenisini karalıyorum. Düşünüyorum bu kararsızlığın nedenini. Cevabını arıyorum. Sanırım bulmak zor değil. 17 Eylül hezimetinin ertesinde her söz boğazımda düğümleniyor. Yazdığım her kelime parmaklarımı kemiriyor. Nedir bu ahvalimin tercümesi diye soruyorum kendime? Halet-i ruhiye elbette. Ruh hali. Psikoloji. İnsan psikolojisi.
Bu psikoloji denen meret ne büyük şeydir. An gelir yaşamdan bezdirir insanı. An gelir eblekçe bir sırıtmayla şarkılar söyletir. An gelir incir çekirdeğine dünyaları yakar, an gelir 250 kiloluk mermiyi sırtlar. Güven olmaz ona. Bazı anlarda çıkar ortaya ve en olmadık mucizeleri yaratmanızı sağlar. Bazen da melankoliyle böğrünüze yumrular basar.

Biz Türkler duygusal insanlarız. Yürek adamıyız vesselam. Milyonlar verseler yaptıramayacakları işleri bir tebessüme, bir tatlı söze yaptırabilirsiniz bize. Bizim hayatımızda plan program yoktur. Duygularımız yönlendirir hayatımızı çoğu kez. O duyguları akıl ve mantıkla birleştirdiğimiz ‘kimi zamanlar’da da dünyaya yön vermişizdir hep.

Derler ya hep; Türk futbolunun bir ekolü yok diye. Katılmıyorum ben bu fikre. Biz muazzam sistemlerle değil mahalle aralarında gazozuna maçlarla yetişiyor-yetiştiriyoruz yeteneklerimizi. Futbolumuz da ithal sistemleri hazmedemiyor bir türlü işte tam da bu sebeple. Dünyanın en kariyerli hocalarından birine “hadi koçum hadi aslanım” demeyi bilmediği için yapıştırıveriyoruz ‘Yeniköy Kasabı’ lakabını. Yeryüzünde çalıştırdığı her takımda başarılı olan Hiddink işte tam da bu yüzden bizdeki 2 macerasında da çuvallayıveriyor.
Yine koptu düşüncelerimin bağı. Türk futbol ekolü diyorduk değil mi; bol yetenek, az çalışma, az strateji, bol hamaset, ver coşkuyu sür sahaya. Gününde ve şanslıysak dünyada yenemeyeceğimiz takım olmaz. Kendimizi bir anda dev aynasında görürüz. Aksi durumda olunmadık hezimetler yaşar kendimizi yerin dibine sokarız. Yoktur ortamız vesselam. Topuzsuzdur kantarımız.

‘Her şeyin çoğu zarar’ diye bir laf vardır ya hani. İşte bizdeki o hamasi duyguların bol gaz ve şişirilmiş egolarla sahaya sürülüşünün duvara çarpışıydı dün gece TT Arenanın çimlerinde yaşadıklarımız. Motivasyon önemlidir. Konsantrasyon da. Ancak; Aşırı motivasyon, aşırı güdülenme işlerin yolunda gitmemeye başladığı anlarda böğrünüze saplanmaya hazır iki yönlü mızrak gibidir. Nitekim o mızrak böğrümüzü delmiş geçmiştir. 1964’teki Bayern hezimetinden sonra başka bir yara olarak sinemizde yer etmiştir.

Bize dünyaya yön verdiren meziyetlerimizin futbol sahasının o güzelim çimlerine yansıyıp güzel günler göstereceğine dair umudumu hala canlı tutuyorum.