Röportajlar (basından)
Sayfa 1 Toplam 7 Sayfadan 1234567 SonuncuSonuncu
Toplam 92 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 15 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1
    Altın Aslan Adnan BAKAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    istanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    9.929

    Röportajlar (basından)

    Spor yazarları, futbolcu, yönetici ve teknik ekiple yapılan röportajları burada bulabilirsiniz.

  2. #2
    Altın Aslan Adnan BAKAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    istanbul
    Yaş
    37
    Mesajlar
    9.929

    Ynt: Röportajlar

    BU SENE ÇOK İYİ İŞLER YAPACAĞIZ" Milan BAROS

    Galatasaray'ın Çek golcüsü Milan Baros Avea Kamp Günlüğü programı'nda GS TV'ye çok özel açıklamalar yaptı.

    Geçtiğimiz yılın gol kralı Milan Baros, yeni transferlerden, Rijkaard'a, geçen seneki performansından bu sezonki planlarına kadar bir çok konuda görüşlerini bildirdi.

    İşte Baros'un GS TV'ye yaptığı açıklamalar :

    - Geçen yılın gol kralı olarak yanımızda Milan Baros var. Kampla ilgili düşünceleri neler?

    Sezonu iyi geçirmemiz için çok önemli bir zamandayız. Bu zamanı iyi geçirmemiz gerekir. Yaklaşık 8 gündür takımla beraberim. Tabi ki çok çalışıyoruz. Bundan sonraki hafta da çok çalışıp, sezona iyi başlamak istiyoruz.

    - Hollanda’nın saha ve hava koşulları nasıl?

    Umarım hava haftaya daha güzel olur. Çünkü geçtiğimiz hafta çok sıcak günler geçirdik. İstanbul’daki havadan pek bir farkı yoktu ama sonuçta çalışmamız gereken bir dönemdeyiz. Bahaneler bulmamamız gerekir. Umarım gelecek hafta daha güzel bir havada çalışma yaparız.


    - Milan Baros’un tatili nasıl geçti?

    Hem ailemi görmek hem de kızkardeşim evleneceği için öncelikle Çek Cumhuriyeti’ne gittim. Ondan sonra tatilime Yunanistan’da devam ettim.

    - Geçen yıl takım olarak başarıyı yakalayamamayı Milan Baros neye bağlıyor?

    Geçen yıl bizden beklentiler çok yüksekti fakat geçen yıl en büyük problem sürekliliği yakalayamayışımızdı. Son 7-8 haftada da hala şampiyon olabilirdik ama berabere kaldığımız Ankaraspor maçı bizi yarıştan kopartan maçtı. Buradan taraftara söz veriyorum, seneye çok daha iyi işler yapacağız.

    - Geçen yılki mağlubiyetlerde takımda motivasyon sorunları mı yaşandı yoksa sakatlıklar mı başrol oynadı?

    Tabi ki sakatlıklar takım içinde büyük sıkıntılar yaratabiliyor. Çünkü önemli futbolcularınız sakatlanabiliyor. Ama bunun tek sebep olarak gösterilmemesi gerekiyor. Büyük takım olmanın en önemli unsuru sakatlıklarla başa çıkabilmektir. Şimdi daha geniş bir kadromuz var. Bu sezon bu tip sorunlar yaşamayacağımızı düşünüyorum.

    - Milan Baros, Kader Keita transferi için ne düşünüyor?

    Kendisiyle beraber Olimpic Lyon’da 1 sezon oynadık. Gerçekten çok süratli bir oyuncu. Bu süratinin yanında teknik kapasitesi de gerçekten çok yüksek. Şu anda oynadığımız sistemde bence kilit bir isim olabilir. Çünkü kendisi hem sağ kanatta hem de forvette oynama özelliğine sahip. O yüzden bizim için çok önemli bir oyuncu olacağına inanıyorum.

    - Takımda Arda Turan, Milan Baros, Shabani Nonda, Harry Kewell gibi hücum oyununu seven futbolcular var. Frank Rijkaard da 4-3-3 sistemi le hücum futbolu oynatacağının sinyallerini veriyor. Bu konuda Milan Baros neler söyleyecek?

    Lig uzun bir maraton. Onun için kaliteli oyuncuların bizimle beraber olması hem takım için hem de hocamızın kafasındaki sistem için iyi. Takımda çok fazla atak oynayan oyuncular var. O yüzden çok başarılı bir sezon geçireceğimizi düşünüyorum.


    - Milan Baros geçen yıl attığı gollerle takımına birçok maç kazandırdı ve attığı goller sonucunda gol kralı oldu. Gelecek sene gol krallığında iddialı mı?

    Geçtiğimiz sene dediğiniz gibi gol kralı oldum. Fakat bu sadece benim başarım değil takım arkadaşlarımın da başarısı. Birçok gol onların sayesinde oldu ama benim tercihim her zaman şu yöndedir; takım şampiyon olsun veya takım şampiyonlar ligine gitsin. Benim veya başkasının gol kralı olduğu çok da önemli değil. O yüzden önemli olan takımın başarısıdır.

    - Frank Rijkaard’ın 4-3-3 sistemiyle kendisinin daha fazla gol atacağını düşünüyor mu?

    Önemli olan tabi ki takımın kalitesi. Mutlaka sistem de önemli ama takımımız kaliteli olduğu sürece sistem belki ikinci planda kalabilir. Çünkü geçen seneye baktığımızda yine ben tek forvet gibi oynadım. Bu sene yeni bir sistem, yeni bir manatalite ve bazı farklılıklar var. Kaliteli futbolcularla bu sene umarım daha fazla gol atacağız.

    - Tek forvet değil de yanındaki eleman sayısı iki olursa şu anki mevcut kadroda kiminle oynamayı tercih eder?

    Tabi bu sorunun muhattabı biraz da hocamız. Çünkü şu an hazırlık kampındayız ve herkes forma giymek için çok iyi mücadele ediyor. Şu anda ilk on bire girip girmeyeceğimi ben de bilmiyorum. O yüzden bu sorunun bire bir muhattabı hocamızdır.

    - Milan Baros geçen yıl Türkiye Ligi’nde onun da alışma süreciydi. İlk senesinde rakipleri ve ligi tanıdı. Oynanan futbol onun tamamen alıştığı ve bundan sonra daha fazlasıyla verim göstereceği bir futbol olacak. Galatasaray’daki ikinci yılı tecrübesi açısından kendisine neler katacak?

    İki sezonu kıyasladığımızda mutlaka önümüzdeki sezon benim için biraz daha kolay olacaktır. Çünkü yeni bir transfer için özellikle yabancı bir futbolcu için ilk sene kolay geçmiyor. Takım hakkında fazla bilginiz olmuyor ve rakipleri tanımıyorsunuz. Gideceğiniz, oynayacağınız stadları tanımıyorsunuz. Şu anda ben o bilgiye sahibim. Oynayacağım stadı, rakip taraftarları, rakip defansı, rakip futbolcuları çok iyi tanıyorum. O yüzden mutlaka bu durum bana bir avantaj getirecektir.


    - Birkaç program önce Gökhan Zan konuğumuz olmuştu ve kendisine en çekindiği forvetleri sorduğumda Milan Baros’un ismini ilk sırada vermişti. “En azından Milan Baros ile karşılıklı oynamaktan kurtuldum” demişti. Bu konuda kendisi neler söyleyecek?

    Bu sorunuza biraz Gökhan Zan’ın transferiyle ilgili duygularımı söyleyerek başlamak istiyorum. Gerçekten çok kaliteli bir futbolcu. Geçen sene şampiyon olmuş takımdan geldi. Sonuçta belli bir kaliteye sahip, yurtdışı tecrübesi ve milli takım tecrübesi olan bir oyuncu. O yüzden bize çok büyük artıları olacaktır. Bu tip transferleri yaptığımızda daha iyi yerlere geleceğimizi düşünüyorum.

    - Peki onu zorlayan, bire bir boğuşmaktan çok hoşlanmadığı oyuncular var mı ligimizde?

    Bence futbolda hiçbir defanstan, hiçbir takımdan çekinmemek gerekiyor. Geçtiğimiz sezona baktığımızda ben birçok maçta iki stoperle tek başıma boğuştum. Maç başlamadan bu tip düşüncelerle çıkarsanız zaten başarılı olma şansınız hiç yok. O yüzden hiç bunları düşünmeden kendi performansınıza odaklanmanız gerekir.

    - Liverpool’daki parlak dönemi dışında geçen sene Galatasaray performansıyla her ne kadar takım çok başarılı olmasa da kendi kariyeri açısından çok güzel bir yıldı. Bu düşünceye inanıyor mu?

    Liverpool’da çok iyi zaman geçirdim. Ondan sonra oradan ayrılmak tabiki beni üzdü ama sonuçta bu durum futbolun içinde olan şeyler. Olympic Lyon’a gittiğimde tek forvet oynuyorduk. Benzema’nın da olması tabiki beni biraz zorladı. Onun haricinde benim herzaman bir düşüncem vardı. Mutlaka bir kulübe gidip, tekrar Liverpool’da yaptığım çıkışı yapacağıma inanıyordum. Bu takım da Galatasaray oldu. Galatasaray’a geldiğim için çok mutluyum ve bu patlamayı yaptığımı düşünüyorum.

    - Milan Baros için geçen sene en çok eleştiri oklarına hedef olan konu çok sarı kart görmesiydi. Yanılmıyorsam 9 sarı kart gördü. Çünkü iki defa cezalı konuma düşmüştü. Bu rakam ona göre fazla mı?

    Önümüzdeki sezon kendimi biraz daha kontrol etmeye çalışacağım. Sizin de dediğiniz gibi bir forvet oyuncusu için 9 tane sarı kart görmek pek de normal değil. Ama artık hakemleri de, rakipleri de çok daha iyi tanıyorum. O yüzden bu sezon kendimi kontrol edeceğim.

    - Biraz hakemlerle diyaloga girmekten mi kaynaklandı?

    Evet ama bir problem var. Hakemlere hiçbirşey söyleyemiyorsunuz. Bunlar kötü kelimeler veya ona benzer şeyler değil. Bazen bir pozisyona yakınıyorsunuz ve nedensiz yere sarı kart görüyorsunuz. Mazeret göstermek istemiyorum. Biliyorum çok fazla sarı kart vardı ve bu konuda kendimi geliştirmeye çalışacağım.


    - Milan Baros, UEFA Avrupa Ligi’ndeki ilk maçımız olan Tobol karşısında nasıl bir oyun bekliyor?

    Mutlaka çok zor bir oyun olacaktır. Hem fiziksel hem de mantalite olarak o maça hazır çıkmamız lazım. Onlar da bizimle oynadıkları için kendilerini göstermek isteyeceklerdir. Bizi zor bir maç bekliyor.


    - Milan Baros’un geçen yılki tecrübesine dayanarak gelecek yıl nasıl bir lig bekliyor?

    Öncelikle biz Galatasaray olarak rakiplerimize bakmamamız lazım. Onun dışında tabi ki seneye bizi çok heyecanlı, çok zor bir lig bekliyor. Sadece İstanbul takımları değil, Trabzonspor ve Sivasspor da var. Bizim Galatasaray olarak tek hedefimiz şampiyonluktur ve bunu da başaracağımızdan eminim.


    - Galatasaray taraftarına mesajları neler?

    Taraftarımız mutlaka maçlarımıza gelsinler ve bizi desteklesinler. Bu sene çok daha iyi şeyler yapacağız.

  3. #3
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    Mehmet Topal'dan dobra açıklamalar!


    Avea Kamp Günlüğü programına katılan Mehmet Topal, yeni sezon hazırlıkları, teknik direktör Frank Rijkaard ve Avrupa’ya transfer konularında açıklamalarda bulundu.

    - Hollanda Almanya kampı devam ediyor. Ve artık Hollanda bölümünü noktalıyoruz. Bu akşamki son çalışmadan sonra yarın sabah hafif bir antrenman daha sonra da hazırlık maçlarının kalan bölümü için Bochum'a geçilecek. Nasıl geçiyor antrenmanlar? Öncelikle ilk haftayı değerlendirmeni rica edelim.

    Valla antrenmanlar bizim açımızdan hiç hafif geçmiyor. Oldukça yoruluyoruz ve güzel antrenmanlar yapıyoruz. İyi bir kamp dönemi geçirdik. Burda iyi bir arkadaşlık ortamı var. Herkes elinden geldiğince birbirine sıcak davranıyor. Herkes çok iyi çalışıyor. Antrenmanlar da çok iyi. İnşallah bu çalışmalarımızın semeresini maçlara yansıtıp karşılığını alırız.

    - Mehmet sen de Kleve maçında kadrodaydın ama oynamayanlar arasındadın. Çünkü yirmi iki futbolcu vardı. Onbir as onbir yedek. İkinci yarıda ayrı kadro. Bir tek sen oyuna girmedin. Mehmet Güven doksan dakika forma giydi. Onun dışındaki tüm kadroyu Frank Rijkaard değiştirdi. Bir anlamda sen de maçı tribünden izlemiş gibi oldun. Senin de hemen gözlemlerini alayım Kleve maçıyla ilgili olarak.

    Biz Milli Takımdan geç döndüğümüz için hoca bize oynama şansı tanımadı. Takım arkadaşlarım çok iyi oynadılar. Bu kamp döneminde yaptığı yoğun antrenmanlardan sonra bazen istedikleri şeyi sahaya yansıtamıyorlar. Onun için tarafarlarımız skora hiçbir zaman aldanmamalı. Çünkü burda zor antrenmanlardan sonra maçlara çıkıyorlar ve sıcak bir havada maçlara çıktılar. Ama bence hepsi çok iyi oynadı. Ellerinden geldiğince kendilerini göstermeye çalıştılar ve iyi mücadele etiler. Kendilerini kutluyorum. İnşallah böyle yetenekli arkadaşlarımız ve alt yapıdan gelen yetenekli kardeşlerimiz olduktan sonra Galatasaray ilerleyen yıllarda inşallah emin ellerde olacaktır.

    - Şimdi çalışma temponuz farklıydı diyoruz. Çünkü hakikaten siz burda fizik kondisyon ağırlıklı çalışmalar yaptınız. Kendinizi tekrar o seviyeye çıkartmak için farklı çalışmalar yaptınız. Artık takımla beraber çalışmaya başlıyorsunuz. Mehmet o dönemi anlatır mısın? Seyircimizin anlayabileceği oranda neydi? Çünkü topla fazla oynamayan bir takım görüntüsündeydiniz antrenmanlar sırasında. Şimdi daha çok sizi çim sahada topla beraber göreceğiz heralde.

    Tabi takım arkadaşlarımız sezonu bizden daha önce açtığı için onlar farklı idmanlar yapmışlardı. Biz de şu an onların yaptıkları idmanları yapıyoruz onların seviyesine gelebilmek için. Burda yardımcı hocalarımız olsun, Alberto olsun, Carlos olsun bizi tanıyan insanlar. Araştırıp bilen insanlar. Şu an bzim de kondisyonumzun yerine gelmesi için bize ekstra ve ayrı idmanlar yaptırıyorlar. Bizim de yarın son günümüz artık. Takımdan arı bir çalışma apıp, Pazartesi takımla beraber çalışmaya başlayacağız. İnşallah bu çalışmalarımızn karşılığını takımla beraber oynayacağımız maçlarda sahaya yansıtırız.

    - Frank Rıjkaard ile ilgili görüşlerin nasıl?

    Tabiki hocanın kariyeri zaten belli. Çok üst düzeyde. Biz bir haftadır kendisiyle beraber olduğumuz için konuşmaları olsun, toplantıları olsun hepsi olumlu ve tamamen taktiksel toplantılar oluyor. Ve çok iyi bir ekibi var. Onlar yaşadığı tecrübeleri başarıları her zaman bize aktarmaya çalışıyolar. İnşallah biz de bunu olumlu bir şekilde alıp onlarla beraber onların yaşadığı büyük başarıları yaşamayı istiyoruz.

    - Geçen seneye baktığımız zaman istenilen başarları yakalayamadığımızı biliyoruz. Ligde gelen beşincilik, Türkiye Kupası’nda ve UEFA’da en üst turlara çıkamamak ayrıca UEFA’da oynanan bir final tüm Galatasaraylılar’ın iştahını kabartıyordu. Olmama sebeplerini hemen kısaca alalım.

    Bütün kamuoyunun ortak görüşü de geçen sene en iyi kadronun bizde olduğunu söylüyorlardı. Ve nitekim de öleydi. Kaliteli ve genç futbolcularımız vardı. Ama geçen sene çok büyük talihsizlikler yaşadık. Büyük sakatlıklar oldu ve bu sakatlıkları çoğu ameliyatlık sakatlıklardı. Baktığınız zaman yirmi üç yirmi döt tane ameliyatlık sakatlık geçirmş futbolcu arkadaşlarımız vardı. Ve buna bende dahilim. İki tane ciddi sakalık geçirdim. Ama geçen sene bizim açımızdan iyi bir tecrübe oldu diyebilirim. İnşallah geçen sene düştüğümüz hatalara ve şanssızlıklara düşmeyip bu sene hedeflerimize ulaşmak istiyoruz. Geçen sene nasıl hedefimiz lig’de şmpiyonluksa ve Uefa kupasını almaksa, bu seneki en büyük hedeflerimiz de o. Ligi şampiyon bitirip Avrupa Ligi Kupası’nı almak. Bunu yapabilecek güçteyiz. Çok iyi kadromuz var. Yni gelen arkadaşlarımız var, yetenekli genç kardeşlerimiz var. İnşallah burdaki birlik ve beraberliğimizi iyi bir şekilde kampa yansıtıp maçlarda bu heddeflerimize ulaşmak istiyoruz.

    - Şimdi kişisel durumun nasıl? Dönüp baktığımız zaman sakatlığınla ilgili neler söyleceksin?

    Biliyorsunuz ben Bordoeaux maçında ciddi bir sakatlık yaşamıştım omuzumdan. Ama beklenen az bir sürede dönmüştüm sahalara. Şu an şükürler olsun bi sıkıntı yok. Takım olarak sakatlıkları atlatmış durumdayız. Ve takımda baktığınız zaman ufak tefek sakatlılar var artık çok ciddi sakatlık yok. Herkesin durumu şu an üst düzeyde. İnşallah geçen seneki sakatlıkları bu sene yaşamayıp başarılı olmak istiyoruz.

    - Fikstür, en iyi maçlar, en kolay maçlar kısmen sarı kırmızılıların oynayacağı maçlar denildi ama bir türlü dediği gibi beklenen sıçramalar gelmedi.

    Tabi son haftalara girilirken şampiyonluk potasının içindeydik. Herkes birbiriyle oynuyoru bizim de fistürümüz iyiydi. Bana göre o kırılma noktasının en önemli maçı Ali Sami Yen’deki Ankaraspor maçıydı. Galip durumdayken son dakika yediğimiz gol bizi şok etti. Pun kaybına neden oldu. Ondan sonra zaten gelen puan kayıpları bizi şampiyonluk yarışında geride bıraktı. Ama bir takım şampiyon olmak istiyorsa böle kırılma noktası olan maçları kazanmak zorunda. Nitekim biz iki sene önce şampiyon olduğumuzda böyle maçları galip gelmesini bildik. Sivasspor’u orada yendik kendi sahamızda Fenerbahçe’yi yendik ve öyle şampiyon olduk. Şampiyonluk düğümü bu maçlarda çözülüyor. Biz bunu iki sene önce çok iyi yaptık ama geçen sene yapamadık. Geçen seneki hatalrdan ders alırsak bu sene de iyi başlarsak bi daha ohatları yapmayız ve başarılı oluruz.

    - Transfer döneminde adın çok yazıldı çizildi. Mehmet acaba Galatasaray’dan ayrılıcak mı şeklinde yazıldı. Özellikle pek çok kulübün başta İngiltere’nin Everton kulübü de geldi, seni izledi. Sana ulaşan resmi ir teklif oldu mu? Çünkü Galatasaray Futbol A.Ş. Genel Müdürü Adnan Sezgin antrenman sırasında basın ile yaptığı sohbet toplantısında Mehmet için resmi bir tekli yok dedi. Mehmet bizim Galatasaray’daki fubolcumuzdur. Biz yeni sezonda da onun bu formayla başarılı olacağına inanıyoruz şeklinde açıklama yaptı. Ama sana gelen teklifler olduğunuz biliyoruz. En azından biraz kamuoyunu bilgilendirmek açısından sormak istiyorum. Mehmet Topal Galatasaray’da kalıcak mı, gidecek mi?

    Tabiki biliyorsunuz geçen sene Avrupa Şampiyonası’ndan sonra orda ister istemez iyi bir performans gösterdikten sonra kulüplerin dikkatini çekiyorsun. Zaten bize gelen teklifler biliniyor. Yöneticilerimiz de ,başkanımız da biliyor. Onlar gereken şeyleri söylemişlerdir. Adnan abi de söylemişse vardır bir bildiği belki. Zaten başkanımız gereken konuşmayı yapmıştı. Galatasaray takımında Avupa’ da kupa kaldırmadan hiç kimse gidemez die. Bize gelen teklifler vardı, klübümüze de gelen teklifler vardı. Onlar aralarında hallettiler. Benim şu an sözleşmem Galatasaray’da devam ediyor. Galatasaray’da çok mutluyum. Burası bizim yuvamız ailemiz gibi. Tabiki her genç futbolcunun hedefi Avrupa’da oynamaktır. Biz de burdan gidersek, Galatasaray seviyesi’nde büyük kulüplere gideriz. Onun için dediğim gibi Galatasaray’da çok mutluyuz. Eğer kulübün menfaatine uygun olcaksa, kulüp yöneticilerimiz git dedikten sonra bizde Avrupa’da futbol oynamak isteriz. Ama dediğim gibi şu an benim sözleşmem devam ediyor. Ve bütün gücümü, bütün başarımı, konsantrasyonumu Galatasaray’ın başarısı için dökmeye çalışacağım.

    - İlerleyen dönemde böyle birşey olursa en azından iyi bir lig’de iyi bir takımda olacak diyorsun.

    Benim zaten çocukluğumdan beri en sevdiğim lig İngiltere ve İspanya ligi. Bunu röportajlarımda da söylüyorum. Dediğim gibi herkesin bir hayali vardır. Avrupa’da oynamaktır genç futbolcuların hayali. Herşeyin hayırlısı. Galatasaray zaten Avrupa’nın en büyük kulüplerinden bir tanesi. Tükiye’de bir takım sorduğunuz zaman ilk Galatasaray’ı söylüyor insanlar. İnşallah bizim kulübümüz içinde herşeyin en iyisi olur.

    - Yeni oluşan bir kadroda var. Transferler var. Mustafa Sarp, Leo Franco, Gökhan Zan, Kader Keita.. Güçlü bir kadroydunuz zaten, daha da güçlendiniz. Yeni isimler ve yeni oluşum için düşüncelerini alabilir miyim?

    Dediğiniz gibi zaten güçlü bir kadroya sahip Galatasaray Kulübü. Ve yetenekli oyuncularımız vardı. Çok iyi mücadele eden arkadaşlarımız da ekibe katıldı. Onlarda şu an zaten takıma alışmış durumdalar, hiçbir yabancılık çekmediler. Galatasaray Kulübüne hangi ftbolcu gelirse gelsin hiçbir yabancılık çekmiyor. Çok çabuk kaynaşıyor. Bu arkadaşlarımızla beraber iyi kaynaştıtkan sonra inşallah Galatasaray’da büyük hedeflere imza atarız.

    - Senin oynadığın mevkiide de tam bir forma savaşı olacak. Sizler zaten Milli Takım’ın çatısını oluşturan takımsınız. Sen, Ayhan Akman, Barış Özbek’inde başarılarını biliyoruz. Bir de şimdi Süper Lig’in en gözde oyuncularından Mustafa Sarp geldi. Geçtiğimiz seneki performansıyla o da çok başarılı sinaller vermişti. Bu anlamda forma rekabeti Galatasaray’da çıtayı nasıl yükselticek?

    Büyük camialarda rekabet her zaman iyidir. Çünkü bu rekabet ister istemez seviyeyi ve çıtayı yükseltecektir. Burda bütün herkes Gaatasaray’ın başarısı için mücadele edecektir. Bizim de amacımız Galatasaray’da başarılı olmak. Herkes elinden geldiğince idmanlara çalışıp, maçlara çalışıp Galatasaray için mücadele edecektir. İnşallah herkes için hayırlsıı olur ide düşünüyorum.

    - Geçmişte takılmamak lazım. Geleceğe bakmakta fayda var. Evet Mehmet Türkiye Ligi’nde dediğin gibi geçtiğimiz yıl artık geride kaldı ama bu seneye baktığımız zaman yine zorlu rakipler, zorlu maçlar sizlerin hiç bitmeyecek bir temposu 16 Temmuz’da Tobol maçıyla başlayan Avrupa Ligi 2. Ön Eleme Turu Karşılaşması. Hemen arkasından 23 Temmuz’da rövanş karşılaşması var. Umarız o turdan sonra iki maç daha, sonra süper lig, bir play-off turu, grup maçları.. Yani biz sayarken yoruluyoruz, siz bu maçları oynayacaksınız. Yine aşağı yukarı elli altmış maç arasına tekabil edilecek bir tablo. Sezon başındaki hemen bu konudaki düşüncelerini alalım.

    Biz her maça artık ciddi çıkmak zorundayz. Geçen sene bu yönde başımız çok ağrıdı. Kolay kazanabileceğimiz maçları kaybettik. Önümüzde artık Avupa Ligi Ön Eleme maçları var. Bu maçlara çok iyi konsantre olup iyi hazırlanmalıyız. Çünkü artık dünyada en hafif takım olarak gördüğümüz takımlar büyük takımları yenebiliyor. Bizim hedefimiz bu ön elemeleri geçip Avrupa yolunda devam etmek. Şu an takımla da iyi bir birlikteliğimiz var. İnşallah bu birlikteliği devam ettirip, bu yoğun tempodan alnımızın akıyla çıkmak istiyoruz.

    - Bu tip çift eleminasyon sistemile oynanan maçlarda ilk müsabaka deplasmanda. Ki Galatasaray umarız üç turda da olacak ve hepsinde seri başı olacak. Bu avantajı var. Ama kendisine çıkış arayan, reklam yapma şansı arayan maçlarda onlarda kendii göstermek için mutlaka birşeyler yapacaklardır. Örneğin Tobol kurada çıktığında UEFA Şampiyonu ile oynuyoruz diye manşet attı. Heralde ilk maçta Galatasaray ciddiyetiyle işi bitirirse, İstanbul’ rahat dönerse avantajı eline alır değil mi?

    Dediğiniz gibi ordaki futbolcu arkadaşlarımız da kendilerini göstermek için elllerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışacaklar. Biz oraya çok ciddi bir motivasyon ile gideceğiz ve ilk maçta işi koparmaya çalışacağız. İnşallah ilk maçta iyi bir sonuç alıp Ali Sami Yen’de turu geçmek istiyoruz.

    - Bu tip maçlardan kuşkusuz çok sayıda ders çıkartıyorsunuz değil mi?

    Bende Bordoeaux maçında talihsiz bir sakatlık yaşamıştım. Zaten 1-0 mağlup durumdaydık ben sakatlandığım zaman. Ama hastahaneye gittikten sonra takım arkadaşlarımın mücadeleleriyle maçı kazancaklarını biliyordum. Son dakikaa kadar söylüyordum kazanacağız, korkmaın diye. Sabri’nin de dediği gibi o an biraz tepkiler üzerindeydi. Beni daha çok mutlu etti çünkü biraz olsun üzerine gelen tepkileri azaltmıştı. İşte bazen futbol belli olmuyor. Beş dakika içinde iki gol yiyebiliyorsunuz ama önemli olan turu geçmek. İnşallah bir daha böyle talihsizlikler yaşamayız.

    - Burda çok büyük bir ilgi ve alaka ile karşı karşıya kalıyosunuz. Özellikle Hollanda, Almanya, Avusturya’da Türk nüfusunun fazla olduğu bölgelerde gerçekleşiyor. Burdaki atmosfer ile ilgili düşüncelerin neler? Çünkü gerçekten taraftarın ilgisi sevgisi Galatasaray’a bir başka.

    Tabi Almanya ve Hollanda sınırında Türk rbetçilerimizin sayısı fazla. Hepsi de Galatasaraylı. Onların bize olan ilgi ve alakaları bizi çok mutlu ve motive ediyor. Çünkü çok sıcak ve içten davranıyorlar. Bazen bu içten davranışları can acıtacak şekilde olsa da içtenlikle yapıyorlar. Biz kendilerini çok seviyoruz. İlgi ve alakalarından dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Bu bizi mutlu ediyor ve ekstra motive sağlıyor. Biz de burda çok yoğun bir tempoda çalışıyoruz ve bazen yorgun olabiliyoruz. Bütün futbolcu arkadaşlarımız onlarla resim çektirmye ve onlara ilgi göstermeye çalışıyorlar. Ama biz de bazen yorgun olduğumuz için farklı tepkiler verebiliriz. Bu yüzden kusura bakmasınlar. Özür diliyoruz burdan kendilerine. Onlarda biraz aha anlayışlı olurlarsa biim için daha iyi olur.

    - Derbilerin önemini biliyoruz sizler için. Her futbolcu içi o maçlar kuşkusuz ayrı bir motivasyon içeriyor. ama heralde futbolcuların da biraz soğuk kanlı olması gerekiyor çünkü çok kişiye örnek teşkil ediyorsunuz sizler.

    Tabi dediğiizi gibi büyük camialarda oynadığımız için örnek teşkil edioruz bizler. Geçen sene olaların baş faktörü bence iki takımda şampiyonluğa oynuordu. Kaybeden takımın şampiyonluktan kopma ihtimali vardı. Onun için maçın atmoseri ve içeriği çok farklıydı. Atmosfer üst düzeydeydi, hırs üst düzeydeydi. Bazen futbolcular maç içerisinde çok yorgun olduğu için nabızları yüksek tempoda olduğu için sinirleri çabuk bozulabiliyor. Bunlar futbolun içinde olağan şeyler ama olmamalı. Çünkü örnek olmalıyız bizi izleyen insanlara. İnşallah böyle kötü görüntüleri bir daha halkımıza yaşatmayız.

    - Burdan Galatasaray Televizyonu aracılığıyla mesajınızı alalım.

    Tabiki Ali Sami Yen’in özelliği bizim için bambaşka. Oranın havası bambaşka. Ben Ali Sami Yen’de oynadığım maçlarda, özellikle sahaya çıktığımızda taraftarlarımızn bize verdiği desteği gördükten sonra doksan dakika koşacaksam onları gördükten sonra bir doksan dakika daha koşmak istiyorum. Tabi bütün takım arkadaşlarım böyle düşünüyordur. Biz de çok özledik taraftarlarımızı. İnşallah Kazakistan’daki maçtan galip gelip taraftalarımızn önüne iyi bir skorla çıkmak istiyoruz. Ve onlara iyi bir skor ile maçı armağan etmek istiyoruz.
    07.07.2009
    Kaynak : Sporx.com

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  4. #4
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    Nasıl Arda olduysam ...


    Galatasaray'ın çiçeği burnundaki genç kaptanı Arda Turan, kaptanlığı, transferi ve yeni sezon hazırlıklarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken çarpıcı açıklamalar yaptı.

    Sarı - kırmızılı ekibin ikinci etap çalışmaları için bulunduğu Hollanda ve ardından Almanya'nın Bochum şehrinde yaptığı kampı değerlendiren Arda Turan, Galatasaray Televizyonu'na yaptığı açıklamada, yeni sezonda çok farklı bir takım olacaklarını söyledi.

    Kampı, Almanya'da gerçekleşen takım kaptanlığı ve Galatasaray'ın yeni sezondaki hedeflerini anlatan Arda Turan'ın röportajının ayrıntıları şöyle;

    - Hoş geldin Arda öncelikle kaptanlığın hayırlı olsun. Yeni sezonda 10 numaralı formayı giyeceksin. Öncelikle kaptan olarak ilk düşüncelerini alalım.

    Galatasaray Başkanı'na ve yönetimine bana böyle bir onuru layık gördükleri için teşekkür ederim. Hayatımın en mutlu günlerinden birini yaşadım. Beni Galatasaray takımında sevdiren yücelten, takım arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Arda olmamda büyük pay sahibiler. Saha içinde saha dışında çok iyi taşıdılar. Bana bu görevi layık gördüler. Çok sağolsunlar.

    - İlk toplantını arkadaşlarınla yaptın, arkadaşlarınla neler konuştun?

    Sadece arkadaşlarıma söylemek istediğim özel şeyler vardı. Onlara herzaman aynı şeyleri söyledim. Ben her zaman aynı Arda'yım... Kiminin kardeşi, kimisinin en yakın arkadaşı, kimisinin abisi, kimisinin takım arakadaşı. Her zaman aynı Arda olacağımı, suratımdaki gülen ifadenin hiçbir zaman değişmeyeceğini, sadece bu kararın Yönetim Kurulu kararı olduğunu Ayhan Akman ve Emre Aşık'a herkesten daha çok yakın olup, herkesten daha çok saygı duyduğumu belirttim. Onlardan tek isteğimin, hiyerarşik düzenin oturtmamız gerektiğini söyledim. Harry Kewell, Milan Baros, Servet, Emre Aşık, Ayhan, Sabri ve daha ismini sayamadığım kariyerleri belli, yıllardır futbolun içinde olan futbolcular. Takımımızda çok fazla genç oyuncu var. Bu gençlerin, bu futbolculardan alacağı çok şeyler var. Saygı ve sevgi çerçevesinde bunları alabileceklerini söyledim. Onlara bir örnek verdim. Servet saha içerisinde bağırdığı zaman, birisinin dönüp cevap vermemesi, el kol kaldırmaması gerektiğini bilmesi gerekir. Servet'in bunları, onların iyiliği için anlattığını bilmesi gerektiğini söyledim. Ben 22 yaşımdayım. 10-11 yaşımda UEFA Kupası yarı finalini izlerken Harry Kewell'ı bir gazoz kasasının üstünde izledim. Şimdi onun takım kaptanlığını yapıyorum. Ben bu insanlara kaptanlık yapacak değilim. Ben sadece burada düzeni sağlamak ve onlara yardımcı olmak konularında aracılık yapacağım. Kaptanlık görevini yaparken Ayhan Akman ve Emre Aşık'tan bilgi alacağım. Her türlü kararı verirken onlara danışacağım. Onlarla beraber hareket edeceğiz. Bundan sonra karar mekanizması daha yavaş işlemeli. Görerek ve karar vererek. Çünkü Galatasaray takımında kaptanlık her zaman farklı şeyler ifade eder. Buradan Ayhan Abi'ye teşekkür ediyorum. Bana o kadar olgun ve o kadar güzel Abilikle yaklaşıp, kaptanlığı bıraktı ki... Gerçekten onun tecrübesine Abiliği'ne çok yakıştı. Ona çok minnettarım.

    - Sevgili Arda teknik kadro ile futbolcular arasında köprü kurma görevin var. Daha önce Teknik Direktör Frank Rijkaard konuktu. Kendisine kaptanlık konusu sorulduğunda, "Bu futbolcular arasındaki olaydır. Ben karışmayacağım futbolcular kimi belirlerse kaptan odur" dedi. Bu anlamda ne diyeceksin. Çok tecrübeli bir ekiple çalışacaksınız. Birbirinden yetenekli futbolcular ve gençler var. Aynı potada eriyeceksiniz. Bu konu ile ilgili ne söyleyeceksin?

    Galatasaray takımı futbolcuları hepsi çok yetenekli, hepsi üst düzey futbolcular hepsinin ayrı bir güzelliği var. Hepsi çok karakterli futbolcular. Bizim takımımızda kötü insan yok. Hiçbir şekilde sorun yaşayacağımızı sanmıyorum. Hocamızın elinde iyi bir kadro var. İlk 11 ve ilk 18'i belirleyecektir. Hiç kimse bir şekilde sorun çıkarmayacaktır. Yeri geldiğinde herkes yedek kulübesinde, yeri geldiğinde herkes saha içinde olacak. Yeri geldiğinde herkes tribünde olacaktır. Zaten söylediklerimden biride buydu... Kaptanlık, mevkiler ve bizler hepimiz birer aracız. Önemli olan Galatasaray'ın başarısı. Eğer Galatasaray takımı başarılı olursa, burada hepimiz mutlu ve huzurlu olacağız. Ama sonuç başarısızlık olursa ne kaptanlığımın bir anlamı olur ne Galatasaray takımındaki futbolcuların bir anlamı olur. Ne de teknik heyetin. O yüzden bu unsurları birleştirerek başarı için bir araç olarak kullanmamız gerektiğini düşünüyorum.

    - Senin söylediğin bir söz vardı. "Metin Oktay'ın forması. Bu ruh beni çok etkiliyor diye" Çünkü 10 numara senin fazla giymek istemediğin bir formaydı. 66 numarayı tercih etmiştin. Şimdi 10 numarayı giyeceksin sana nasıl bir psikolojik ağırlığı olacak?

    Ben 10 numarayı daha önce de giymek istemediğimi söylemiştim. Çünkü daha çok Avrupa'dan gelen star oyunculara bu forma verilsin, hem onlar onore edilsin. Ama başkanımız ve Yönetim Kurulu'muz "Bu sana Metin Oktay'ın emanetidir. Sana bunu yakıştırıyoruz" dedikten sonra benim de Galatasaraylı'lığım belli. Ne kadar bağlı olduğum belli. Çocukluktan beri Galatasaraylı'yım. Böyle bir teklifi asla reddedemem. Müthiş bir keyif ve onurla yerine getiririm.

    - Yaşayan en genç kaptanlardan oldun. Baktığımızda Torres'i ve Van Der Vaart'ı görüyoruz. Fazla da örnek çıkarmak oldukça zor. Bu konuda neler söyleyeceksin? Türkiyede 22 yaşında kaptan olmak Avrupa'da da fazla yok.

    Ben 10 yaşında buraya geldim. Terbiyemin ve karakterimin Galatasaray Kulübü'nde forma giymeye layık olduğunu düşünüyorum. Ama kaptanlık bir liderlik vasfı. Yani bu daha çok alınmaz, verilir. Siz bunları gösterirsiniz. Size takım arkadaşlarınız ve Yönetim Kurulu'nuz uygun görürse, buna layık olduğunuz ortaya çıkar. Aslında en önemli unsur takım arkadaşlarım. Beni Arda yapan unsurlar onlar. Ben sahanın içinde ne kadar performans sergiliyorsam, arkamdaki futbolcuların da o kadar önemi var. Örneğin Hakan Balta'nın bana "dinlen" deyip, daha sonra Ayhan Akman'ın "topu alıp birebir oyna, özgüvenini kullan" demesi ya da takım arkadaşımın "ben seni gördüğümde rahatlıyorum" demesi beni hem saha içinde hem de saha dışında liderlik vasfına itti. Her şey takım arkadaşlarımın sayesinde gerçekleşti. Hepsine teşekkür ediyorum. Ama tabi Başkan ve Yönetim Kurulu'muzun 22 yaşındaki bir gence kaptanlık verebilmesi büyük cesaret. Bana güvendikleri için teşekkür ederim. Bundan sonra daha dikkatli olacağım. Daha örnek olacağım Arda olmaya çalışacağım. Ama asla kendimden ödün vermeyeceğim. Nasıl Arda olduysam aynı şekilde devam edeceğim. Tabiki biraz daha dikkat edeceğim. Ben bu kaptanlığı bu Arda halimle aldım. Bu Arda halimle de devam ettirmek istiyorum.

    -ALLAH BANA TÜRKİYE'DE GALATASARAY'DAN BAŞKA FORMA GİYMEK NASİP ETMESİN

    - Arda sen her fırsatta Galatasaraylı'lığını ön plana çıkarmaktan gurur duyan birisin. Her fırsatta bu üniformanın sorumluluğu ve bilincindesin. Öncelikle seni kutluyorum. Ama bazı gazetelerde köşe yazarları, camia değiştiren pek çok ünlü futbolcu ile ilgili yazılar yazdığında bunlardan bir yenisi de Arda olabilir mi? diye yazdı.

    Ben Galatasaray'da doğdum. Galatasaraylı bir ailenin çocuğuyum, küçüklükten beri Galatasaraylı'yım. Ben kendi formama aşığım. Burada olmaktan her zaman mutlu oluyorum. Benim her zaman söylediğim bir şey var. Allah bana Türkiye'de Galatasaray'dan başka forma giymek nasip etmesin. Şartlar ve mecburiyet gerektirir, o zaman bir şey yapamazsın. Ama burası benim yuvam. Ben burada çok mutluyum ve sonuna kadar her zaman Galatasaraylı Arda olarak, Galatasaray efsanesi olarak anılmak istiyorum.
    - 7enerbahçe Başkanı Sayın azize Yıldırım'ın, "10 dakika bana verilse, Arda ile baş başa kalsam, ikna ederim" şeklinde konuşması oldu.

    Sayın azize Yıldırım'a büyük saygı duyuyorum. 7enerbahçe Kulübü'nü getirdiği yerlerden, sportif ve kulüp olarak yaptıklarından dolayı tebrik ediyorum. Kendine güveniyle böyle birşey söylediğini düşünüyorum. Saygı duyuyorum ama ben Galatasaray'ın evladıyım. Ben herkesin kendi tarafında güzel olduğunu düşünüyorum. azize Yıldırım'ın 7enerbahçe'ye çok yakıştığını Arda Turan'ın ise Galatasaray'a çok yakıştığını düşünüyorum. Herkesin böyle daha mutlu olduğunu düşünüyorum. Teklifi beni çok onurlandırdı ve gururlandırdı. Ama semboller camiaları ile anıldıkları zaman güzel. Metin Oktay'ın bir sözü vardı: "7enerbahçe teklifi karşısında beni sevenleri üzmeyeceğim" Bende aynı mantalitedeyim. Çünkü beni çok seven Galatasaray taraftarı olduğunu düşünüyorum. Hatta sokakta beni gören diğer takımın taraftarlarının da çok sevdiğini düşünüyorum. O yüzden Galatasaraylı Arda olarak kalmayı, kendi taraftarımı ve Türk insanını üzmek istemiyorum.

    - Programa başlamadan önce internet sitelerinde ve forumlarda araştırma yaptım. Galatasaray ile ilgili sitelerde inanılmaz bir sevinç hakim. Arda Turan'ın 10 numarayı giyecek olmasından ve takım kaptanı olmasından dolayı sayfalarca yazı yazılmış. Herhalde Galatasaray taraftarının en mutlu olduğu dönemi yaşıyoruz.

    Benim için güzel bir onur ama şimdi sorumluluğum daha fazla. Özellikle saha içinde çok daha fazla efor sarf etmek zorundayım. Çok daha iyi oynamak zorundayım. Çünkü Galatasaray takımının kaptanıyım. Aynı zamanda 10 numaralı formada büyük bir sorumluluk ama ben bu zamana kadar bana verilen görevlerin üstesinden geldim. Bundan sonra da aynı samimiyetimle saha içerisinde, kötü oynayacağım günler mutlaka olacaktır, ama mücadelemden ve vereceğim efordan kimsenin şüphesi olmasın. Her maç bittiğinde saha içerisinde bütün enerjimi sarf etmiş olacağım. Kimse merak etmesin.

    - Genel sohbetimize değinelim. Çalışmalarınıza gelelim. 3 tane hazırlık maçı yaptınız. İstanbul etabı ile birlikte kampın 20. günü. Siz sadece 3 gün geç katıldınız. Avrupa Kupası maçından dolayı çok erken bir çalışma startı verdiniz. Nasıl geçiyor. Kamp bitiminde istanbul'a dönülüyor. Genel bir değerlendirme alalım senden.

    Kamp genel anlamda çok faydalı ve çok keyifli geçti. Kalabalık bir topluluk var. Hocamız ona göre yeni sezon hazırlıklarını yapıyor. Ne düşünüyor daha bilmiyorum. Uzun bir kamp dönemi. Futbolcu arkadaşlarımız da yavaş yavaş sıkıldılar. Tam zamanında döneceğiz diye düşünüyorum ama cok iyi bir hazırlık dönemi geçirdik. Özellikle fiziksel anlamda çok çalıştık. Çalışmalarımızın hemen hemen yani yüzde 70'e yönelik kısmı fiziksel anlamdaydı. Geri kalan taktik kısmını, hocamız ustalığıyla birkaç idmanda bize öğretti diye düşünüyorum. Güzel bir kamp dönemi oldu. Genç arkadaşlarımızdan parlayanlar oldu. Galatasaray takımına ısınanlar oldu. Onlarda bizi çok mutlu etti. Umarım hep beraber Tobol maçı ile birlikte güzel bir başlangıç yapacağız.

    - Gençlerle sıkı diyalog içerisindesin. Son maçta Emre Çolak golünü attı ve koşarak sana geldi. Antremanda, uzaktan şut at diye sık sık konuşuyor musunuz? Ya da diğer gençlerle de paylaşımlarda bulunuyormusun?

    Onların geçtiği durumdan bende geçtiğim için anlıyorum. Top ayağına geldiği zaman streslerini heycanlarını onları anlayan biri olduğum için onlara kendini yakın hissedebiliyorsun. Bu sadece Emre Çolak için geçerli değil. Hepsi çok yetenekli inşallah uzun yıllar Galatasaray'a hizmet edecekler. Öncelikle buradan Galatasaray altyapı hocalarına ve ailelerine teşekkür etmek istiyorum. Hepsi çok karakterli çok efendi çocuklar. Davranışlarıyla bizim takımımıza faydalı olabilecek yetenekte. Onlara her zaman özgüvenlerinin yerinde olmasını ve saygısızlık yapmadan istedikleri herşeyi yapabileceklerini söyledim. Bunu sadece ben değil herkes söylüyor. Şuan daha çok göz önünde olduğum ve sembol isme doğru gittiğim için kendilerini bana daha yakın hissediyorlar. Abileri olarak onların her zaman yanlarındayım. Bende daha 22 yaşındayım ama onlara göre tecrübeli olduğum için onlara her konuda yardımcı olmaya çalışıyorum. Karakterleri inanılmaz çocuklar. O yüzden hepsini tebrik ediyorum.

    - Büyük ihtimalle kadro 25 kişiye düşecek ama Frank Rijkaard genç oyuncuların da bu kadroda yer alacağını düşünüyor. Senin görüşün nedir?

    Frank Rijkaard daha önce çalıştırdığı takımlarda çok sayıda genç oyuncuyu dünya futboluna kazandırdı.
    8-9 tane PAF takımda oynayan oyuncumuz var. Bu arkadaşlarımızın yaşı PAF takımla da tutuyor. Bazıları kadroya girer bazıları oynar. Oynayamayanlar PAF takımda olurlar. Onlar için çok güzel tecrübe olur. A takımda kalmaları hocamızın takdirinde gerçekleşecek. Onların Galatasaray takımındaki varlıkları bizi mutlu ediyor.

    - Geçen sene, sence bu kadar iddalı bir kadronun Avrupa Kupası, lig ve Türkiye Kupası'nda başarılı olamamasının nedenleri neydi?

    Futbolda şans ne kadar yok desek de, şanssızlıklar oluyor. İster istemez çok büyük sakatlıklar yaşadık. Stopersiz kaldığımız zamanlar oldu. Kırılma noktalarını iyi geçemedik diye düşünüyorum. Hamburg maçında stopersiz kalışımız. 2-0'dan turu vermemiz. Ali Sami Yen Stadı'nda büyük bir kırılma noktasıydı. Sonra ligde Eskişehirspor mağlubiyeti geldi. Aslında birçok kırılma noktası vardı. Kaliteli bir takımdık. Az özveride bulunduk. Galatasaray takımı daha çok özveride bulunmalı ve daha çok sorumluluk paylaşmalıydı.

    - Başarısızlıkta asıl sorun futbolcularda mı diyosun?

    Her zaman başarısızlık futbolculardadır. Ayhan Akman, Hakan Balta, Milan Baros ve Servet gibi herkes sorumluluk alamalıydı. Yani bu oyuncular sahadalardı. Çoğu maçlarda mücadele ettiler. Sorumluluk alan kişilerin sayısı azaldıkça sorumluluk daha da büyüyor. Ama sorumluluk sahada paylaşıldıkça daha rahat hareket etme olanağı sağlanıyor. Bu sene umarım böyle olur. Daha geniş bir kadromuz var ve daha iyi olacak diye düşünüyorum.

    - Geçen yılki ruh halinin değişmesi ve motivasyonun artması için gerekli ortam sağlandımı?

    Yüzde yüz sağlandı. Herşey çok iyi gidiyor. Çok iyi çalışıyoruz. Herkes işine konsantrasyon oldu. Keyifler yerinde. Herkes futbolu düşünüyor. Galatasaray takımı futbolcuları böyle davrandığı sürece gerekli sonuçlar gelecektir.

    - Yeni oluşturulan takım için düşüncelerini alabilirmiyim. Leo Franco ve Gökhan Zan çok tecrübeli. Keita ve Mustafa Sarp var.

    Öncelikle Leo Franco'nun kalitesi belli. Uzun yıllar Atletico Madrid'in kaleciliğini yapmış. Böyle bir transfer yaptıkları için Yönetim Kurulu'muzu tebrik ederim. Keita aynı şekilde. Çok yetenekli bir oyuncu olduğu söyleniyor. Geldiği zaman daha yakından tanıyacağız. Gökhan Zan zaten Milli Takım'da uzun zamandır stoperlik yapıyor. Şampiyon olan Beşiktaş'ın stoperiydi. Mustafa Sarp Türkiye Ligi'nde en çok beğendiğim futblculardan birtanesi. Karşılıklı oynarken de bana sıkıntı veriyordu. Mücadelesi, koşu temposu ve oyuna konsantresi olan bir futbolcu. Çok iyi bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Bize çok faydalı olacaktır.

    - Kaptanlık pazubandın takmak ilk onbirde her zaman yer bulmak demek değildir. Acaba sende bu kadroda yedek kalırım gibi bir düşünce varmı?

    Yüzde yüz formamın kıymetini biliyorum. Her zaman böyle birşey olabilir. Ben her zaman buna hazırlıklıyım. Bu işin ciddiyeti ile hareket ediyorum ama tabi ben Galatasaray takımının önemli bir futbolcusuyum. Galatasaray takımı için önemli olduğumu düünüyorum ve her zaman sahada olmak isterim. Bunun içinde sahada çok çalışıyorum. Formamı bırakmamak için her idmanda atlayıp zıplıyorum sizlerde görüyorsunuz. Bu yüzden böyle bir sorun olacağını düşünmüyorum. Ama olduğu zamanda aynı olgunlukla Arda Turan işini yapıp devam edecektir.

    - Burada mükemmel bir arkadaşlık var. Bu İstanbul Metin Oktay Tesisleri'ndede böyleydi. Ama saç kesme operasyonunu sormadan edemem.

    Uğur Uçar, Cafercan ve Mülayim hep beraber Akdeniz Oyunları'ndan geldiğimizde traş makinasını Arif Abi'ler eline aldığı zaman "otur" dediler biz de oturup kestirtmiştik. Uğur'la biz de konuştuğumuz zaman, "Bir gün biz de keseriz" demiştik. Bu bizde adet oldu. Yeni gelen gençlerin saçları kesilir. Hepsine çok yakıştı ama bize yakışmamıştı. Hem de yaz sıcaklarında rahat oluyor, duşlardan sonra. Onlarda diyorki keşke daha önce kesseydik. İlk başta tepkilerle karşılaştık ama ben onlara demiştim bu şampiyonluğun simgesi uğur olacak...

    - Burada sosyal hayatınız da pek yok

    Tabi saçları uzuyor. Onlarda daha sonra gelen arkadaşların saçlarını keserler.

    - Peki hemen öyle koltuklara oturdular mı, yoksa zorlamı oldu?

    Benden çekinme durumu olduğu için Emre Çolak hemen oturdu. Diğerleri de oturdular. Zorluk çıkarmadılar. Bir Serdar Eylik'i üzdük. Serdar biraz tipine düşkündü ama oda alıştı. Yaser'i saçını kestik. Arada Kara Murat kaynadı. Serkan Kurtuluş da gitti. Bazı tecrübeliler de arada kaynadı. Güzel bir espiri oldu. Ben hepsine yakıştığını düşünüyorum.

    - Geçen seneyle paralelelik kurarak konuşalım. Son iki senedir Galatasaray'da pek fazla rastlamadığımız çok teknik direktör değişikliği oldu. Galatasaray'da geçmiş yıllarda bir teknik direktör uzun yıllar yada iki yılda bir değişmiştir. Ama son döneme baktığımızda Bülent Korkmaz, Skibbe, Cevat Güler, Feldkamp ve Eric Gerets var. Bu futbolcuları nasıl etkiledi?

    Biz profesyonal futbolcularız. İşimizi yapmakla hükümlüyüz. Saydığınız isimlerin hepsinin bize çok emeği oldu. Çok kaliteli insanlar. Onlara bize verdikleri emekten dolayı çok teşekkür ederim. Ama bu tamamıyla Yönetim Kurulu'nun kararıdır. Biz futbolcuların bu konu hakkında pek birşey söylemesi doğru değil. Bize düşmez. Yönetim Kurulu karar vermiştir. Bizde buna uyarız. Bize hocamız kim derlerse, biz onunla beraber Galatasaray'ı en iyi şekilde ileriye taşımaya çalışırız. O yüzden bu konu hakkında söyleyeceklerim bukadardır. Biz her zaman işimizi en iyi yapmak zorundayız. Hoca varken de hocasızken de. Sonuçta hoca çıkıp oynamayacak. Yönetim Kurulu oynamayacak. Oynayacak olanlar biz futbolcularız

    - Kamuoyunda çok konuşulan bir Lincoln olayı var. Yeni kaptan olarak görüşlerini sormazsam olmaz. Neler söylemek istersin?

    Ben de konuşmadım. Benim de bir bilgim yok. Kendisi hakkında kararı Yönetim Kurulu verecektir. Bizim takım arkadaşımızdır. Bize faydalı olduğu zamanlar oldu. O yüzden teşekkür ediyoruz. Tabi biz ondan daha çok şey beklemiştik. Ama bazen futbol böyledir. Her zaman beklentilerin karşılığını bulamıyoruz. Ama bu konu hakkında bilgim olmadığı için yorum yapamayacağım. Yönetim Kurulu üyelerimiz size bilgi verecektir.

    - Frank Riijkard yanında Johan Neeskens, Albert Roca Puol ve Carlos Cuadrat. İspanya'da son 5 yılda Barcelona'da kazanmadık kupa bırakmayan bir ekip başınızda. Bir futbolcu olarak çalışmalarda ne farklılıklar görüyorsun?

    Çok üst düzey takımlarda çalışmış hocalar. Frank Rijkaard futbolcu ve teknik direktör olarak her şeyin en üstünü görmüş bir insan. O yüzden bizim yapmamız gereken onun tecrübelerinden yararlanmak. Gerçekten futbolu çok iyi bildiğini futboldan çok iyi anladığını hissediyoruz. Yardımcıları da öyle gerçekten güzel bir ekip. Şöyle güzel bir yanı da var. Antrenmanda iş ciddiyeti, onun dışında keyifli rahat bir ortam var burada. Umarım istediğimiz gibi de sonlanır. Kupalarla...

    - Antrenmanlarda yorulduğunuzu gözlemliyoruz. Antrenmanlarda genelde çalışma metodundan da kaynnaklanıyor. Farklı antrenman teknikleriyle, antrenmanda zamanın nasıl geçtiğini anlamadığınızı gözlemliyoruz.

    Bizler içeriden gayet antrenmanın zorluğunu ve uzunluğunu hissediyoruz. Sezon başı kampları her zaman ağır geçer. Normalde böyle olması da gerekli. Sezon içerisinde üç günde bir maç oynadığınız için yükleme fırsatınız çok az oluyor. O yüzden şimdi çok iyi çalışıp bir nevi depolayıp, sezon içerisinde harcamamız gerekiyor. Galatasaraylı futbolcular üç günde bir maç oynadığı için senede 40-45 maç oluyor. Buda büyük bir yorgunluk veriyor. Bunun mental yorgunluğu daha çok oluyor. Genede dikkatli çalışmak lazım.

    - Frank Rijkaard, 4-3-3 sistemini monte etmeye çalışıyor. Casablanca maçında son yarım saatte oyuna girdin ve sol çizgiye çok yakın oynadın. Hep böylemi olacak yoksa ilerleyen dönemde farklılıklar olacakmı?

    Hocamız böyle bir sistem belirledi ama tabi saha içinde farklılıklar olacaktır. Futbol değişken bir oyun yeri geldiğinde içeriye de girip golü de kovalamam gerektiğini biliyorum ama şimdilik sistem böyle. Sistemde her zaman bireysel performansın çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü sistemler artık biribirine çok benziyor. Farklılıkları futbolcular bireysel performanslarıyla yaratacaklar. Bizim sistem 4-3-3. Amaç topun bizde kalması. Biz de sahanın kenarlarına yayılıp öyle gole gitmeyi planlıyoruz. Ben de bu sistemin bir parçası olmak istiyorum.

    - Çok eksik olmasına rağmen son iki maçta biri Mısır'ın son beş yılda şampion olmuş diğeri de Fas'ın iyi temsilcisi yani Afrika'nın önemli takımlarıyla oynadınız. Takım olarak neredeyse hiç pozisyon vermediniz. Ama ofans anlamında az pozisyon bulduğunuza inanıyormusun?

    Galatasaray takımı gol yemediği sürece mutlaka gol atacaktır diye düşünüyorum. Önce defans yapmak. Herşey yolunda gidiyor. Hücum anlamında çok fazla sonuca gidebilecek bireysel futbolcularımız var.

    - İstanbul'a döndükten sonra 2 gün İstanbul'da kalınacak sonra altı saatlik uzun bir yolculuk. Bu kadar erken Avrupa Kupası maçına çıkan ve erken sezon açan takımların sonradan form kaybına uğradığına dair söylentiler, inanışlar var. Sen katılıyormusun?

    Ben aslında böyle bir şeye inanmıyorum. Hocamızın teknik kapasite ve tecrübe olarak bunlara hesaba kattığını düşünüyorum. Teknik ekibin Tobol maçları sonrası tempomuzu yavaş yavaş arttıracağını düşünüyorum. Zaten o aralarda daha bir farklı çalışma sistemiyle lige hazırlanacağız diye düşünüyorum. Galatasaray takımı her zaman ligi sonuna kadar götürücektir ben bu inançtayım. Bu sene de kupalara adayız.

    - Kazakistan takımı çok fazla bilgi sahibi olduğumuz takımlar değil. Onlarda kendilerini göstermeye çalışıyorlar böyle maçlarda.

    İşimizi garantiye alıp güzel bir galibeyet ve güzel bir futbolla dönmemiz gerekiyor.

    - İlk maçlarda işin bitmesi gerekiyor değil mi?

    Futbol bu. Futbolun içinde herşey var. Kazanamayabiliriz. Beraberede biter. Ama Galatasaray takımı turu geçecektir. Avantajlı skoru alıp her turu bir merdiven olarak düşünmek lazım. Böyle gidersek başarıya ulaşacağımızı düşünüyorum.

    - Bu sene sistemde değişti UEFA avrupa liginde şampiyonlar ligine yaklaştırdı UEFA para ödüllerini oynanan format çift maçlı grup sistemine döndü bu kupanı çok değerli hale gelmesi artık şampiyonanın aday sayısını arttıracak ne diyosun?

    Ben Galatasaray takımının UEFA Kupası'na aday olduğunu düşünüyorum. Bu güçteyiz. Geçen sene bunu gösterdik. Çok eksiklere rağmen Galatasaray takımı Hamburg'u geçseydi. Final oynayabilecek kapasitedeydi. Futbol böyle işte. Ama bu sene de aynı başarıyı daha ileriye taşıyabilecek düzeydeyiz. Buna inanıyorum.

    - Teknik direktör Frank Rijkaard'ın genelde hücum ağırlıklı silahları ilk 11'de fazlaca kullanıldığı belirtilir. Kadro yapısına baktığımız zaman Milan Baros, Kewell, sen ve Ayhan futbolun dikine oynanan bölümünde daha ağırlıklı mücadele eden oyuncular. Bu kadro yapısı içerisinde böyle hücum oyuncularının olması, defans yapılmayacağı anlamına gelmiyor değilmi?

    Ayhan Abi en çok defans yapan oyunculardan bir tanesi. Ben de eskiye nazaran defans görevimi hiç aksatmadığımı düşünüyorum. Harry Kewell, Milan Baros da öyle. Artık her oyuncu defans yapmak zorunda. Defans yapmak takım için önemli. Gol yemezse Galatasaray takımı mutlaka gol atacaktır. Önemli olan takım halinde iyi savunma yapabilmek, gole sonradan ulaşabilmek.

    - Sizler farklı bir çalışma metoduyla Hollanda Tegelen'de 7-8 futbolcu olarak topla buluşmadınız. Artık takımla beraber antrenmanlarda takıma montesiniz. Tam anlamıyla 90 dakika oynayacak seviyeye ne zaman geleceğinize inanıyorsunuz?

    Biz şuan 90 dakika maç yapabilecek seviyedeyiz. Sadece maç yapmadık. Hocamız bizi öyle hazırladı. Sonuçta 10 güne yakın süredir biz sürekli hep kondisyon antrenmanı yaptık birkaç kere topla oynadık. Sanıyorsam 3 yada 4 antremanda topla oynadık. Onun dışında hep fiziğimizle ilgili antrenmanlar yaptık. İyi durumda olduğumuzu düşünüyorum. Yavaş yavaş zaten topa geçiyoruz. Biz zaten hazır durumdayız. Bunu zaten maçta da göstereceğimize inanıyorum.

    - Burada size çok ilgi alaka var. 3 yıldır bu yöreye yakın yerlerde kamp yapıyorsunuz. Size özellikle de sana çok büyük ilgi var. Neler söyleyeceksin. İstanbul'dan farklı bir seyirci profili var burada?

    Buradaki taraftarlarımız bizi çok az görme fırsatı buluyorlar. Birkaç Avrupa maçına ya geliyoruz yada sezon başı burdayız. Onların da tabi ülkelerine olan özlemleri bize olan özlemleri onlara da hak verebiliyoruz. Onların bizi görmeleri fotoğraf çektirip imza istemeleri çok doğal şeyler ama tabi futbolcu arkadaşlarımız da bazen günde iki antreman yapıyor. Yoruluyoruz. Kamplarda bir odadayız. İnsan ister istemez sıkılıyor. Bazı sıkıntılar oluyor. Keyifleri olmadığı zamanlar olabilir. Zaten arkadaşlarımızın hepsi, elinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışıyor. Bazı durumlarda onların da takım arkadaşlarımızı mazur görmesi lazım. Güzellikle halletmemiz lazım. Biz de onları anlayışla karşılıyoruz. Yardımcı olmaya çalışıyoruz.

    - Bu transfer döneminde artık kaptan olduğun için sana sorabilirim, ismin çok yazıldı, çizildi. Özellikle Avrupa'nın önemli kulüpleri ile ilgili olarak, aynı şekilde Servet ve Mehmet Topal'ın isimleri de yazıldı. Ama şuanda Galatasaray'ın futbolcususunuz. İlerleyen dönemde böyle bir hedef var mı? Başkan Sayın Adnan Polat'ın da ifade ettiği gibi Arda oynayacaksa üst düzey bir takımda oynamalı.

    Ben bu sene Başkanımın yanına gittiğimde, Avrupa'dan teklifler olduğunu söylediğimizde Başkanım dedi ki; "Kariyer planlamanı bana bırak." Menajerim Ahmet Bulut'la beraber oturduk. "Başkanımız ve ben, gerektiği şekilde seni yönlendireceğiz" dedi. Bu tamamıyla ikisinin arasında. Ben sadece işime konsantreyim. Galatasaray kulübünde önemli bir görev üstlenmekteyim. Bunu en iyi şekilde yapabilmek için işimi düşünmek zorundayım. Onlar beni yönlendirecektir diye düşünüyorum. Büyüklerimin tecrübelerini, her zaman bana güzel şekilde yansıtacaklarını düşünüyorum.

    - Diğer arkadaşlar için ne diyeceksin. Mehmet Topal ve Servet de gitmedi.

    Servet Abi'nin Marsilya'da oyanmasını çok isterdim. Yaşı bizden büyük ve çok üst düzey bir futbolcu. Kalitesi tartışılmaz Avrupa'da oynadığı zaman Marsilya'dan daha büyük bir kulübe transfer olabileceğini düşünüyorum. Her zaman Mehmet Topal için bir tarafım Avrupa'da oynasın, bir tarafım gitmesin diyor. Mehmet Topal'la oynamaktan çok büyük keyif alıyorum. Çünkü hem onu bireysel olarak çok seviyorum hem de futbolculuğuna hayranım. Mehmet Topal da mutlaka bir gün gidecektir ama biraz daha beraber oynadıktan sonra giderse sevinirim.

    - Mehmet Topal'la yaptığım röportajda, kendisi de aynı şeyi söyledi; "Galatasaray'da oynamaktan çok mutluyum. Bu formayı gururla temsil edebileceğim bir yere gidersem layıkıyla oynarım." Avrupa'da oynayan futbolculara baktığımız zaman Tuncay ve Nihat olsun Almanya'da yetişenleri bir kenera bırakıyorum, İstanbul'dan gidenleri söylüyorum. Kendi takımlarından güçlü ekiplere gittikleri zaman, tabiki birşeyler verebilirler ama Galatasaray gibi büyük bir takımdan sonra kendi liglerinin İngiltere'nin, İspanya'nın ve Almanya'nın orta sıralarında mücadele ettiklerinde pek zevki olmayacak. Avrupa Kupaları'da var işin içerisinde.

    Açıkcası ben bu konuda size katılmıyorum. Bu bir temsil meselesidir; bizim ülkemizin temsile ihtiyacı var. Tabiki üst düzey takımlarda herkes oynamak ister. Ama bu insanlar bizim ülkemizin adını çok güzel duyuruyolar. Nihat Abi bir gol attığında, ona orada Turko diyorlar. Tuncay Abi'nin başarıları... Tuncay Abi her gol attığında ne kadar mutlu oluyoruz. Tugay Abi'nin oradan bir gönderilişi ülkemizin reklamı içinde çok özel. Bunların sayısının artması gerekiyor. Avrupa'da ülkemizi temsil eden futbolcuları çoğaltmalıyız ki, oralara daha çok futbolcu verebilelim ve üst düzey takımlarda futbolcularımız yer alsın.

    - 2010 DÜNYA KUPASI'NA GİDECEĞİMİZE İNANIYORUM -

    - Benim kast ettiğim sizin gibi üst düzey futbolcular. 3-4 ya da 5-6 altı oyuncunun en üst tabakadaki takımlarda yer alması gerekiyor.

    Tabiki bizlerde öyle arzu ediyoruz ama şartlar ne getirir bilemiyoruz

    - Dünya Kupası elemeleriyle ilgili son 4 maçı kazanmak zorundayız. Kendi maçlarımız dışında bir de Bosna Hersek'in puan kaybetmesini bekliyoruz. Sence gidebilecek miyiz Dünya Kupası'na?

    Türk Milli Takımı dört maçını kazandığı zaman Dünya Kupası'na gidecektir. Yani baraj maçlarına kalıp gideceğini düşünüyorum. Bu milli takımla, yapılamaz ve başarılamaz denilen şeyleri yaptık. Orada ayrı bir arkadaşlığımız ve ayrı bir havamız var. Ben gene yapabileceğimize inanıyorum. Bundan da şüphem yok. 4 maçı da geçtikten sonra Bosna Hersek'in puan kaybedeceğini düşünüyorum. Çünkü İspanya maçları var. Kaybettikleri zaman biz mutlaka Dünya Kupası'na gideceğiz. İnancım sonsuz. Tek isteğim ülkedeki her insanın buna aynı şekilde inanması.

    - O elektrik, o güç ve o ruhu hissetmek istiyorsunuz

    Milli takım durumu çok ayrı bir durum. Hep beraber hareket etmek lazım. Çünkü oradaki bir kişinin veya bir takımın 22 kişinin 30 kişinin başarısı değil. Bütün ülkenin başarısı. Her yerdeki insanın buradaki, Avrupa'daki gurbetçilerimizin başarısı. Daha buraya geldiğim zaman Galatasaray formalı Arda'dan çok milli takımdaki 14 numaralı Arda forması görüyorum. Bu çok daha ayrı bir gurur. O yüzden milli takım olgusunu hep beraber düşünmek lazım.

    - 2002'de Dünya üçüncüsü olduk. Daha sonra Avrupa Şampiyonası'nda geçen sene finalin kapısından döndük. Ama neden kesik kesik oluyor bu başarılar. Mesela bu eleme grubunda hiç beklenmedik maçlarda puan kaybeden bir milli takım görüntüsü var. Hala milli takım ekolü oluşturamadık mı?

    Bence futbol ekolü oluşturduğumuzu düşünüyorum. Ama ben şuna da inanıyorum açıkçası. Herkes, milli takımın başarılı olmasını istemiyor. Maalesef ben buna inanıyorum. Hocamızın çok defa söylediği bir şey vardı: "Sadece üç günlük süreçte cumartesiden çarşambaya kadar oynanan kısımda futbolcumu eleştirmeyin destek verin" Bu süreçte bile Türk spor basını bizi birçok yerde rahat bırakmadı. Biz onlar için sahadayız. Biz Türk insanı için sahadayız. Bu takım gösterdi ki Avrupa üçüncüsü olarak 2002'de gösterdi ki bu takım dünyanın en iyi takımlarıyla kapışabilir. Kafa kafaya oynayabilir. Şimdi burada bireysel performanslar da kötü olmuş olabilir, maçlar kötü geçmiş olabilir. Ama kaybedilmiş bir şey yok. Halen Dünya Şampiyonası'na gidebiliriz. Dünya Şampiyonası'na gitmeyedebiliriz. Bu futbolcular alkışlanmalı. Biz gerçekten ülkemizi iyi temsil ediyoruz. Biz her maçta iyi futbol oynamaya çalışıyoruz. Tabiki tercihler milli takım hocasının kararıdır. Hiçbir zaman bireysel olarak düşünülmemelidir. Sanmıyorumki milli takımda ah şu takımdan şu oyuncuyu alayım asla öyle dşünmüyodur. Herkes milli takımın başarısını düşünüyor. O yüzden hep beraber bir olgu içinde olmamız gerektiğini düşünüyorum. Beraber birlik beraber başarıyı getirecektir.

    Kaynak:CİHAN

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  5. #5
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    Linderoth sahalara ne zaman dönecek?

    Galatasaray'ın şansız oyuncusu Tobias Linderoth, Galatasaray TV’de yayınlanan “Avea Kamp Günlüğü” programının konuğuydu. İsveçli futbolcu, yeni sezonla ilgili görüşlerini Galatasaray Televizyonu’yla paylaştı.

    - Öncelikle kendisinin sağlık durumu nasıl?
    İki hafta önce antrenmanlarımıza başladık. Çok iyi bir şekilde çalışıyorum, kendimi daha güçlü hissediyorum ama dürüst olmam gerekirse biraz daha zamana ihtiyacım var.

    - Şu anda milli takım oyuncularıyla aynı seviyede idmanlarını gerçekleştiriyor. Biraz antrenmanlardan bahsedebilir mi ve kendisi ne zaman hazır olacak?
    Sizin de bildiğiniz gibi çok uzun zamandır futboldan ayrıyım. Bu kadar uzun bir zamandan sonra sahalara geri dönmek kolay bir şey değil ama iki haftadır çok iyi çalışıyorum. Şu anda milli takım oyuncularıyla beraber antrenmanlarımı yapıyorum. Çalışmalarımız da çok güzel ve yoğun geçiyor. O yüzden en kısa zamanda hazır olacağımı düşünüyorum.

    - Linderoth’un daha önce oynadığı takımlar; Elfsborg, Stabeak, Everton ve FC Kopenhagen takımlarıydı. O takımlarda oynadığı dönemlerde Galatasaray’daki kadar uzun bir süre sakatlık yaşamamıştı. O dönemlere baktığında, bu durumu bir şanssızlık olarak mı değerlendiriyor?
    Sakatlığın ne zaman ve nerede olacağını kimse bilemez. Onun hakkında da yorum yapmak çok yersiz olur. Galatasaray’a gelmeden önceki sezonda çok maç oynadım. Özel turnuvalara katıldık, birçok maç yaptık. Belki de bu yüzden vücudumu çok fazla zorladım. Belirli bir dinlenme zamanı geçirmediğim için de bu tip bir sakatlık geçirmiş olabilirim. Demin de söylediğim gibi ne zaman ve nerede sakatlık yaşayacağınızı önceden kestiremezsiniz. Benim bir tek bildiğim şey, şu anda iyi çalıştığım ve her şeyin daha iyi gideceği.

    - Oynamadığı maçlar sırasında kendisinin üzüldüğü veya çıldırdığı oluyor mu?
    Mutlaka oluyor. Sonuçta ben Galatasaray’a futbol oynamaya geldim. Futbol benim işim ve bunu yapamadığım zaman da üzülüyorum. Ama elimde olmayan nedenlerden dolayı futbol oynayamadım. Ameliyatımı oldum. Şu anda tek ihtiyacım antrenman yapmak. Antrenman dönemini de geçirdikten sonra pek bir sıkıntı olacağını düşünmüyorum.

    - Ali Sami Yen atmosferini özledi mi?
    Tabii ki Ali Sami Yen’deki taraftar grubunu çok özledim. Ali Sami Yen Stadı’nı farklı bir dünya olarak nitelendirebiliriz fakat geçen yıl sahamızdaki ilk 5 maçımızı seyircisiz oynamıştık. Ben de biraz o maçlara denk geldim. Onun haricinde Ali Sami Yen Stadı çok ayrı bir dünya. Kesinlikle çok özledim.

    - Kendisinin daha önceki röportajlarından dolayı bir Barcelona hayranı olduğunu biliyorum. Şimdi de kendisi o Barcelona’nın teknik direktörü Frank Rijkaard ile çalışacak. Bu durum Linderoth’u ne kadar heyecanlandırıyor?
    Hocamızın kariyeri hakkında yorum yapmaya gerek yok. Zaten Barcelona’da yakaladığı başarılardan dolayı bize söyleyecek bir şey kalmıyor. Tabii ki Rijkaard ile çalışmak beni heyecanlandırıyor. Yaptığım idmanların bile beni heyecanlandırdığını söyleyebilirim. Çünkü hem kendisinin futbola bakış açısı hem de teknik heyetin bakış açısı beni motive ediyor.

    - Kendisi bu yıl büyük bir forma savaşı yaşayacak. Yeni transfer Mustafa Sarp, Ayhan Akman, Mehmet Topal ve Barış Özbek gibi futbolcularla rekabet edecek. Bu konu hakkında neler söyleyecek?
    Bu rekabet ortamı benim için yeni bir şey değil. Önceki takımlarda da, milli takımda da böyle rekabetler yaşadım. Bu durum sadece takımımızı daha iyi bir yere getirir. Bundan kimsenin zararı olmaz. Takım olarak herkesin kazancı olur.

    - Kendisi farklı mevkilerde de forma giydi. Acaba kendisi orta sahanın ortasında oynamayı mı kendi futbolu adına daha iyi olacağını düşünüyor yoksa böyle geniş bir kadro yapısı içinde her mevkide oynarım mı diyor?
    Kendimi en rahat hissedeceğim mevkinin orta saha olduğunu düşünüyorum. Ama Galatasaray’da oynadığım üç maçta sağ bek oynama şansı buldum. Önemli olan tabii ki Galatasaray gibi bir takımda forma şansı bulabilmektir. Bana yine farklı bir pozisyonda oynama görevi düşerse elimden gelenin en iyisini yaparım ama en iyi hissettiğim mevkii orta saha.

    - Basında kendisi için birçok olumsuz şey yazıldı. Gelecek sene Galatasaray’da oynamayacağı ve kulüpten ayrılacağı yazılıp çizildi. Fakat Frank Rijkaard kendisini bizzat kampta görmek istediğini söyledi. Bu tür haberler kendisini olumsuz yönde etkiledi mi?
    Basında yazılan haberleri çok fazla dinlemiyorum ve okumuyorum. Onun dışında yaptığımız iş birçok spekülasyona açık olan bir iş. O yüzden basını da fazla takip etmemek lazım çünkü eğer takip edersek işinize yoğunlaşamazsınız, çıldırırsınız. O yüzden yapılan yorumlar hiç umurumda değil. Her zaman yaptığım gibi kendi yaptığım işime yoğunlaşıyorum.

    - Geçen yılki takımı nasıl değerlendiriyor kendisi?
    Geçen yıl kötü bir sezon geçirdik. Bunun en büyük nedenlerinden biri de sakatlıklardı. Avrupa Şampiyonası'ndaki milli futbolcuların takımda çok olması ve bu turnuvadan sonra yoğun bir çalışma temposunun olması sakatlıkları tetiklemiş olabilir. Sakatlıklardan dolayı da birçok oyuncunun kadro dışı kalması takımı bozan şeyler. O yüzden geçen yılki başarısızlıktaki en büyük etken sakatlıklardı diyebilirim.

    - Tobol maçı için ne düşünüyor ve bu sezon nasıl bir UEFA Avrupa Ligi mücadelesi bekliyor kendisi?
    Ön elemede oynayacağımız altı tane zorlu maç bizi bekliyor. Kazakistan ekibini değerlendirecek olursam, öncelikle çok zor bir yolculuk bizi bekliyor. Çok fazla bilmediğimiz bir takımla mücadele edeceğiz. Ters bir takım olabilir ama Galatasaray gibi bir takımın bu turları rahatlıkla atlayabileceğini düşünüyorum.

    - Bu sene nasıl bir lig bekliyor? En çok hangi takımın Galatasaray’ı zorlayacağını düşünüyor?
    Geçen sene bir kaza yaşandı. Bu sene gerçekten çok kaliteli bir kadromuz var. Yapmamız gereken sadece takım olabilmek ve takım ruhunu sergileyebilmek. Bunu da ilk olarak Tobol karşısında yapacağımızı düşünüyorum. Lig boyu da böyle devam edecektir.

    - Türkiye Ligi’nin daha iyi yere gelebilmesi için nelerin olması lazım? Herhangi bir eksiklik görüyor mu?
    Her geçtiğimiz sezon Türkiye Ligi'ndeki kalite giderek artıyor. Zaten son iki sezona baktığımızda buraya çok kaliteli oyuncular ve teknik direktörler geldi. Eksiklik olarak bahsedebileceğimiz şey belki de ilk dörde girecek takımların her zaman belli olması diyebilirim. Ama geçen sezona bakıldığında hem biz hem Fenerbahçe çok kötü bir sezon geçirdi ve Sivasspor çok büyük bir sürpriz yaptı. Demek ki bu durum değişebiliyormuş. Türkiye Ligi de her geçen yıl kalitesini artırıyor.

    - Kendisini Türkiye’de şaşırtan bir durum var mı?
    İskandinav ülkelerinden en büyük fark burada futbola olan tutkunun çok fazla olması. Almanya’da ve Hollanda’da kamplarımızı yaptık ve burada da futbola inanılmaz bir tutku var. O yüzden beni en fazla şaşırtan durum bu oldu.

    - Kendisi Türkiye’ye geldiğinde duran topları çok iyi kullandığı söyleniyordu. Fakat kendisini geçen yıllarda hiç duran topların arkasında göremedik. Acaba takımda kendisinden daha iyi topa vuran oyuncuların olduğu için mi yoksa kendisinin farklı tercihlerinden dolayı mı bu topları kullanmadı?
    Tabii ki bu tür kararlar maçlardan önce verilen kararlardır. Hocamız bu tür kararları bize veriyor. O yüzden bu düşünceyi benim yorumlamam yersiz olur ama eğer o şansı alırsam mutlaka gol atacağımdan eminim.

    - Mehmet Topal’a da bu sezon birçok transfer teklifi geldi ve o takımda kalmayı tercih etti. Kendisi de İngiltere Premier Ligi’nde forma giymek istediğini her zaman dile getiriyor. Mehmet Topal ve diğer genç takım arkadaşları hakkında neler düşünüyor?
    Mehmet Topal gerçekten çok kaliteli bir oyuncu. Galatasaray’da kalmakla kendisinin çok iyi bir karar verdiğini düşünüyorum. Çünkü kendisinin biraz daha zamana ihtiyacı olabilir. İngiltere’de veya Avrupa’nın herhangi bir yerinde oynayabilecek kaliteye sahip bir insan. Genç oyuncularla da aramız gerçekten çok iyi. Hepsi çok iyi yeteneklere sahip. Hepsinin mücadelesini görmek ve hangilerinin A takıma yükseleceğini gözlemlemek beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Genç futbolcuların gösterdikleri performanstan ben şahsen çok mutluyum.

    - Kendisi İsveç’te antrenmanlarını sürdürdü. Orada kendisini 3. Lig’den bir takımın antrenörü çok beğenmiş ve takımında oynamasını istemiş. Bu magazinel haberi nasıl değerlendiriyor?

    Tabii çok komik bir hikayeydi. Sakatlığım sırasında İsveç’te evimin yakınındaki bir antrenman sahasında antrenmanlarımı gerçekleştiriyordum. Orada bir gün antrenman yaparken yanıma geldiler. Sonra bana ‘Hocamız seni çok beğendi. Maçlarını izledi. Seni takımımıza transfer etme şansımız var mı?’ diye sordular. Ben de başka bir takımla mukavelemin olduğunu ve gelemeyeceğimi söyledim. Ondan sonra benim kim olduğumu hatırladı kendisi. Gerçekten çok komik bir hikayeydi.

    - Taraftara mesajın neler?
    Taraftarımızı ve Ali Sami Yen Stadı’nı çok özledim. O yüzden seneye hep beraber çok güzel zamanlar geçireceğimizi düşünüyorum.

    Kaynak : Sporx.com

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  6. #6
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    Nonda'nın kalma nedeni!

    Galatasaray'ın futbolcusu Shabani Nonda, Avea Kamp Günlüğü programına konuk oldu. Shabani Nonda, Galatasaray Televizyonu’na özel açıklamalar yaptı.

    - Hazırlıkları nasıl geçiyor ve ne zaman hazır hale gelecek?
    Hollanda kampına, bitimine son iki gün kala katıldım. Kondisyoner hocalarımla beraber 3-4 gün çalışıp, takımla birlikte çalışmalara başlayacağımı düşünüyorum.

    - Kamp yaptıkları ortamı nasıl buldu?
    Öncelikle Galatasaray’da kalma kararımın doğru olduğunu düşünüyorum ve bu kararı verdiğim için çok mutluyum. Buradaki antrenman sahaları, hava çok güzel tabi ki ama bunlar ayrı şeyler. Özellikle takım içindeki arkadaşlık, yeni hocalarımızın takım içine kattığı hava beni çok motive ediyor. O yüzden Galatasaray’da kalmakla çok doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum.

    - Peki, o güçlü ve kuvvetli görmeye alıştığımız Nonda’yı sahalarda ne zaman göreceğiz?
    En kısa zamanda göreceğinizi düşünüyorum. Fransa’daki birkaç hazırlığımdan dolayı kampa geç katıldım. Bir futbolcunun eski formuna tekrar ulaşması kolay olmuyor. Biraz zamana ihtiyacım var. Ama geçen yıllarda gördüğünüz güçlü Nonda’yı en kısa zamanda sahalarda göreceksiniz.

    - Frank Rijkaard hakkında neler düşünüyorsun?
    Hollanda kampına katılmadan önce eski takım arkadaşım Ludovic Giuly ile görüştüm. Giuly biliyorsunuz Rijkaard’ın Barcelona’dan eski öğrencisiydi. Rijkaard hakkında kendisi çok önemli ve pozitif şeyler söyledi. Futbolcularla kurduğu dialoglar hakkında çok olumlu şeyler söyledi. Burada kalmamın en önemli nedenlerinden biri de Frank Rijkaard’dır.

    - Bu sene Frank Rijkaard ile gelen yeni bir sistem var. 4-3-3 sistemi ile Milan Baros ve kendisine büyük bir iş düşecek. Bu konu hakkında neler söyleyecek kendisi?
    Bu sistem benim için büyük bir avantaj olacaktır diye düşünüyorum. Çünkü 4-3-3 sistemiyle oynadığınız zaman gole gidecek daha fazla oyuncunuz olabiliyor. Zaten Baros ile yaptığımız konuşmalarda ikimizin bir arada oynamasının daha verimli olduğunu söylüyorduk. Bu sezon da ikimiz beraber oynarsak mutlaka daha iyi olacaktır. Hem benim açımdan hem de Baros açısından daha iyi olacağını düşünüyorum.

    - Kendisi hangi sistemde oynamayı daha çok seviyor? Tek forvetin olduğu sistem mi yoksa çift forvetin olduğu sistem mi?
    Benim tercihim kesinlikle iki forvetten yana. Çünkü ilk geldiğim yıla baktığınızda Hakan Şükür ve Ümit Karan ile birlikte oynadım. Geçen sene de Milan Baros ile oynama şansı buldum. Onlarla birlikte oynadığımda daha fazla gol pozisyonuna girdim. Sadece ben değil, herhangi bir forvete de bu soru sorulduğunda eminim yalnız oynamayı tercih etmez. Bir forvet eminim ki ikinci bir forveti de mutlaka isteyecektir.

    - Peki, Abdul Kader Keita’yı tanıyor mu? Bu oyuncunun Galatasaray’a katkısı ne olur?
    Kendisini birebir olarak tanımıyorum. Çünkü ben Roma’ya transfer olduğumda kendisi Fransa’ya daha yeni gelmişti. Ama onun haricinde kendisinin birkaç maçını takip ettim. O şekilde tanıyorum kendisini. Çok kaliteli, süratli özellikle birebir de adam eksiltme özelliğine sahip bir oyuncu. Bu kalitede bir oyuncunun takımımıza çok katkı sağlayacağını düşünüyorum.

    - Bu seneki transferleri nasıl yorumluyor?
    Öncelikle geçen sezona baktığımızda zaten çok kaliteli bir kadromuz vardı. Ama sakatlıklardan dolayı çok şanssızlıklar yaşadık. Bu sene kadromuzu koruduk ve üstüne çok iyi de takviyeler yaptık. Leo Franco gibi Gökhan Zan gibi, Keita gibi transferler Galatasaray gibi büyük bir camianın elinde bulundurması gereken futbolcular bence. Geçen seneki kadroyu koruyup yeni transferlerin de katılımıyla takımımızın çok iyi olacağını düşünüyorum.

    - Geçen yılki başarısızlığın nedenleri nelerdi?
    Elimde bir sihirli değnek olsaydı geçen yılki başarıslığımızı hemen değiştirmek isterdim. Çünkü gerçekten geçen yıl beklentilere pek fazla cevap veremedik. Geçen yıl başarısız olmamızın en büyük nedenlerinden biri de sakatlıkların olmasıydı. Kilit pozisyondaki arkadaşlarımızın sakatlıkları takımı etkiledi. Bu da en büyük sebeptir.

    - Kadroya giremediği dönemlerde kendisi takımdan ayrılmayı hiç düşündü mü?
    Her futbolcu gibi ben de yedek kaldığımda üzülüyorum. Onun dışında ilk geldiğim sezona baktığınızda çoğu maçta görev aldım. Ama ondan sonra nedenini bilemediğim bir şekilde oynamamaya başladım. Mutlaka bu tip düşünceler sonlara doğru kafamdan geçiyordu. Ayrılmayı düşünüyordum ama bu sene daha iyi olacağını düşünüyorum.

    - Burada kalmasının nedeni Frank Rijkaard mı yoksa başka nedenler mi?
    Öncelikle ben ve ailem İstanbul’da olmaktan dolayı çok mutluyuz. Burada kalmamın nedenlerinden biri buydu. İkincisi ise Frank Rijkaard’ın geldiğini duyduğumda, onu tanıyan kişilerle yaptığım konuşmalar çok etkili oldu. Tabi burada kalmamın en büyük sebebi ailemin ve benim mutlu olması.

    - Bu sezon nasıl bir UEFA Avrupa Ligi mücadelesi bekliyor kendisi?
    Geçen seneye baktığımızda Avrupa bazında pek iyi işler yapamadık ama bu sene kendimizi kanıtlamamız lazım. Sonuçta bu başarısızlığın sebebi futbolculardı. Bu sene önümüzde üç eleme turunu geçip gruplara kalmak ve iyi işler yapmak istiyoruz.

    - Bu sene nasıl bir lig bekliyor? En çok hangi takımın Galatasaray’ı zorlayacağını düşünüyor?
    Rakiplerimiz de transferler yapmaya ve yeni sezona hazırlanmaya başladılar. Mutlaka bu sene bizi zorlayan takımlar çıkacaktır ama bu da ligin güzelliği. Onun dışında, takımdaki atmosfere ve arkadaşlığa bakıldığında takıma olan güvenim daha da artıyor. Zaten bizim takımımız bire bir olarak değerlendirildiğinde diğer takımlara nazaran daha kaliteli olduğu açıkça belli oluyor. Ayrıca bizi bu sene motive eden bir başka etken de geçen yılki talihsizlik. Bu sene bütün futbolcular geçen yılki başarısızlığı unutturmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bu seneyi rakiplerimizden daha iyi bitireceğimizden eminim.

    - Türkiye Ligi’nin daha iyi yere gelebilmesi için nelerin olması lazım? Herhangi bir eksiklik görüyor mu?
    Bence ligin kalitesin belirleyen, aşağıdaki takımların yukarıdaki takımları zorlamasıdır. Geçtiğimiz sezon da bu durum fazlasıyla oldu. Bizim açımızdan küçük takımlara kaybettiğimiz puanlar oldu. Fenerbahçe’ye baktığınızda onlar da aynı şeyi yaşadılar. Şu anda Anadolu takımlarının iyi transferler yaptıklarını da duyuyoruz. Benim ilk geldiğim sezon geçen sezondan daha iyiydi. Bu sezonun da geçen sezondan daha iyi olacağını düşünüyorum.

    - Kendisi Monaco, Roma, Blackburn Rovers gibi birçok takımda oynadı. Bir futbolcu için sadece bir takımda uzun yıllar oynamak mı yoksa birçok Avrupa takımında oynamak mı daha iyi?
    Bana göre tabi ki bir takımda uzun süreli kalmak daha iyi. Ben de bu takımlarda uzun süre kalmış biriyim. Sadece küçük bir İtalya macerası yaşadım. Bir takımda uzun süre kalmanın avantajları; ligi daha iyi tanıyorsunuz, rakibinizi ve futbolcuları tanıyorsunuz, ülkeyi tanıyorsunuz. Bu da kalitenizi daha iyi göstermenizi sağlıyor. O yüzden bir futbolcunun uzun süre aynı takımda kalmasının daha avantajlı olduğunu düşünüyorum.

    - Daha önceki röportajlarında takımın bir lidere ihtiyacı olduğundan bahsetmişti. Şu anda takımda böyle bir lider var mı? Örneğin Arda Turan takımda lider olabilir mi?
    Galatasaray’ın lider olarak başka bir futbolcu satın almasına gerek yok. Çünkü sizin de dediğiniz gibi Arda gibi bir futbolcumuz var. Genç yaşına rağmen inanılmaz bir yeteneği var kendisinin. Böyle kaliteli bir futbolcunun olması Galatasaray için de çok önemli bir şey. O yüzden başka bir lider oyuncuya gerek yok. Arda Turan çok iyi bir lider. Hatta 2-3 sene sonra kendisinin çok daha iyi işler başaracağını düşünüyorum.

    - Galatasaray formasıyla çok gol attı kendisi. Kuşkusuz daha da atacaktır ama taraftarlar kendisini Fenerbahçe’ye attığı golle hatırlıyor. Bunu nasıl değerlendiriyor? Sadece Türkiye’ye özgü bir şey mi bu durum?
    Bence bu durum sadece Türkiye’ye özel bir durum çünkü daha önce de oynadığım kulüplerde birçok önemli maçta gol attım fakat böyle bir şey olmadı. Ama burada Fenerbahçe ve Galatasaray arasında inanılmaz bir mücadele var. O yüzden burada atılan golün önemi daha fazla oluyor.

    - Nonda da adına besteler yapılan ender futbolculardan biri. Galatasaray seyircisi onu çok seviyor. Galatasaray taraftarına kendisi neler söyleyecek?
    Taraftarımız, geçen senelerde olduğu gibi bu sene de bizi yalnız bırakmayacakdır. Bundan adım gibi eminim. Onun dışında benim onlara vereceğim mesaj; bu sene çok iyi bir sezon olacak ve şampiyon olacağımızı düşünüyorum.


    13.07.2009
    Kaynak : Sporx.com

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  7. #7
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    Keita: "Galatasaray'a Çok Çalışmaya Geldim"


    Galatasaray’ın yeni transferi Abdul Kader Keita ilk röportajını Galatasaray Televizyonu’na verdi. Yıldız oyuncu “Buraya gün doldurmaya değil, çok çalışmaya ve Galatasaray’a mümkün olduğunca katkı sağlamaya geldim” dedi.

    - Galatasaray ile ilgili ilk izlenimleri nelerdir? Kendisini de yoğun bir medya ekibi takip etti. İlk anda neler hissetti?
    İstanbul’a ilk kez gelmek benim için çok büyük bir keyif kaynağı oldu. Onun dışında Galatasaray, benim televizyondan özellikle UEFA Kupası maçlarından hep takip ettiğim bir kulüptü. Ben hep Galatasaray’ın arkadasında çok güçlü bir izleyici desteği olduğunu da biliyordum. Galatasaray hep arkasına çok büyük bir taraftar desteği alarak yoluna devam etmiş bir kulüp. Benim için Galatasaray’da oynayacak olmak bu yüzden çok mutluluk verici birşey.

    - Kendisi 18 milyon Euro’ya Lille’den Fransa’nın en iyi kulübü olan Olimpic Lyon’a transfer olmuştu. Yani Fransa’nın en iyi takımından, Türkiye’nin en iyi takımına transfer oldu. Transferi nasıl gelişti?
    Benim transferim önemli olabilir fakat alçakgönüllü olmak lazım. Biz bu yıl çok daha büyük transferleri de duyduk. Bence bu çok olağan karşılanması gereken bir transferdir. Benim O. Lyon’da geçirdiğim dönem, profesyonel olarak geçirmem gereken bir dönemdi ve ondan sonra bir atılım yapmam, yeni bir şeye daha başlamam gerekiyordu. Öyle zannediyorum ki O. Lyon’da ben iyi çalışmışım, oradaki yapabileceklerimi tamamlamışım ki bana böyle bir yeni teklif geldi. Şimdi bu da benim için yeni bir dönemin başlangıcı olacak. Ben burda da takımıma elimden geleni katmaya çalışacağım.

    - Kendisinin O. Lyon’dan çok Lille’deki performansı çok göz kamaştırıcıydı. Lille’de kontratak futbol oynayan bir takımın en önemli parçalarından biriydi. Şimdi ise hücum futbolu oynayacak bir takıma geldi. Kendisini hangi oyun sistemine daha yatkın görüyor? Kontratak futboluna mı yoksa hücum futboluna mı?
    Bu sistem gerçekten benim çok hoşuma gidiyor. Bu sistemde gerek iki kanatta gerekse forvet arkasında hızlı adamlara ihtiyaç vardır. Ayrıca forvetin her zaman bizim sağlayacağımız desteğe ihtiyacı vardır. Bir yandan da kanatlardaki adamların çok hızlı olması gereklidir. Ben de Lille takımında bunu öğrenmiştim ve bunu da iyi uyguladığımı düşünüyorum. Öyle zannediyorum ki burada orta sahanın ortasında oynayacak olan arkadaşlarımızla birbirimizi anlayabilirsek ben Galatasaray’a son derece faydalı olabilirim. Benim hoşuma giden ve benim faydalı olduğum, yeteneklerimi kullanabildiğim bu sistemde öyle zannediyorum ki Galatasaray’ın her zaman ihtiyaç duyacağı oyunculardan biri olacağım.

    - Kendisi hücüm kanadında sağ ve sol açık oynamasının yanı sıra aynı zamanda bir forvet oyuncusu. Kendisini forvet arkasına daha yatkın görüyor öyle değil mi?

    Benim gerçek yerim kanatlardır.Bir yerde savunmaya yardımcı olurken diğer yandan da hücum ederim ancak Lille’de öğrendiğim birşey oldu bizim santroforlarımız sakatlandığı zaman beni santrafor olarakta kullandılar ve böylelikle o mevkide de oynamayı öğrendim fakat benim gerçek yerim, sahanın iki kenarı iki çizgisi ...


    - Oyun sitilinden bahsetmişken şunu da ekleyelim. Uzaktan şutları çok etkili çarpaz durumlarda bile etkili şutlar çekebiliyor. Bunun için özel bir çalışma yapıyor mu antrenmanlardan sonra?

    Biz bunu hep antrenmanlarda çalıştık. Lille’de bunu hep yaptık. Forvetlerin her zaman bir desteğe ihtiyacı vardır ve biz de antrenmanlarda yeri geldiği zaman onları bu tür şutlarla rahatlatmaya, onlara alan açmaya çalışırız. Doğrudan kaleye kaleciye oynamanız da mümkündür. Juninho gibi çok usta bir isimle çalışma şansımız oldu ve ben ondan çok şey öğrendim. Zannediyorum ki bu benim doğuştan sahip olduğum bir yetenek değil zaten böyle bir yetenek olmaz. Bunu antrenmanlarda çalışarak kazanırsınız. Ben her antrenmanda yeni birşeyler öğrenmeye gayret ediyorum. Zamanı geldiği zaman küçük bir çocuktan bile öğrenebileceğiniz çok şey vardır. Biraz daha yeni birşeyler yapmaya gayret ettim ve sonunda böyle bir özelliğim ortaya çıktı. Ama bunun özel bir yetenek olmadığının, çok çalışarak öğrenmeye gayret ederek kazanıldığının bilinmesi lazım.

    - Lyon’da ‘Juninho’dan çok şey öğrendim’ dedi. Lille’de de Nijeryalı forvet Odemvinge ile çok uyumluydular ve çok iyi bir ikili oluşturmuşlardı. Lyon’dan takım arkadaşı Milan Baros şimdi Galatasaray’da tekrar buluştular. Galatasaray’da da birbirinden yetenekli oyuncular var. Harry Kewell ve Milan Baros gibi oyuncularla aynı takımda forma şansı bulacak hatta rekabet edecek. Yıldız oyuncularla aynı takımda olmak nasıl bir duygu. Rekabet söz konusu olacak neler söylecek?

    Lyon da birlikte oynadığım arkadaşımı Galatasaray’da tekrar bulmak gerçekten çok büyük bir mutluluk. Bu her zaman işleri kolaylaştıran birşeydir. Yeni bir kulübe gittiğiniz zaman kimseyi tanımazsınız. Fakat tanıdıklarınız olursa hemen ufak tefek birşeyler paylaşmaya başlarsınız. Daha sonra diğer arkadaşların yaptıkları sohbetleri dinlersiniz. Yaptıklarını gözlemlersiniz. Çünkü girdiğiniz hiçbir takımda kendi tarzınızı hemen ilk dakikadan itibaren dayatma şansınız yoktur. Ufak ufak insanların ne yaptıklarını görerek içine girdiğiniz yeni bir oluşumdur. Daha sonra içine hep beraber girip ıslanacağınız o büyük havuzda işler yolunda gitsin diye elinizden geleni yaparsınız. Dolayısıyla benim için Milan Baros’u Galatasaray’da görmek yeniden bulmak çok mutluluk verici. Öyle zannediyorumki takımdaki diğer tüm yıldızların varlığı da eğer işler yolunda giderse Galatasaray’ın çok işine yarayacak ve Galatasaray’ın tüm zorlukların üstesinden gelmesi içnde çok faydalı olacak.

    - Frank Rijkaard hakkında ne düşünüyor kendisi?

    Her şeyden önce çok iyi bir antrenör. Onu Barcelona’da gördük. Oyuncularıyla iletişimi çok iyi olan bir hoca. Bunun da örneklerini defalarca izledik. Ben gelmeden önce kendisiyle uzun uzun konuştum.Çok şey paylaştık. Bana anlattıkları çok hoşuma gitti ve bana anlattıkları bana güvendiğini gösterdi. Ve sistemi için de bana da ihtiyacı olacağından bahsetti. Ancak bilinmesi gerekir ki, onun bana olacak olan ihtiyacından çok benim ona ihtiyacım var. Herşeyden önce bu bilinmeli. Benim Frank Rijkaard’a kendisinin bana olduğundan çok daha fazla ihtiyacım var.Ve ben iyi bir şekilde onun söylediklerini yerine getirebilirsem öyle zannediyorum ki bu aynı zamanda benim yeniden çıkışa geçmem hatta bir patlama yapmam için önemli bir fırsat olacak. Kendisi benim oyuncuyken de çok takdir ettiğim oyunculardan biriydi .Şimdi kendisiyle çalışacak olmam bana çok büyük bir mutluluk veriyor. Kendisi hakkında söylenebilecek hiçbir şey yok aslında. Herkesin tanıdığı ve takdir ettiği büyük bir antrenör.

    - Transferi dolayısıyla Almanya ve Hollanda’daki kamplara katılamadı. Bu eksiğini nasıl gidermeyi düşünüyor?

    Ben bu yıl sadece bir hafta tatil yapabildim. Ondan önce hep Milli Takım’la birlikteydik. Üç çok önemli maçımız oldu. Biri Gine’ye diğeri Kamerun’a ve biri de Bukina Faso’ya karşı. Bu üç hafta boyunca son derece güçlü bir takım antrenmanı yaptık. Milli Takımlar’da herkes nasıl çalışıyorsa o şekilde çalıştık. Özellikle ciddi bir fizik çalışma içindeydik dolayısıyla her ne kadar şu anda yüzde yüz hazır olmasamda çok geride olduğumu düşünmüyorum. Bunu en kısa zamanda tamamlayıp takıma katılmaya gayret edeceğim.


    - Lakabı “Popito” nereden geldi. Taraftarın kendisine bu şekilde seslenmesini ister mi?

    Bana Popito diyebilirler bu benim için hiç sorun olmaz. Bu benim çok sevdiğim bir isim. Çünkü annem bile bana Popito der. Popi diyenlerde var aile içinde.Fakat arkadaşlarım bana hep Popito derler. Annem bana bacak kadar olduğum zamandan beri hep Popito dedi. Dolayısıyla bu benim alışkın olduğum ve çok sevdiğim bir isim. Bana Popito denmesini seviyorum.

    - Popito ne demek?

    Küçükken arkadaşlarla top oynarken yere düşüp kalkarken, hep bana Popito derlerdi. Aslında Popito bizim orada Afrika’da bir dondurma markası. Özel bir anlamı yok. Herkes bana öyle derdi.

    - Kendisi de futbolcu bir aileden geliyor. Büyük abisi Hamza Keita Fildişi Sahilleri Milli Takımı’nda oynamış bir oyuncu. Futbolcu ailesinden gelmek daha mı zordur? Tenkitler daha mı ağır olur, yaşama daha bir dikkat edilmelidir? Nasıl bir duygudur?

    Aslında futbolcu ailesi diye bir şey olmaz bence. Bir ailenin bir sürü çocuğu olur, bazıları top oynar, bazıları top oynamaz. Bu bir yerde bir yetenek.Ya da doğuştan gelen Allah vergisi bir şey. Ancak bizim ailede evet top oynayanların sayısının çok olduğu söylenebilir. Babamın örneğin ne benim ne kardeşimin üzerinde “Gelin benim kulübümde top oynayın” diye öyle büyük bir baskısı olmamıştır. Babamın o zamanlar başkanı olduğu bir kulüp vardı. Daha önceden de futbol oynamıştı. Babam bizi istediklerimizi yapalım diye serbest bıraktı. Biz de kendimiz seçtik. Beni asıl futbolda büyüten, parlatan ve ortaya çıkaran şimdi menajerliğimi yapan amcam oldu. O beni aldı İsveç’e götürdü. Biraz orada oynadım. Afrika’ya geri döndüğümde dahil olduğum kulüp Afrika Kulüpler Kupası’nı kazandı. Bu sayede benim biraz daha açılma şansım oldu. Arap ülkelerinde Katar’da oynadım. Oradan da Fransa’ya... Ailemin desteğini ben her zaman amcam sayesinde aldım.Bugün benden daha küçük kardeşlerim arasında futbol oynayanlar var. Evet bugün çok futbolcu yetiştirmiş bir aileden gelmenin sağladığı bazı avantajları yaşıyorum.

    - Keita’nın Galatasaray’daki en büyük hedefleri nedir?


    Ben kadere inanırım. Bütün iyiliklerin Allah tarafından geldiğini düşünürüm. Mesela bir golü attıysam, ‘Allah bana o golü attırdı’ derim. Şimdi bana kaderim ne gösterecek göreceğiz. Ancak benim şahsen istediğim, her şeyden önce iyi çalışmak... Dolayısıyla Galatasaray’a verebileceğim her şeyi verebilmek. Diğer yandan da eğer olabilirse, bu çalışmamla benim futbol hayatımda hep etkili olmuş olan cesaretimle takım içerisinde belli bir yere gelebilmek. Daha sonra takımın büyük hedeflerine, her zaman daha iyisini yapma çabasına katkıda bulunmak. Benim Galatasaray’a gelirken özellikle önemsediğim bir nokta var. Bunun da herkes tarafından bilinmesini isterim. Ben Galatasaray’a belli bir kontrat devresini tamamlamak için gün doldurmaya gelmedim. Ben Galatasaray’da çok çalışmaya geldim, Galatasaray’a mümkün olduğunca katkı sağlamaya geldim. Ve bir futbolcu olarak eğer bunları yapabilirsem, öyle zannediyorum ki Galatasaray’ın o büyük hedeflerine yaklaşması için benim de katkım olabilecek.

    Kaynak:Resmi Sitemiz...

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  8. #8
    Altın Aslan
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Bursa
    Yaş
    31
    Mesajlar
    9.877

    Ynt: Röportajlar

    Adnan Polat Galatasaray TV'ye Konuştu

    Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Maccabi Netanya maçı dönüşü uçakta Galatasaray Televizyonu’na özel açıklamalarda bulundu. Galatasaray’ın son durumunu değerlendiren Başkan Adnan Polat, gündemdeki konulara ilişkin soruları içtenlikle cevapladı.


    - Galatasaray Avrupa yolculuğunda güzel bir deplasman galibiyeti elde etti. 4-1 gibi bir skorla İstanbul'a dönüyoruz. Avrupa Ligi'nde Play-Off öncesi turun kapısını ardına kadar açtı diyebiliriz. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

    4-1'lik skor tabi ki iyi bir skor ama oynadığımız takım Galatasaray ile eşdeğerde bir takım değil. Bu değerlendirmelerin haricinde, Kazakistan'daki Tobol maçı için de, “Bizim buralarda ne işimiz var” demiştim. Galatasaray neden bu Play-Off'ları oynuyor. Halbuki bizim direkt olarak Şampiyonlar Ligi'nde oynamamız lazım. Geçen seneki talihsiz dönemden sonra inşallah, Galatasaray olması gereken mecralarda yarışmaya devam eder.

    - Maçtan önce size skor sorduk. 3 yada 4 olur dediniz.

    Oldu evet. 4 atar gideriz diye düşünüyordum. Yalnız futbol oynamaya elverişli hava şartı yoktu. Sıcağın yanında rutubet vardı. Futbolcular çok yoruldular. Zaten bundan sonra Galatasaray takımı çok yoğun bir programa giriyor. Allah hepsinin yardımcısı olsun.

    - Futbolu nasıl buldunuz ?

    Galatasaray’ı ikinci yarı daha iyi buldum. Şu anda takımdan üst düzey futbol beklemek haksızlık olur. Bence Galatasaray takımında arzu edilen futbolu ve mücadeleyi görmek için 3-5 hafta geçmesi lazım.

    - Leo Franco ve Keita'da ilk kez forma giydiler. Onların performansını nasıl değerlendireceksiniz?

    Leo Franco güven veren bir kaleci. Galiba aradığımız kaleciyi bulduk diye düşünüyorum. Keita sahada çok az kaldı. Topla da çok fazla buluşamadı ama buluştuğu vakit kalitesini ortaya koydu. Bence Galatasaray'ın ilerideki dörtlüsü müthiş bir 4'lü olacak diye düşünüyorum.

    - Güvenlik açısından baktığımızda İsrail, girişi çıkışlı zorlu bir ülke. Galatasaray bu anlamda bir takım zorluklar yaşadı mı?

    Biz bu işin planlamasını çok iyi yapmıştık. Mehmet Kemal Bey ve arkadaşlarına, Galatasaray adına, kendim adına teşekkür ediyorum. Çok iyi bir hazırlık yapmışlar. Bizi Tel Aviv'e indiğimizden tekrar uçağa binene kadar 1 dakika yanlız bırakmadılar, yardımcı oldular. Biz o sıkıntıyı hissetmedik. Tel Aviv Havaalanı dünyanın heralde en fazla emniyet tedbirlerinin olduğu havaalanıdır.

    - Galatasaray, Manchester City'nin Brezilyalı oyuncusu Elano'yu renklerine kattı. Görüşlerinizi almak istiyoruz.

    İhtiyacımız olan önemli bir futbolcu aldık. Çok da uğraş verdik. Tabi bu son 1 ayki transferlerde Haldun Üstünel'e büyük bir teşekkür borcumuz var. Ama tabi sadece Haldun Üstünel'e teşekkür etmemek lazım. Ali Haşhaş'a da teşekkür etmek lazım. O paraları bulup da o ödemeleri zamanında yerine getirmek çok büyük beceri istiyor. Sağ olsun Ali de bu konuda büyük bir gayret gösteriyor. Diğer arkadaşlarımız da öyle. 1 aydır Haldun beni uykusuz bırakıyor. Telefonları hiç bırakamıyoruz ama şu ana kadar yaptıklarımız bir ekip çalışmasının neticesi.

    Her arkadaş üstüne düşen vazifeyi sonuna kadar yerine getiriyor. Yiğit Şardan arkadaşımız basketbolla uğraşıyor. Orada da ciddi atılımlar var. Galatasaray'ın sponsorluk ve iletişim işleriyle uğraşıyor. Işın Çelebi, Galatasaray'ın gayrimenkulleriyle uğraşıyor. Mümtaz Tahincioğlu, aynı zamanda bizi koordine ediyor. Herkes birşeyin peşinde koşuyor. Ben dahil 16 kişi, Yönetim Kurulu ve profesyonellerimizin üst düzeyde gayret gösterdiklerini düşünüyorum. Şu dönem çok problemlerin olduğu bir dönem. Onların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Kolay olmuyor tabi ki mevcut imkanlar içinde bu transferleri yapmak çok kolay değil. Şartlarımız iyi olsa, düşünün daha neler yapacağız.

    - Frank Rijkaard'la başlayan Leo Franco, Keita ve Elano ile devam eden transfer politikası. Düşündüğümüzde hakikaten Galatasaray çıtayı çok yukarılara taşıdı diyebiliriz.

    Mustafa Sarp'la Gökhan Zan'ı bir kenara koymayın. Onlar da Türk futbolunun önemli futbolcuları. Ben iyi bir takım olacağını düşünüyorum. Yedek kulübesinde de ciddi futbolcuların olduğu bir takım olacağını düşünüyorum. Frank Rijkaard, Johan Neeskens ve diğer arkadaşlar Galatasaray'dan iyi bir takım ortaya çıkaracaklarını düşünüyorum. Bu sene şans da bizden yana olursa taraftarı ve camiayı mutlu edeceğimize inanıyorum.

    - Sizin bir sözünüz var; “Hayat biter, transfer bitmez.” Elano'yla transfer bitti mi ?

    Bundan önceki Divan Toplantısı’nda transfer yapmak istemiyoruz demiştik. Transfer bana göre bitti ama kesin olarak bitti diye birşey olmuyor. Her an bir şey olabiliyor ama o laf geçerli her zaman transfer olacaktır.

    - Son olarak Türk Telekom Arena Stadı hakkında neler diyeceksiniz ?

    Önce Ali Sami Yen Stadı ile ilgili birşey söyleyeyim. Muhtemelen Ali Sami Yen Stadı’ndaki son senemiz. Çok ciddi de transferlere imza attık. Taraftarımızın iyi futbol seyretmeleri için geri kalan kombineleri bir an evvel alıp bitirmeleri lazım. Geçen seneki miktara ulaştık ama numaralı tribünümüzde hala önemli sayılacak miktarda kombine var. Onların tüketilmesini istiyoruz. Yeni açık tribünün altına 26 tane yeni loca yapılıyor. Bir kısmı şimdiden satıldı. Onların da bir an evvel satılması lazım. Taraftarın bize yapacağı destek maça gelip tezahurat takımı desteklemenin dışında kombineleri alıp ekonomik oalrak bize katkıda bulunması lazım. GS Store'dan ürünleri alması lazım. Forma satışında öne geçmemiz lazım. Taraftarın bu anlamda destek vermesini çok istiyorum, çünkü ihtiyacımız var.

    - GS Mobile'dan da bahsedelim o anlamda da destekleri olabilir.

    25 milyon taraftardan bahsediyoruz ama GS Mobile'da 20 bini zar zor geçtik. Galatasaray burada 100 bini geçtikten sonra para kazanmaya başlayacak. Hiç kimseye ekstra bir yük getirmiyor. Numarasını da değiştirmiyorlar. Onun için taraftarımızın bize omuz vermesi lazım. Camia ve taraftarın muhakkak desteğine ihtiyacımız var. Ancak o zaman bir yerlere gelebiliriz. O desteği gördüğümüz vakit bizim yapacağımız çok şeyler var aslında.

    - Son zamanlarda 3 tane istifa yaşandı. Görüşlerinizi alalım.

    Benim için o sürpriz oldu. Esasında bu arkadaşlarımız konuyu benimle görüşüp çözebilirdi. Seçimlere 8 ay kala böyle bir şey yapmalarını doğru bulmuyorum. Eksiğimiz olabilir. Yanlışımız olabilir. Bize kızmış olabilirler ama böyle bir istifa Galatasaray camiasını yaralamıştır. Yapmamaları gerekirdi ama yapmışlar. Bu yaptıklarından onlara kırgın değilim. Biraz kızgınım ama kırgın değilim. Yedeklerini göreve davet ettik. Onlar da kabul ettiler. Sitede açıklandı. Yeni arkadaşlara görevleri hayırlı olsun. Öbür arkadaşlarımızdan da inşallah Galatasaray ileride yararlanır.

    Galatasaray.org
    [img width=80 height=20]http://i830.photobucket.com/albums/zz222/ismails/Arenapng.png[/img]

  9. #9
    Altın Aslan Taner Okutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    izmir - karşıyaka
    Mesajlar
    18.490
    Blog Entries
    33

    Ynt: Röportajlar

    Galatasaray Kulübü Başkanı Adnan Polat, takımlarının beklenen performansı ortaya koyabilmesi için biraz zamana ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Polat, GSTV'ye yaptığı açıklamada, şu anda takımlarından üst düzey futbol beklemenin haksızlık olacağını ifade ederek, ''Bence Galatasaray takımında arzu edilen futbolu ve mücadeleyi görmek için 3-5 hafta geçmesi lazım'' dedi.

    Yaptıkları transferlerle iyi bir takım oluşturduklarını anlatan Polat, ''Ben iyi bir takım olacağını düşünüyorum. Yedek kulübesinde de ciddi futbolcuların olduğu bir takım olacağını düşünüyorum. Frank Rijkaard, Johan Neeskens ve diğer arkadaşların Galatasaray'dan iyi bir takım ortaya çıkaracağını düşünüyorum. Bu sene şans da bizden yana olursa taraftarı ve camiayı mutlu edeceğimize inanıyorum'' diye konuştu.

    -''İLERİDEKİ 4'LÜ MÜTHİŞ OLACAK''-

    Bu sezon yaptıkları transferlerle ilgili değerlendirmede de bulunan Polat, ''Leo Franco güven veren bir kaleci. Galiba aradığımız kaleciyi bulduk diye düşünüyorum. Galatasaray'ın ilerideki dörtlüsü müthiş bir 4'lü olacak diye düşünüyorum'' dedi.



    -''HALDUN BENİ UYKUSUZ BIRAKIYOR''-

    Adnan Polat, son olarak kadrolarına dahil ettikleri Brezilyalı futbolcu Elano Blumer'in ihtiyaçları olan bir futbolcu olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

    ''Son 1 ayda yapılan transferlerde Haldun Üstünel'e büyük bir teşekkür borcumuz var. Ama tabi sadece Haldun Üstünel'e teşekkür etmemek lazım. Ali Haşhaş'a da teşekkür etmek lazım. O paraları bulup da o ödemeleri zamanında yerine getirmek çok büyük beceri istiyor. Sağ olsun Ali de bu konuda büyük bir gayret gösteriyor. Diğer arkadaşlarımız da öyle. 1 aydır Haldun beni uykusuz bırakıyor, telefonları hiç bırakamıyoruz. Ama şu ana kadar yaptıklarımız bir ekip çalışmasının neticesi.''

    Yönetim kurulu üyelerinin kendilerine düşen görevleri yerine getirdiğini belirten Polat, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Yiğit Şardan arkadaşımız basketbolla uğraşıyor. Orada da ciddi atılımlar var. Galatasaray'ın sponsorluk ve iletişim işleriyle uğraşıyor. Işın Çelebi, Galatasaray'ın gayrimenkulleriyle uğraşıyor. Mümtaz Tahincioğlu, aynı zamanda bizi koordine ediyor. Herkes bir şeyin peşinde koşuyor. Ben dahil 16 kişi, yönetim kurulu ve profesyonellerimizin üst düzeyde gayret gösterdiklerini düşünüyorum. Şu dönem çok problemlerin olduğu bir dönem. Onların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Kolay olmuyor tabi ki mevcut imkanlar içinde bu transferleri yapmak çok kolay değil. Şartlarımız iyi olsa, düşünün daha neler yapacağız.''




    -''her ZAMAN TRANSFER OLACAKTIR''-

    Transferle ilgili kendisinin, ''Hayat biter, transfer bitmez'' sözünün hatırlatılması üzerine Polat, ''Bundan önceki Divan Kurulu Toplantısı'nda transfer yapmak istemiyoruz demiştik. Transfer bana göre bitti, ama kesin olarak bitti diye bir şey olmuyor. Her an bir şey olabiliyor, ama o laf geçerli her zaman transfer olacaktır'' değerlendirmesinde bulundu.

    -''TARAFTARIN BİZE EKONOMİK OLARAK KATKIDA BULUNMASI LAZIM''-

    Sarı-kırmızılı taraftara, takımlarına destek olmaları için çağrıda bulunan Polat, şunları kaydetti:

    ''Çok ciddi de transferlere imza attık. Taraftarımızın iyi futbol seyretmeleri için geri kalan kombineleri bir an evvel alıp bitirmeleri lazım. Geçen seneki miktara ulaştık, ama numaralı tribünümüzde hala önemli sayılacak miktarda kombine var. Onların tüketilmesini istiyoruz. Yeni açık tribünün altına 26 tane yeni loca yapılıyor. Bir kısmı şimdiden satıldı. Onların da bir an evvel satılması lazım. Taraftarın bize yapacağı destek maça gelip takımı desteklemenin dışında, kombineleri alıp ekonomik olarak bize katkıda bulunması lazım. GS Store'dan ürünleri alması lazım. Forma satışında öne geçmemiz lazım. Taraftarın bu anlamda destek vermesini çok istiyorum, çünkü ihtiyacımız var.''

    -DENETLEME KURULU'NDAKİ İSTİFALAR-

    Galatasaray Kulübü Denetleme Kurulu'nda yaşanan istifaları ''sürpriz'' olarak nitelendiren Polat, ''Esasında bu arkadaşlarımız konuyu benimle görüşüp, çözebilirdi. Seçimlere 8 ay kala böyle bir şey yapmalarını doğru bulmuyorum. Eksiğimiz olabilir, yanlışımız olabilir, bize kızmış olabilirler, ama böyle bir istifa Galatasaray camiasını yaralamıştır. Yapmamaları gerekirdi, ama yapmışlar. Bu yüzden onlara kırgın değilim. Biraz kızgınım, ama kırgın değilim. Yedeklerini göreve davet ettik. Onlar da kabul ettiler. Yeni arkadaşlara görevleri hayırlı olsun'' diyerek sözlerini tamamladı.

    Kaynak AA
    Hepiniz yüklediğim anlam kadarsınız...
    Beklemek yavaş yavaş ölmektir...

  10. #10
    Altın Aslan Taner Okutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    izmir - karşıyaka
    Mesajlar
    18.490
    Blog Entries
    33

    Ynt: Röportajlar

    Yiğit Şardan, Sabah Raporu'nda Melda Yücel'in sorularını yanıtladı.

    Melda Yücel'in hazırlayıp sunduğu Sabah Raporu programına katılan Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Yiğit Şardan kendisine yöneltilen soruları yanıtladı. İşte mor forma ve Seyrantepe projesiyle ilgili sorular ve yanıtları...

    Melda Yücel: Ne olacak bu Aslantepe’nin hali? Bütün Galatasaraylılar bu stadyumun bir Galatasaraylı tarafından yapılmasını istiyor? Nedir sizce buradaki asıl sorun?

    Yiğit Şardan: Birçok perspektif var bu konuda. Bizim en azından yönetim olarak illa bir Galatasaraylı yapsın diye bir derdimiz yok. Bizden önceki yönetimin böyle bir isteği olmuş olabilir. Çünkü Eren iyi bir arkadaşımız iyi bir Galatasaraylı. Onun yapmasını hepimiz gurur duyarız ama onun yapamadığı noktada bir Galatasaraylı çıksın yapsın diye bir şey yok. Stadın bir an önce yapılması ve bitirilmesi gerekiyor. Bu stadın bitirilmesi konusunda taahhütte bulunan kişi TOKİ ve sayın Başbakan Erdoğan. Dolayısıyla Türkiye’de bundan daha fazla size güvence verecek bir başka merci ben tanımıyorum. Bu merciler bize bu güvenceyi veriyorlarsa belli bir prosedüre uymak zorunda olabilirler. Birinci ihaleye sadece tek katılımcı olduğu için onu iptal edip sonra ikinci ihaleyi açmak zorunda kalmış olabilirler kendi mevzuatları gereği. 21 Ağustos’ta ikinci turdan sonra TOKİ artık bu ihaleyi net bir şekilde inşaat firmasına verip yaptıracak. 12 ayda bitirecek. Ben bu sefer yüzde 100 olacağını düşünüyorum. Çünkü geçmişte bir takım hatalar olduysa bu hatadan hepimiz ders oldular. Aynı hataların bir daha tekrarlanmayacağını düşünüyorum. Gelecek sezona yetişmiş olur. Bir iki aylık bir gecikme olursa telafi edilmeyecek bir durum değil. Çok mecbur kalırsak bir iki ay deplasmanda oynarız. İç sahada değil, dış sahada oynarız. Bunların örnekleri daha önce de Türkiye’de yaşandı. 2010-2011 sezonunda stadımızda oynamaya başlayacağız.


    Melda Yücel: Mor forma nerden çıktı bu fikir? Ne kadar taraftarı store’lara yöneltti. Ne kadar satışları harekete geçirdi. Galatarasay taraftarı benimsedi mi formayı?

    Yiğit Şardan: İlk aldığımız raporlara göre yüzde 64’ü yeni forma olduğunu gösterdi. Yani mor forma beğenildi. Ayrıca mor forma günlerdir konuşuluyor medyada. Kendimizden konuşturabildiğimize göre mor forma doğru bir tercih olmuş. İki tane aldım. Ayrıca da çok beğeniyorum. Yakında stadyumumuzun mosmor çok güzel bir görüntüsü olacağını düşünüyorum. Bu fikri ilk Haldun ortaya atmıştı. O da Real Madrid’in bir mor formasından çok etkilenmiş. Bende çok güzel bir mor tonu yakaladığını düşünüyorum. Yüzde 64’ü yani formaların 3’te 2’si mor forma.

    http://www.haberturk.com/ekonomi/hab...or-olacak.aspx
    Hepiniz yüklediğim anlam kadarsınız...
    Beklemek yavaş yavaş ölmektir...

  11. #11
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    "Gidemedim diye üzülmedim"

    G.Saray'ın tecrübeli defans oyuncusu Servet Çetin, merak edilen soruları cevapladı.
    18/08/09 19:49
    Galatasaray'ın deneyimli savunma oyuncusu Servet Çetin, teknik direktörleri Frank Rijkaard'ın uygulamaya çalıştığı hücuma yönelik sistemin kendilerine uygun olduğunu söyledi.

    Servet, Radyospor'a verdiği röportajda, takım olarak kaliteli bir kadroya sahip olduklarını belirterek, şunları kaydetti:

    ''Teknik direktörümüzün farklı bir sistemi var. Bence bize uygun bir sistem. Hücuma yönelik futbol oynuyoruz. Tabii zaman zaman rakiplere pozisyonlar veriyoruz ama gol bölgelerinde daha çok pozisyon yakalıyoruz. Bu daha önemli. Tabii bu sistemde farklı galibiyetler elde edebiliriz ama gol de yiyebiliriz, bunu da belirtmekte fayda var. Arkadaşlarımızın hücumda gösterdiği performansa katkı sağlamak için biraz daha fazla mücadele etmeliyiz.''

    -''RİJKAARD, ÖLÜ TOP ÇALIŞMASI YAPTIRIYOR''-

    Servet Çetin, takımlarında savunma oyuncularının da hücuma destek verdiğini ifade ederek, şunları söyledi:

    ''Teknik direktörümüz Rijkaard, her antrenman sonunda ölü top çalışması yaptırıyor. Dikkat ederseniz hemen hemen her maçta ölü toptan bir golümüz var. Bu sezon bence takım olarak ölü toplardan çok gol bulacağız. Ben de gole ihtiyacımız olduğu dakikalarda ileriye daha fazla çıkıyorum, takıma daha çok katkı sağlayabilmek için. Geride kalıp, rahat oynayabilirim ama takıma azami katkıyı sağlamak istediğim için ileriye de çıkıyorum. Bu durumdan hiç şikayetçi değilim.''

    -''ÜLKEMİZDE NE YAPARSANIZ YAPIN ELEŞTİRİLİRSİNİZ''-

    Geçen sezon savunmada çok sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Servet, ''Yeri geldi Kewell stoper oynamak zorunda kaldı. Ama bu sezon defansta sıkıntı yaşayacağımızı sanmıyorum. Bu sezon en verimli bölgemiz savunma olacak. Kalecimiz Leo Franco da çok sıcak kanlı, çok uyumlu. Çok kaliteli bir kaleci'' dedi.

    Türkiye'de savunma oyuncularının çok eleştirildiğini kaydeden tecrübeli futbolcu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Çok iyi futbol oynasak da eleştirileceğimizi biliyoruz. Biz alıştık bunlara. Takımımızda defans bölgesinde çok kaliteli futbolcular var. Gökhan Zan, Emre Aşık, Emre Güngör, Semih, Murat var. Rijkaard bütün arkadaşlarımıza şans tanıyor. Ben de istisnasız hepsinin iyi oynadığını düşünüyorum. Ama ülkemizde eleştiri dozu çok yüksek. Defanstaki arkadaşlarımızın topu oyuna iyi sokamadığı iddia ediliyor. Bugün en iyi defans oyuncuları olarak John Terry, Ferdinand gösteriliyor. Onlar bizden daha mı iyi topu oyuna sokuyorlar? Sadece bizim ülkemizde böyle eleştiriler yapılıyor. En iyi olarak gösterilen futbolcuların bizler kadar hücuma katkı sağladığını düşünmüyorum. Ama bizim ülkemizde ne yaparsanız yapın eleştirilirsiniz.''

    -''TAKIMDAKİ ARKADAŞLIK ORTAMI ÇOK İYİ''-

    Servet Çetin, takımlarındaki arkadaşlık ortamının çok iyi olduğunu ve yeni gelen futbolcuların da çabuk uyum sağladığını anlattı.

    Milli futbolcu, şunları kaydetti:

    ''Sanki yıllardır burada oynuyormuş gibi hissediyorlar. Ben de ilk geldiğim sezon hiç yabancılık yaşamadım. Başımızda teknik direktör olmasa bile arkadaşlık ortamı, takım ruhu devam eder. Bu, Galatasaray'ın yapısından kaynaklanan bir özellik. Şu an şampiyonluk yarışında öndeyiz demek doğru olmaz. Çok erken. Sezon içerisinde şartlar çok değişir. Özellikle sakatlık sorunu yaşamazsak başarımız sezon sonuna kadar devam eder.''

    Teknik direktör Rijkaard'ın takımdaki bütün futbolculara görev verdiğini söyleyen Servet, ''Bir takımda çok yıldızın olması bence sorun oluşturmaz. Önemli olan herkesin işini doğru yapması. Galatasaray'da Elano, Keita, Kewell, Arda gibi kaliteli futbolculara ihtiyaç var. Zaten Rijkaard, herkese görev veriyor. Dolayısıyla olası sorunlar kolayca çözebilecektir. Bence çok sayıda yıldız oyuncuya sahip olmamız avantaj. Bu arkadaşlarımız takım için çok iyi mücadele ediyorlar ve gerideki arkadaşlarımızı ateşliyorlar'' diye konuştu.

    Servet, sarı-kırmızılı taraftarları mutlu etmek için mücadele ettiklerini dile getirerek, ''Geçen sene kötü bir sezon geçirdik. Ama bu sezon şampiyonlukla birlikte UEFA Avrupa Ligi'nde elde edeceğimiz başarıyla onların gönlünü almak istiyoruz'' dedi.

    -''MARSILYA'YA GİDEMEDİM DİYE ÜZÜLMEDİM''-

    Servet Çetin, kendisini isteyen Fransa'nın Olympigue Marsilya takımına transferinin gerçekleşmediği için üzüntü yaşamadığını belirterek, ''Bunda da hayır vardır diye düşündüm. Belki gitsem benim için kötü olacaktı. Üstelik Galatasaray'da çok mutlu olduğumu her fırsatta belirtiyorum. Sadece Şampiyonlar Ligi'nde oynamak ve kulübüme para kazandırmak amacıyla gitmek istemiştim. Çok da iyi bir para vermişlerdi. Kulübüm de kabul etti. Zaten çok düşük fiyatlara gitme niyetim yoktu'' şeklinde konuştu.

    A.A

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  12. #12
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    "G.Saray'da devrim yaşanıyor" tiz tiz tiz


    Geçtiğimiz sezon lige ısınan ve yeni sezona yaptığı transferlerle hızlı bir giriş yapan Eskişehirspor'da hedefler artık büyük. Editörümüz Hilmi Sever, Eskişehir'e gitti ve Kırmızı Şimşekler'in bomba transferleri Ümit Karan, Volkan Yaman, Burak Yılmaz ve Mehmet Yılmaz ile çok özel röportajlar gerçekleştirdi.


    Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında da ziyaret ettiğimiz Eskişehir'de hava artık çok farklı. O günlerde ligden düşme korkusunu az da olsa yaşayan Es-Es bugün Avrupa Kupaları hedefine yürekten inanıyor. Kaliteli oyunculardan kurulu kadrosu ve büyük taraftarı ile Rıza Çalımbay, çok yüksek potansiyele sahip bir takımı idare ediyor. Bu havasını koruduğu takdirde Eskişehirspor'u çok daha farklı yerlerde görebiliriz.

    Eskişehir'de ilk konuğumuz ara transferin son günlerinde Galatasaray'dan ayrılıp Eskişehirspor'un yolunu tutan Volkan Yaman. Transfer haberini de ilk kez Sporx ziyaretçilerinin öğrendiği Volkan, en az anlatıldığı kadar mütevazi biri. Sorularımıza içten yanıtlar veren Volkan, Galatasaray'da kalıp forma mücadelesi vermek istediğini ancak buna izin verilmediğini özellikle vurguluyor.

    Şimdi bu röportajla sizleri baş başa bırakıyoruz...


    -İlk sorum bu haftaki karşılaşma ile ilgili. Galatasaray'a karşı Ali Sami Yen Stadı'na çıkacaksın. Neler hissediyorsun?
    "Çok farklı duygular içerisindeyim. Benim için çok özel bir maç olacak. Zor bir maç olacak, Galatasaray 6'da 6 yaptı ama biz sahaya 3 puan için çıkacağız."

    "KEİTA'YI DURDURMAK ÇOK ZOR"

    -Forma giyersen, Galatasaray'ın formda ismi Abdul Kader Keita'ya karşı oynayacaksın. Nasıl bir mücadele olur?
    "Keita'yı anlatmaya gerek yok, çok başarılı bir oyuncu. Çok hareketli, her an her şeyi yapabilecek bir oyuncu. Ona önlem almak ve durdurmak çok zor. Zor bir gün olacak."

    -Hakan Ünsal'dan sonra Galatasaray'ın aradığı sol bek olarak gösterildin ve büyük umutlarla transfer edildin. Bu dönemden kısaca bahseder misin?
    "Antalyaspor'da başarılı bir dönem geçirince, Galatasaray benimle ilgilendi. Üç büyük takım arasında en yakından ilgilenen Galatasaray oldu, ben de bu transfere sıcak baktım ve Galatasaray'a transferim gerçekleşti. İyi de bir başlangıç yaptım ama futbolda her zaman olaylar iyi gelişmiyor. Büyük takımlarda Anadolu takımlarına göre baskı daha farklı oluyor. Her maçta iyi oynamak zorundasınız, bir kaç maç kötü oynayınca kendinizi yedek kulübesinde bulabiliyorsunuz."

    "İYİ OYNADIĞIM MAÇLARDA BİLE YARANAMADIM"

    -Volkan Yaman çok ani bir şekilde düşüşe geçti. Biz bu işten pek bir şey anlayamadık...
    "İşin açıkçası ben de anlayamadım. İyi oynadığım maçlarda bile yaranamadım. Bu tabi şununla da alakalı, büyük taraftarın önünde, büyük bir camiada oynuyorsunuz, işler yolundayken güveniniz de yerinde oluyor. Kötü bir süreç geçirince özgüveniniz de gidiyor. Bu çok önemli bir nokta. Çok duygusal bir insan olduğum için, bir-iki maç kötü oynayınca hemen kendime 'niye kötü oynuyorsun?, neden böyle oldu?' diye sormaya başlıyorum. Futbolcunun psikolojisinin çok kuvvetli olması gerekiyor."

    -Feldkamp döneminde transfer edildin ve son dönemlerine doğru formaya hasret kaldın. Daha sonra Skibbe gelince, yeniden formayı kapabileceğin düşünüldü ama olmadı...
    "Skibbe gelince yeniden kendimi gösterme şansı bulduğumu düşünüyordum ama düşündüğüm gibi olmadı. Daha sonra da hoca ayrıldı ve Bülent Hoca geldi. Tabii durum benim için biraz daha zordu. Hakan Kardeşim, Avrupa Şampiyonası'na da gitti, başarılı bir dönem geçirdi ve benim işim daha da zorlaştı. Hakan ilk 11'in değişmez adamı oldu, elimden geleni yaptım ama olmadı. Nasip değilmiş."

    "FORMA SAVAŞI VERMEYE HAZIRDIM AMA YETERLİ GÖRÜLMEDİM"



    -Galatasaray'dan ayrılma kararını sen mi aldın, yoksa Rijkaard mı gitmeni istedi?
    "Her zaman forma savaşı vermeye hazırdım ama olmadı. Yeterli görülmedim demek ki, gitmem gerekti ve ayrıldım. İşin açıkçası, Galatasaray'da kalmak ve oynamak istiyordum. Çünkü ben oynayarak güven kazanan bir oyuncuyum. Başka takımda da forma giymek kaderimizde varmış."

    -Galatasaray'da forma savaşı vermeye hazırım dedin. Peki forma savaşını kazanabileceğine inanıyor muydun?
    "Buna inanmasam, kalmak istemezdim."

    "CANER MAHÇUP ETMEZ"

    -Senin yerine CSKA Moskova'dan Caner Erkin transfer edildi...
    "Caner çok iyi genç ve yetenekli bir futbolcu. İnşallah Galatasaray'da başarılı olur. Hakan Balta'nın arkasında forma bekleyecek. Caner'e güveniyorum ve transferini gerçekleştirenleri mahçup etmeyeceğini düşünüyorum. Caner'in, Galatasaray'da uzun yıllar görev yapacağına inanıyorum."

    -Peki Galatasaray'a bir bir kırgınlığın var mı?
    "Yok. Çünkü beni, Volkan Yaman yapan Galatasaray oldu. Galatasaray çok büyük bir camia, orada çok güzel iki yılım geçti ve şampiyonluk yaşadım. Galatasaray'ın bende çok özel bir yeri var."

    "ESKİŞEHİRSPOR'UN ARTISI TARAFTARI"


    -Eskişehirspor'da ortam nasıl?
    "Aradan bir gün geçmeden Eskişehirspor'a adapte oldum. Gerçekten çok iyi bir ortam var, arkadaşlık çok iyi. Çalışanlar olsun, yöneticiler olsun herkes çok sıcakkanlı ve iyi davranıyorlar. Anadolu takımında daha önce de oynamıştım, ortamı aşağı-yukarı biliyorum. Eskişehir'in artısı ve heyecan veren yönü taraftarı, gerçekten muhteşem bir taraftarı var. Kısa bir süre de olsa karşılarına çıktım, onun heyecanını yaşayabildim. İnşallah bu taraftar önünde çok iyi yerlere geliriz. Eskişehir'in zaten çok iyi bir kadrosu vardı, bizim de umarım takıma katkımız olur. Hedeflerimiz bu sene ligde kalıcı olmak değil, üst sıralara oynamak. Sivasspor bunun olabileceğini son iki sezonda gösterdi. Avrupa Kupalarına katılma hedefi çok uzak değil. Lige çok iyi başladık, 6 maçta 12 puan aldık. Bu iş biraz psikoloji işi, nasıl başlarsanız öyle gider. İnşallah daha iyi yerlere gelceğiz."

    "YILMAZ VURAL ÖZ GÜVEN VERDİ"

    -Yılmaz Vural'ın senin için önemi nedir?
    "Benim için önemi çok büyük. Çünkü Yılmaz Hoca ile güzel yıllarım geçti. Bana Süper Lig'de futbol oynamam için gereken öz güveni verdi. Onun idaresinde Süper Lig'de 33 maçta forma giydim. Elimden geldiğince verdiği görevleri yerine getirmeye çalıştım, o sene çok iyi bir takım olmamıza rağmen küme düştük. İlk profesyonelliğe adımımı Antalyaspor'da attım. Onlara da teşekkür etmek istiyorum, Antalya'da çok iyi dostlar kazandım."

    -Galatasaray'ın bu sezonki kadrosunu nasıl buluyorsun?
    "Tartışmasız muhteşem bir kadrosu var. Şu ana kadar gösterdikleri performans da ortada. Bu sene Galatasaray'ın çok başarılı olacağını düşünüyorum. Transfer edilen futbolcular Elano, Keita ve Leo Franco mevkiilerinde çok başarılı isimler. Galatasaray'ın ligin yanı sıra Avrupa Ligi'nde de büyük hedeflere koşacağına inanıyorum."

    "GALATASARAY'DA BİR DEVRİM YAŞANIYOR"


    -Galatasaray'da iki sezon forma giydin. Bu sene hazırlık kampınada katıldın. Galatasaray'ın eksik yönü var mı?
    "Galatasaray'da hiçbir eksik göremiyorum. Takımın başında Rijkaard gibi bir hoca ve Neeskens gibi bir yardımcısı var. Onlarla çalışmak büyük bir zevkti, kısa sürede çok şey öğrendim. Kondisyon hocaları da çok iyi. Galatasaray'da şu an bir devrim var, takım gençleşiyor. Arda kaptan oldu, Aydın Yılmaz ön plana çıktı. Her geçen yıl takım daha da gençleşecektir. Galatasaray şu an da çok iyi oynuyor ama önümüzdeki bir kaç yılda takım daha da iyi oturacaktır ve takım durdurulamaz bir hale gelebilir."

    -Eskişehirspor'da eski Volkan Yaman'ı görebilecek miyiz?
    "Hedeflediğim şey de bu. Görev verildiği sürece elimden geleni yapmaya çalışacağım. Umarım eski Volkan'ın da daha üzerinde bir performans sergilerim."

    "CARLOS YALAN, VOLKAN YAMAN"

    -Çok iyi frikik gollerini hatırlıyoruz. Özel frikik çalışması yapıyor muydun?
    "Aslında frikik kullanmaya başlamam biraz tesadüf oldu. Galatasaray'da antrenmanlardan sonra frikik çalışıyordum, bir gün Ümit Karan ile birlikte çalışırken, bir kaç tane çok iyi frikik golü atmıştım. Ümit Abi de beni cesaretlendirdi ve frikik atmaya başladım. Antalyaspor'dayken, büyüklerim olduğu zaman bana frikik atmak düşmezdi."

    Hatta attığı frikik gollerinden sonra Ali Sami Yen tribünlerinde 'Carlos yalan, Volkan Yaman' pankartlarını da gördük...
    "Tabii bu gurur verici bir şeydi. Carlos dünyanın tanıdığı bir oyuncuydu, onunla kıyaslanmak gurur verici bir olaydı. Carlos'un yerine gelebilmek için çok uzun yıllar çalışmam lazım."

    -Tekrar Milli Takım'da forma giyme hedefin var mı?
    "Mutlaka yeniden istiyorum. Milli Takımın ortamı bambaşka, 70 milyonu gururla temsil ediyorsunuz. O formanın ağırlığı hiçbir şeye değişilmez. İnşallah Türkiye, Dünya Kupası'na katılır, ben de Eskişehir'de iyi bir performans sergilerim ve Güney Afrika'da ülkemi temsil etme şansı yakalarım."

    GARANTİ İŞ BİLGİSAYAR PROGRAMCILIĞI

    Almanya'dayken bilgisayar programcılığı yapmışsın...
    "Almanya'da bir meslekle uğraşmak zorundaydım. Çünkü babam, futbola başlamadan önce ve ilk yıllarda bir sakatlık olursa garanti bir işimin olmasını istiyordu. Arkadaş çevremde, benden daha yetenekli futbolcular vardı, bir çoğu yaşadıkları sakatlıklardan sonra ortada kaldılar."

    Bilgisayar programcılığına vakit ayırabiliyor musun?
    "İşin açıkçası artık fazla uğraşamıyorum, hem futbol hem de evlilik nedeniyle hiç vaktim kalmıyor."

    Bir ara kilo sorunun olduğu konuşulmuştu...
    "Bu konuda diyecek bir şey bulamıyorum, insanların uydurduğu çok saçma bir şey. Sezon başında testler yapılıyor, bu testlerde takım içinde en iyilerden biri ben çıkmıştım."


    webaslan...

    Röportaj: Hilmi SEVER
    Foto: Ali SEVER

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  13. #13
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Röportajlar

    "Taraftarımız gurur duysun diye çalışıyoruz"

    Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, “Rijkaard'la Soru Cevap” programında önemli açıklamalar yaptı. Takımının son durumunu değerlendiren Rijkaard, espirili yanıtlarıyla da dikkat çekti.

    Şimdi bu röportajı sizlere aktarıyoruz...

    -Rjkaard, Galatasaray'a geldiğinden beri olumlu bir hava esiyor. Geldiğinden beri başka bir futbol konuşuluyor. Onun oynattığı futbolla attığı gollerle yakaladığı başarılarla kırdığı rekorlarla daha şimdiden adından söz ettiren bir isim oldu. Önümüzde Strum Graz maçı ve Ankaragücü deplasmanı var. İlk olarak doğum günü kutlu olsun. İyiki doğdu iyiki Galatasaray'da.
    "Sabah uyandığımda doğum günüm olduğunu anladım. Bu çok güzel ve özel bir gün. Bütün yıl içerisinde bunu bir kere yaşıyorsunuz o yüzden çok güzel bir gün.2

    -Kendisi 48 yaşına bastı. Ama bizim buralarda meşhur bir laf vardır, Frank Rijkaard hiç göstermiyor yaşını formunu neye borçlu?
    "Yaşımı göstermememin sebebi 47 yaşına bastım ondan göstermiyorumdur. Tamamen 48 yaşında değil 47 yaşında gösteriyorum."

    -İstanbul'da yeni yaşını kutlaması nasıl bir duygu? Yeni bir ülke, yeni bir şehir. Farklı bir şehir belkide ilk defa geldiği bir şehir, neler hissetti bu şehirde yeni yaş gününde Frank Rijkaard?
    "Öncelikle şunu söylemek istiyorum. İstanbul'da olmaktan ve Galatasaray'da çalışmaktan dolayı çok mutluyum. Buraya gelmeden önce İstanbul'a gelmeden önce bazı yorumlar almıştım tabiki. İstanbul ile ilgili bazı bilgilerim vardı. Ama dürüst olmam gerekirse beklentilerimin daha üzerinde çıktı İstanbul. Onun için çok mutluyum. Onun dışında Galatasaray'da çalışmak da bana çok büyük bir gurur veriyor. Yeni yaşımda yeni başarılarla Galatasaray taraftarını mutlu edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın."

    -Kimsenin bu konuda bir şüphesi yok. Doğum günü olduğu için biraz kendisinden bahsedelim istedik. Aslında bazı insanlar vardır ansiklopedi gibidir. Çevir çevir oku denir. Frank Rijkaard onlardan bir tanesi doğduğu Surinam'dan başlarsak bugüne kadar gelsek programlar yetmez. Klasik sorular sormak istiyorum. Rijkaard futbola nerde ve nasıl başladı?
    "Futbola Amsterdam'ın sokaklarında başladım. Ondan sonra amatör bir takıma katıldım. Ağabeyim de kendisi benden 4 yaş büyük onun oynadığı amatör takıma katıldım. Gençliğim boyunca iki amatör takıma daha gittim. Toplam 3 tane amatör takımdan sonra 16 yaşında Ajax'ta oynama şansı buldum. Ajax'ta futbol kariyerim başladı diyebilirim."

    -Ajax yılları meşhur yıllardı. Futbolu yakından takip edenlerin o dönemde sayacakları belkide en önemli takım Ajax'tı. O yıllardan biraz bahsedebilir mi? O yıllara dair unutamadığı anıları var mı?
    "O zamanlar öncelikle Juan Cruyff, Juan Neeskens gibi futbolculara teşekkür etmek lazım. Onlar Ajax'ı bir yere taşıdı, isim yaptı Avrupa'da. Benim Ajax'a katıldığım zaman da genç futbolculara şans veriliyordu. Geçiş dönemiydi. O sayede bende oynama şansı buldum."

    "İSTİFA ETMEKLE DOĞRU BİR KARAR VERDİM"

    -O döneme baktığımızda turnuvanın en iyi takımı Hollanda iyi futbol oynayan takımı Hollanda şanssız bir şekilde elendiği apaçık ortada, ama bakıyorsunuz teknik direktör Frank Rijkaard istifa ediyor. O dönem istifa etmenizin sebebi neydi?
    "Çok doğru bir karar verdiğimi düşünüyorum çünkü o günkü şartlarda o günkü turnuvada benim amacım şampiyon olmaktı, en azından final oynamaktı. Ama İtalya'ya karşı kaybettik. O yüzden yeterli gelmedi bana bu ve böyle bir karar verdim. Çünkü o zamanki kadro yapısı çok iyiydi. Çok kaliteli futbolcular vardı ve bu amacımıza ulaşamadık. Artık ondan sonra bir sene daha ileri götürmenin bir anlamı olmadığını düşündüm. Zaten o zamandan sonra da doğru bir karar verdiğimi anladım. Bir sonraki sene gruplardan da çıkmadılar. O yüzden o jenerasyonun sonu gibiydi. Bence çok doğru bir karar verdiğimi düşündüm. Tabi şunu da belirtmemde fayda var. İstifa etmedim. Öyle birşey yok. Sadece kontratım bitiyordu. O yüzden kontratımı uzatmadım."

    -Çok şanssızdı Hollanda. Aslında başarı ille da kupa değil. Kupayı alamadı ama Hollanda'nın hafızalarda kalan tek maçı İtalya ile oynadığı maç.
    "Ama o değildi. Amaç şampiyon olmaktı ve biz İtalya'ya elenmeden devam etmemiz gerekiyordu. O yüzden böyle bir karar verdim."

    -Peki sonra 2001-2002 sezonunda Sparta Rotterdam takımını çalıştırdı. Orası çok iyi gitmedi. Bir sene sonra Barcelona'ya gitti. Juan Laporta'nın en büyük seçim kozuydu. O günlerden biraz bahsedebilir misiniz?
    "Öncelikle Sparta Rotterdam döneminden bahsedersek başarısız bir sezon geçirdik sizin dediğiniz gibi. Bunun en önemli sebebi kulübün parasal sorunları vardı. O yüzden de futbolcuları elinde tutamadılar. Orada bir sıkıntı yaşadık parasal açıdan oyuncu açısından. Ondan sonra Barcelona'ya gitmem benim açımdan bir sürpriz oldu. Tabi Barcelona çok büyük bir kulüp. Orada daha farklı başarılar yakaladık."

    BARCELONA'DA ÇOK GÜZEL 5 SENE

    -Bugünkü Barcelona'nın temelinde Rijjkard'ın büyük bir katkısı olduğu söyleniyor. Valdez, Xavi, Iniesta ve Puyol gibi isimler onun zamanında ilk kez bu kadar ön plana çıktılar ve dünyanın kendi mevkisindeki en iyi oyuncuları oldular. Bu durumla ilgili olarak yorumunu merak ediyorum. Şuan Dünya futbolunun zirvesinde Barcelona var. Rüya takım olarak adlandırılıyor. Kendisine böyle bir pay biçiliyor. Guardiola'da böyle söylüyor. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
    "Öncelikle orada çok güzel 5 sene geçirdim. Çok güzel anılarım oldu. Bazı kötü anılarım da oldu. Onun haricinde Guardiyola'ya değinmek gerekirse Guardiyola'nın da işi çok kolay değil. Çünkü belli bir seviyeye gelmiş takım var. Belli başarılara imza atmış bir takım var. Şimdi aynı takımla ama takviyeler yapıldı tabi. Eski dönemden benim çalıştırdığım bir çok oyuncu var. O takıma aynı konsrastasyonla daha üst bir seviyeye taşıdı. Guardiyola'nun yaptığı bu işi çok takdir ediyorum. Benim açımdan çok güzel bir beş sene oldu."

    -Yine muhteşem bir mütevazılıkla kendisine biçilen o payla ilgili yorumda bulunmadı. Hala söylememekle ısrar edicekmi hocamız?
    "Ama bu şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü kendisi devam ediyor orda. Bu başarı onun başarısıdır."

    -Onun zamanında Valdez, Xavi, Iniesta ve Puyol gibi oyuncular dünya vitrinine çıktılar. Galatasaray altyapısından da dünya vitrinine çıkabilecek isimler görebilir miyiz, Galatasaray'daki altyapı sistemi hakkında bununla ilgili gelecekte bir planınız var mı?
    "Çok kaliteli bir A2 takımına genç takıma sahibiz. Çünkü A2 takımından birçok gençle kampta çalışma fırsatı bulduk ve onların şuanki kalitesini biliyoruz. Herhangi bir sıkıntı olduğunda onları çağırmaya çalışıyoruz. O bağı hiç koparmadık. O yüzden bir çok kaliteli futbolcu var ve mutlaka iyi yerlere geleceklerdir."

    -O dönemdeki başarının sırrı nerede yatıyordu?
    "Hollanda mentalitesinde yatıyor diyebiliriz. O zamanlara baktığımızda atak futbolu seven, kollektif futbolu seven, takım içindeki organizasyonlara önem veren bir futbol anlayışı vardı. O yüzden dünya futbol camiası, bu farklı mentaliteyi dünya futboluna kazandırdığı için Hollanda takımlarına teşekkür eder. Atak futbol ve organizasyonlar buradan geliyor."

    -Peki atak futbolu tekrar günümüze ayarlayarak konuşalım. Johan Cruyff'un hem Frank Rijkaard'ın hem de dünya futbolunun üzerinde büyük etkisi var. Hocamızın Johan Cruyff ile ilgili birkaç cümle kurmasını istiyeceğim. Daha sonra da şunu ekleyeceğim, Johan Cruyff ile görüşüyor mu? Galatasaray hakkında neler konuşuyorlar? Cruyff, Galatasaray'ı takip ediyor mu?
    "Cruyff için öncelikle şunu söylemem gerekiyor, Sizinde dediğiniz gibi kendisi Hollanda futboluna belki de en önemli etkisi olan insanlardan biridir. Ben kendimi çok şanslı hissediyorum çünkü Cruyff'un hem takım arkadaşlığını yaptım gerçi ben çok gençtim. Johan'ın futbolculuğunun son dönemlerinde kendisiyle oynama fırsatı buldum. Ondan sonra benim hocalığımı yaptı. O yüzden kendimi çok şanslı adlediyorum."

    -Galatasaray ile ilgili görüşüyorlar mı?
    "Mutlaka zamanı gelecektir. Konuşamadım. Henüz bu konuda görüşmedik."

    "İTALYAN ETKİLERİ VAR"

    -Baktığımız zaman hücum futbolu, Milan'da Sacchi'li zamanda da resmen ceza sahası içerisinde oynayan bir Milan takımı oluşmuştu. Çok gol atıyorlardı. Galatasaray'da bu sene çok hücumcu bir takım oldu yine geçmişten çağrıştırarak günümüze dönmek istiyorum. Son dönemde yapılan bir röportajında benim en çok futbol oynamaktan keyif aldığım dönem Sacchi'li dönemdi diyor. Baktığımız zaman Galatasaray'da Sacchi'li Milan zamanındaki dönemi mi yaşatmaya çalışıyor? Bununla ilgili bir benzerlik kurabilir miyiz?
    "Mutlaka İtalya'da oynadığım dönemlerden kalan bazı etkiler var. Özellikle de sizin dediğiniz gibi Sacchi zamanında atak futbolu oynuyorduk. Şimdi şöyle değerlendirmek lazım benim ve ekibimin mentalitesi de bu yönde. Biz de atak futbol oynamak istiyoruz ve seviyoruz. Bu elinizdeki futbolcu yapısına da bağlı. Takımın kalitesine de bağlı. Önemli olan eğer atak futbol oynamak istiyorsanız, mutlaka saha içindeki organizasyonu iyi yapmanız gerekiyor. Bizim mentalitemizde hep atak yönünde gelişiyor. İyi futbol oynayıp izleyenlere zevk vermek istiyoruz."

    -Bizden biraz daha yetişkinler o dönemle ilgili birkaç cümle duymak isterler. Sacchi'li Milan dönemiyle ilgili bir şeyler söylemek ister mi?
    "Mükemmel bir dönemdi diyebilirim. O dönemde Sacchi ile beraber çok başarılar yaşadık. Kadroya baktığımızda çok kaliteli futbolcularımız vardı. Onun haricinde Sacchi'yi tebrik etmek istiyorum çünkü İtalya'da da futbol mentalitesini değiştirdi. Hiç bir zaman biz 1-0 ile yetinmedik. Devamlı atak futbol oynayıp, fazla gol atma çabasındaydık. İtalya'daki futbolu değiştiren kişilerden birisidir Sacchi.

    -Tabi yaşımız daha genç olduğu için biz o dönemleri yaşayamadık ama antrenörlük dönemindeki 2000 yılını hatırlıyorum. Avrupa Futbol Şampiyonası'nda Hollanda-İtalya karşılaşmasıydı. Deyim yerindeyse Hollanda tek kale top oynuyordu. Hem maç içerisinde kaçırdığı hem uzatmalarda kaçırdığı penaltılarla beraber birde penaltılarda sadece atılan bir penaltıyı skora çevirince elenmek zorunda kalmıştı. Frank Rijkaard için kötü bir anı belki ama tecrübe dolu bir anı. O döneme götürür mü bizi?
    "Sizin de dediğiniz gibi maça İtalya'dan daha iyi başladık. Daha iyi oynadık ama bu tip fırsatlar ayağınıza geldiği zaman değerlendirmeniz gerekiyor. Ben bu kadar penaltının kaçtığı başka bir maç daha hatırlamıyorum. Biraz da tabi şansızlık diyebilirim ama biz ayağımıza gelen fırsatları değerlendiremedik. Sonuçta İtalya kazanan taraf oldu."

    "NEESKENS MÜKEMMEL BİR İNSAN"

    -Neeskens ile ilgili neler söylüyor hocamız?
    "Ben o röportaj için belli bir para verdim kendisine güzel şeyler söylesin diye. Mükemmel bir insan diyebilirim. Mükemmel bir insan ve çok güzel bir beraberliğimiz var. Bu dünya futbolunda pek fazla bulunmuyor biliyorsunuz o yüzden çok güzel bir beraberliğimiz var."

    -Albert Roca Puyol hakkında neler söyleyecek hocamız?
    "Albert hocayla çalışmaktan çok mutluyum kendisi de röportajda söylediği gibi beraber çalışıyoruz bunun haricinde çok iyi arkadaşız. Bu arkadaşlığımıza da değinmek istiyorum süper bir insan kendisi. Onunla dostluğumuz eskilere dayanıyor. 1986-1987 yılında Real Zaragoza'ya oynamaya gittiğimde gerçi 3 ay kaldım orada. O da benim takım arkadaşımdı. Orada aynı binada yaşıyorduk. İlk İspanyolca kelimeleri de kendisinden öğrendim. Ondan sonra Barcelona'ya transfer olduğumda Barcelona'da karşılaştık kendisiyle ve kendisini Barcelona'ya almayı başardım çünkü kendisi çok önemli bir profesyonel. Benim ekibimde de çok önemli bir katkısı var kendisinin. Onunla çalışmaktan ve onunla iyi bir arkadaş olmaktan çok mutluyum."

    -Carlos Quadrat hakkında neler söyleyecek hocamız?
    "Carlos'ta mükemmel bir insan çok iyi bir insan. Barcelona'nın alt yapısında oynamıştı kendisi. Barcelona'nın alt yapısından yetişme iyi bir futbolcu ama sonra dizinden geçirdiği sakatlıktan sonra devam edemedi ve bizim ekibimizde son katılan kişi Carlos oldu. Kendisi çok profesyonel ve şuan da elinden gelen her şeyi Galatasaray'a vermeye çalışan bir insan o yüzden çok mutluyum onunla çalışmaktan onun haricinde tabi ki Nezih hocamız da var. O da çok önemli çok iyi bir insan çok profesyonel biliyorsunuz ki ben hiçbir zaman başarıyı kişiselleştirmem ekip olarak konuşurum ve bizde böyle bir ekibiz. O yüzden ekibimle çalışmaktan çok mutluyum ve daha iyi şeyler yapacağımıza inanıyorum. Fatih hocamız da tabi bu ekibin bir parçası o yüzden ondan da bahsetmemiz lazım onunla da çalışmaktan çok mutluyum."

    -Galatasaray taraftarına bir mesajı var mı?
    "Gerçekten çok iyi çalışıyoruz ve onların bizimle gurur duyması için elimizden geleni yapıyoruz. Bu zamana kadar bizi mükemmel desteklediler. Takım için hep pozitif bir etki yarattı bu. Bundan sonra da bizi böyle desteklemeye devam etsinler ve iyi şeyler yapacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Çok çalışıyoruz sırf onları gururlandırmak için."

    Kaynak : Sporx.com

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  14. #14
    Platin Aslan
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Nereden
    İzmir-Karşıyaka
    Yaş
    25
    Mesajlar
    1.037

    Ynt: Röportajlar

    Maç Sonu: Frank Rijkaard

    Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard, Dinamo Bükreş maçının ardından karşılaşma ile ilgili olarak değerlendirmelerde bulundu.

    Maça iyi başladıklarını kaydeden Rijkaard; “Doğru zamanda golü bulduk. Takımımız çok iyi bir performans gösterdi, ikinci yarıya da iyi başladık. Bu kadar genç ve iyi bir ekibe sahip olduğum için şanslıyım. Hepsini tebrik ediyorum” dedi.

    Ayhan, Keita ve Sabri değişikliklerini Fenerbahçe maçını düşünerek yaptıklarını kaydeden Hollandalı teknik adam “Bunu yapmak için skorun da iyi olması gerekirdi. Bugün skor da iyi olduğu için böyle değişiklikler yapabildik” dedi.

    Rijkkard genelde 60 dakika oynattığı Kewell’ı 90 dakika sahada tutmasını ise; “Bugün Kewell’ın iyi oynadığını düşünüyorum. Zaten 3 değişiklik yapılıyor ve bu şansımızı Kewell’dan yana kullanmadık” yorumunda bulundu. Rijkkard kendisi için her zaman önemli olanın önlerindeki maç olduğunu da sözlerine ekledi.

    Eleştiriler hakkında da değerlendirmede bulunan “Benim Türk medyasına karşı bir problemim yok, hepsine saygı duyuyorum” dedi.

    Basın Toplantısı
    Rijkaard, maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında ise iyi ve güzel bir zafer elde ettiklerini belirterek, ''Galip geldik ve bunu hak ettiğimizi düşünüyorum. Takımımı kutluyorum, Dinamo Bükreş iyi organize olan bir ekip. Golleri doğru zamanda bulduk. Dinamo Bükreş kolay gol yemiyor. Bunun için attığımız 4 golün önemi büyük'' dedi.

    Fenerbahçe ile yapılacak lig maçının hazırlıklarına yarınki antrenmanla başlayacaklarını dile getiren Rijkaard, 9 maçlık kötü istatistiğin futbolcuları için ekstra bir motivasyon olacağını söyledi.

    Rijkaard, normalde takımı maçlardan önce kampa almadıklarını hatırlatarak, ''Buna henüz karar vermedim ama düzeni herhalde bozmayacağım. Bu maçta çok büyük baskı var, tansiyonu yüksek. Hocanın yapması gereken de futbolcularını doğru biçimde motive etmektir'' diye konuştu.

    Her maçta olduğu gibi galibiyet için Kadıköy'e gideceklerini belirten Rijkaard, ''Önemli bir maç yapacağız. Kimi önlemler alınacaktır, ama yine ofansif oynayıp kazanmak istiyoruz'' dedi.

  15. #15
    Platin Aslan
    Üyelik tarihi
    Sep 2009
    Nereden
    İzmir-Karşıyaka
    Yaş
    25
    Mesajlar
    1.037

    Ynt: Röportajlar

    Sabri: “Derbide Hedefimiz İyi Oyun ve Galibiyet”

    Galatasaray’ın başarılı oyuncusu Sabri Sarıoğlu, GS TV’ye açıklamalarda bulundu. Galatasaraylı taraftarlara oyundan çıkarken kendisini alkışladıkları için teşekkür eden Sabri, seyirciyi kendisini alkışladığı için selamladığını ardında başka bir neden aranmasının ise yanlış olduğunu belirtti.

    Dinamo Bükreş maçında oyundan çıkarken taraftara yaptığı selamlamanın farklı şekilde yorumlandığını dile getiren Sabri, “Ben oyundan çıkarken taraftarımızın bana olan sevgisini, oyundaki performansıma olan yaklaşımlarını gördüm ve bundan dolayı alkışlara karşılık verdim sadece” dedi.

    Aksi bir hareketinin olmadığının da altını çizen Sabri, “Ben her zaman rakiplerime saygı duyan bir futbolcuyum. Sporculuk anlayışımda formam için ter dökerim, yarıştığım rakiplerime saygıda kusur etmem” diye konuştu.

    Sabri Sarıoğlu, derbiyle ilgili olaraksa Galatasaray-Fenerbahçe derbilerinin Türkiye’de her zaman heyecanla beklenen karşılaşmalar olduğunu söyleyerek, “Kadıköy’e kazanmak için gideceğiz. Takım olarak bu maça hazırız. Artık Dinamo Bükreş maçı geride kaldı. Önümüzdeki maç da derbi… Maça en iyi şekilde hazırlanacağız. İyi oynayıp, iyi mücadele ederek ve oyun disiplininden kopmayarak bu karşılaşmayı kazanacağımıza inanıyorum” dedi.

    Bu karşılaşmanın Fair Play çerçevesinde ve hak edenin kazanacağı bir maç olmasını dilediğini söyleyen Sabri, “Galatasaray-Fenerbahçe maçı sadece bir maçtır, futboldur ve bir gösteridir. Hiçbir zaman bunu unutmamamız lazım. Bizim dileğimiz iyi oynayıp, iyi sonuç alarak, oradan galibiyetle ayrılmak” diye konuştu.

    Sabri, UEFA Avrupa Ligi’nde Dinamo Bükreş’i mağlup ettikleri karşılaşma hakkında ise şunları söyledi. “Kazanmamız gereken bir maçtı. Sahamızda kazanmak istiyorduk. Nitekim bunu başardık. Farklı bir skor aldık. Maçın başından sonuna kadar disiplinden kopmadık. İlk yarı 2-0 bitti. İkinci yarının başında 3-0 olunca rahatladık. Pas yapıp, vakit geçirmeye, rakibimizi üzerimize çekmeye başladık. İyi oynadığımızı düşünüyorum.”

    Takım olarak kenetlendiklerini söyleyen Sabri, “Hocamız değişiklik yaparak takım içerisindeki dengeleri korudu. İyi bir galibiyetti. Liderliğimiz devam ediyor. İnşallah böyle devam ederiz” diyerek sözlerini noktaladı.


Bu Konu için Etiketler

Konuyu Favori Sayfanıza Ekleyin

Konuyu Favori Sayfanıza Ekleyin

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •