Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları - Sayfa 3

Sayfa 3 Toplam 13 Sayfadan BirinciBirinci 12345678910111213 SonuncuSonuncu
Toplam 188 adet sonuctan sayfa basi 31 ile 45 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #31
    Altın Aslan Taner Okutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    izmir - karşıyaka
    Mesajlar
    18.490
    Blog Entries
    33

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Sayın Başkan her şey yalan

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, pireler berber, develer tellal iken... Bir ülkenin bir kralı varmış... Krala bir gün terzi 'Size bir elbise diktim; ama size görünmüyor' demiş ve 'şöyle güzel, böyle güzel' diye de eklemiş... 'Peki' demiş kral; o günden sonra çıplak gezmeye başlamış...
    Halk manzarayı görüyormuş her gün ama Kral bu! Etrafında dalkavuklar; 'Kralım ne kadar şıksınız, bir insana elbise bu kadar yakışır!' diye sırnaşır, dururlarmış.
    Bir gün kral yine gezerken pazarda.. Çocuk bu, bilir mi kral-mıral! Kenardan bağırmış;
    -Aaa! Kral çıplak!
    İşte o çocuk sayesinde anlamış kral çıplak gezdiğini...
    Sayın Başkan.. Sayın Adnan Polat... Siz de anlayın artık gerçeği. O masaldaki kral gibi sizin de etrafınız dalkavuktan geçilmiyor!
    Dedikodu yapıyorlar bol bol... Arada adam gibi adamlar, dostlarınız var ama, ne fayda! O kadar azınlıktalar ki; sesleri yetmiyor.

    Sayın Başkan...
    Borç dağı Everest Dağı ile yarışır hale geldi!
    Muhalefet sizin devrilmeniz için imza topluyor.
    İnandığın takım, inandığın futbolcular senin kadar sıkılmıyor. Hacivat-Karagöz oyunu oynuyorlar sanki!
    Seyrantepe'nin sonu ne olacak Sayın Başkan!
    'Açıl susam açıl' diyeceksiniz de açılacak mı? Eren Talu'ya geleceği söylenen kredinin tarihi değişe değişe bir hal oldu!

    Siz mert insansınız. İçiniz dışınız bir. Onun için anlayamıyorsunuz etrafınızdaki dalkavukları!
    Tek başınasınız Sayın Başkan, tek başına...
    2010 Mart'ına daha güçlü girmek istiyorsanız dikkat edin; hem de çok dikkat edin.
    Yoksa arkanızdan ibrikle su dökecek birilerini bile bulamazsınız.
    Kanser olmuş kola, merhem sürmeyi bırakıp, kesip atın ve hayata tek kolla devam etmeyi deneyin bu kez...
    Ve demem o ki; bir dahaki sefere her şey için çok geç olabilir.
    Son olarak; yönetiminde yumurta topukla gezip, şimdi Prada marka ayakkabı giyenlere itibar etmeyin sevgili Başkan... Onlar her şeyin çok güzel olduğunu söylüyorlar ama ben dayanamıyorum işte. Bağırıyorum yine; 'KRAL ÇIPLAK!'

    Hasan Şaş'a da ayıp ettiniz!

    Hasan Şaş deyince aklımda kalan en güzel fotoğraf Galatasaray'ın, Gerets dönemindeki şampiyonluğunda oğluyla sahanın ortasındaki ağlamaklı hali...
    Ne gündü o gün!
    Ama bugün; Hasan Şaş artık Galatasaray'ın kadrosunda yok..
    'Son iki yıl ne oynadı? Çok para kazandı' geyiklerini geçin bir kalemde...
    Gönderiliş şekli tepeden tırnağa yanlış.
    Hasan'ı, böylesine manevi olarak bitirmeye kimsenin hakkı yok.

    Şaş, o kadar ince ruhlu bir adam ki, çağırsan sezon başı 'Bak Hasan, sezon sonu yollarımız ayrılacak ama sen hep evladımız olarak kalacaksın' dense Hasan bu kadar kırılmazdı.
    Çünkü öyle bir kırıldı ki, UEFA gecesine katılmadı Adanalı... Yapılan ayak oyunlarını içine sindiremedi..
    Bunca Bizansvari oyunları hak etmediğini düşündü.
    Yalvarıyorum ne olur artık şu vefasızlığı ortadan kaldırın, saçmalıklara bir son verin...
    Hakan Şükür'e, Hagi'ye, Hakan Ünsal'a, Arif Erdem'e yapılanlar, Hasan Şaş'a da yapıldı ama artık bu son olsun. Çünkü Galatasaraylılık ve Galatasaray değerleri bu değil?

    Lincoln'ün hayrını görün

    Kendisine takıntım yok! Düşmanı değilim. Ama kör de değilim ve de dayanamıyorum yaptıklarına...
    Bu arkadaş ilk yılında Galatasaray'dan tam 6 milyon euro aldı. Sonra da yan gelip yattı!
    Yan gelip yatsa sadece o da değil... Takımı yere düşüp te parçalanan karpuz haline getirdi. Böldü yani.
    Bir gün kılı döndü sıvıştı.
    Bir gün 'başım ağrıyor' dedi, kayıplara karıştı.
    Takım çalışırken harıl harıl, Brezilya'da tatil yaptı.
    Hasan Şaş'ı bir espri yaptı diye Adnan abisine (Sezgin) şikayet etti.
    Arkadaşları maça çıkarken, o Brezilya ajanslarından İstanbul'a getirttiği kızlarla eğlendi.
    Neymiş efendim; çok yetenekliymiş mübarek! Diyorlar ki, 'Biraz alttan almak gerek!'
    Alın başınıza çalın şimdi. Alttan aldınız aldınız, hayrını görün.
    Şimdi göndermek istiyorsunuz ama alan yok değil mi?
    Schalke istiyor, Werder Bremen istiyor yalanlarıyla güldürmeyin beni.
    Avrupalı alacağı adamı bir yıl, iki yıl takip eder önce...

    Bakın geride kalan bir yıla, iki yıla da...
    Çare bulun ondan sonra...

    Ersun Yanal'ı getirin

    Bu takım yaklaşık 10 milyon Euro maliyetli bir teknik direktörü asla kaldıramaz...
    Diyelim ki; Le Guen geldi.. Yardımcıları, menajer, komisyon, iki yıllık ücreti en az 10 milyon Euro civarında olur...
    Peki şampiyonluk garantisi verebilir mi ? Elbette hayır...
    Daum dahil diğerleri de öyle.
    Orta sınıf bir yabancı getirsen, Skibbe tarzında; durum yine aynı olmaz mı?
    Çözüm; bence Türk teknik direktör getirilmeli..
    Bülent Korkmaz'la eğer vedalaşılacaksa (Bence kesinlikle kalmalı) bir başka aday Ersun Yanal olmalıdır...
    Hemen heyecanlanmayın, hatta surat yapmayın, tepki de koymayın...
    Ersun Yanal, bugünkü Galatasaray'ı iki üç takviyeyle uçurur..
    Bu benim görüşüm, ister katılın ister katılmayın...
    Le Guen, gelip kuş mu konduracak, Daum, şapkadan tavşan mı çıkartacak?
    Ersun Yanal, gerisi yalan, muhabbetleri geçin...
    Yukarda Allah var, Ersun hocanın Galatasaray'a ne zararı oldu ki?
    Sayın Polat, Ersun Yanal'ı, kaptan Ayhan'a sorun, Arda Turan'a, Hakan Balta'ya, Servet'e sorun bakın size ne diyecekler?
    Zaten teknik direktör değiştirmek moda değil mi? Bir şans da Ersun Yanal'a verilse ne olur? Bence kazanan Galatasaray olur...

    Bülent Korkmaz'la adam gibi vedalaşın

    En kritik dönemde gelen Bülent Korkmaz'la vedalaşmanın da adam gibi olması lazım...
    Onore edilerek ve kırmadan.
    Çünkü Bülent Korkmaz çok özel biri...
    Çünkü yüreğinde G.Saray sevgisini, onurunu taşıyan en nadir bir teknik adam, futbolcu, kaptan... Başkan Polat, o sıkıntılı dönemde yanına alıp 'Hoş geldin Bülent' dediyse, gönderirken de yanaklarından öpüp, emeklerine teşekkür etmeli..
    Niye? Çünkü Bülent Korkmaz'ı 'çaylaklıkla' suçlayanlara bir ders vermiş olursunuz...

    Aynı zamanda Bülent Korkmaz'ın teknik adamlığını tartışabilirsiniz ama tarihten silmeniz mümkün mü?

    Yani Bülent, Galatasaray'dan bir cep telefonuna atılan bir mesajla gönderilmişti. Şimdi ikinci kez aynı hataya düşülmesin ne olur?

    Bahri Havadır
    Hepiniz yüklediğim anlam kadarsınız...
    Beklemek yavaş yavaş ölmektir...

  2. #32
    Platin Aslan
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    hell
    Mesajlar
    1.619

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Frank Rijkaard ve bizim de Barçamız olur mu?
    06.06.2009
    Hep aynı şeyi söyledim; emin olmadan transfer yazmam...
    Ama satır aralarında o kadar çok şey yazdım ki, her seferinde o kadar çok mesaj verdim ki beni iyi takip edenler, Galatasaray’a gelecek hocanın;
    1-Alman değil, Hollandalı olacağını...
    2-Fatih Terim’in asla Galatasaray’a alınmayacağını,
    3-Bizim de Barçamız olur mu? başlığı altında Frank Rijkaard’ı ima ettiğimi,
    Anlarlar...
    Neden açık açık söylemedim?
    Çünkü bana samimi davranan yöneticilerin işini zora sokmak istemedim de ondan...
    Rijkaard desem hemen rakipler yola taş koyacak ve Rijkaard’ın fiyatı ikiye katlanacaktı...
    Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum.
    Galatasaray da zaman zaman bunları yapıyor. Ortalığı kızıştırıyor.
    Türkiye’de transferin bir sır oluşu bu yüzden.
    Üç büyükler ‘ben alamıyorsam o da alamasın’ mantığı içinde kıskanç ve çağ dışı davranıyorlar...
    Bunlar işin cambazlık tarafı.
    Gelelim Rijkaard’a.
    Galatasaray çok güzel bir iş yaptı.
    Tam yeri gelmişken manzara koyalım

    Fenerbahçe denenmişi denerken, gönderdiği Daum’u geri alırken hata etti.
    1-Daum hangi parlak başarıyı gösterdi ki geri geliyor?
    2-Denizli’de şampiyonluğu veren Daum değil mi?
    3-Fenerbahçe’den sonra attan inip eşeğe binen ve Almanya’da 2. Lig takımı çalıştıran Daum değil mi?
    4-Zico Daum’dan daha başarışlı olmadı mı?
    Bütün bunlardan sonra Fenerbahçe hala Daum’u alıyor, Galatasaray dünya takımı Barcelona’nın hocası Frank Rijkaard’ı getiriyorsa daha mevsim başı ilk raund Galatasaray’ın.
    Frank Rijkaard kimdir?

    Futbolculuk hayatında mükemmeldi... Beyindi, yaratıcıydı...
    Hocalık döneminde 2003-2008 arası Barça’yı çalıştırdı. Şayet Rijkaard başarılı olmasaydı Barcelona ona tam beş yıl tahammül etmezdi. Dile kolay tam 5 yıl Barça’da hocalık her babayiğidin harcı değil!
    Frank Rijkaard’ın özellikleri;
    1-Çabuk futbol
    2-Dikine oyun
    3-Topla aşk yapma, yani topu iyi kullanma
    4-Gençlere önem verme,
    5-Disiplin
    Bunlar Rijkaard’ın olmazsa olmazları...



    Rijkaard presin nasıl uygulandığını, pres yapmanın sadece ‘deli danalar gibi koşmak’ olmadığını öğretecek.

    Rijkaard dürüst ve cok açık bir insandır. Nettir. İnsanlara kucak açar. Sakın kimse onun iyi niyetini kullanmaya kalmasın, kaybeder...
    Yalanı dolanı, köylü kurnazlığını hiç sevmez.
    Herşeyi bıçak gibi keser atar.

    Bugün Barcelona mükemmel top oynuyorsa ve de Chelsea’yi, yenip Avrupa Şampiyonu oluyorsa bunda Rijkaard’ın payı büyüktür.
    Guardiola resmen Frank Rijkaard’ın mirasına çöreklenmiştir.
    Bravo Adnan Polat

    Adnan Polat’ı kutluyorum.
    Hem de iki kere...
    Hem Rijkaard’ı getirdi hem de bana söylediklerini aynen uyguladı.
    Sizler de doğru bilgilendiniz...

    Ne demişti Polat?
    Adnan Sezgin eldeki futbolcuları pazarlayacak...
    Ben ve Haldun Üstünel transferlere bakacağız...
    Haldun Üstünel de Rijkaard’ın transferinde önemli bir rol oynadı...
    Galatasaray çok güzel bir iş yaptı.

    Adnan Polat, Adnan Sezgin’i de harcamadı.
    Haldun Üstünel’i de zora sokmadı, Galatasaray kazandı.
    Bravo Polat.
    Galatasaray iyi yönetilirse gelecek onundur.
    Çünkü Galatasaray’ın iyi bir kadrosu var.
    Rijkaard Galatasaray’da ne yapar?

    Madde 1; Rijkaard Galatasaray’ı uçurur. Bunun için de üç şart var;
    1-Rijkaard’ın işine kimse karışmayacak. Yöneticiler Florya’da dolaşmayacak.
    2-Galatasaray taraftarı sabredecek,
    3-Gereksiz transfer yapılmayack. Eldeki kadro –bazı mevkiler hariç- yeterlidir.

    Frank Rijkaard geleceğin takımını yaratacak.
    Eldeki kadro bu iş için yeterlidir. Fazla oyuncuya gerek yoktur.
    İlk sene Galatasaray geleceğin kadrosunu kuracak, ne zaman ki Seyrantepe bitecek Galatasaray o zaman ‘üç baba’ daha bulacak ve Hagi, Popescu, Taffarel gibilerini alıp Avrupa’ya koşacak.

    Bu tarih de 2010-2011 sezonudur.
    Yani, bu yıl Rijkaard Galatasaray’ı tanıyacak sonrasında mükemmele koşacak.
    Ekonomik konjonktür de bunu söyler.
    Akıl da...

    Geriye dönelim, ip uçlarımı bir daha hatırlayalım.
    Ne demiştim?
    Bülent Korkmaz’ın üzerine bir hoca getirilecek ve Bülent Korkmaz onunla çalışacak.
    Bülent Bunu kabul etmez, dedim.
    Nitekim öyle oldu. Bülent haftalar önce istifa etti, Galatasaray bunu açıklamadı.
    Ne zaman ki Rijkaard oldu.
    Bülent Korkmaz ‘ben onun altında çalışmam’ deyince istifası yürürlüğe kondu!
    Bundan sonra Frank Rijkaard’ın yardımcılığını da muhtemelen Neeskens yapacak.
    Galatasaray da Florya’da büyük bir otoriteye kavuşacak.
    Galatasaray’da neler olacak?

    Rijkaard’ın çizgisi belli. Ya bana uyacaksın ya gideceksin!
    Kimler uyar, kimler gider?
    Topla fazla oynayanlar, topu kullanamayanlar, söz dinlemeyenler derhal gider!
    Hasan Şaş, Ümit Karan, Sabri...
    Lincoln için bir şey diyemem... %50-%50
    Topla iyi, disiplini zayıf!
    Gitmesi daha kuvvetli ama emin değilim...
    Yönetim Rijkaard’a ‘Lincoln’den vaz geç hiç düşünme’ derse Lincoln postalanır.
    Ama iyi bir Lincoln, Rijkaard’a yarar.

    Aydın Yılmaz’ın ufku açılır. Ama Aydın da akıllanmalı ve fizik güce kavuşmalı...
    Arda da yıldız olur ama o da vites büyültmeli!
    Baroş prim yapar,
    Servet ve Hakan Balta ve de Mehmet Topal mücadele güçleriyle avans alır...
    Ayhan ve Barış zorlanır.
    Ayhan geri dönüşlerden ve fazla çalımdan vaz geçer,
    Barış da topu iyi kullanırsa Rijkaard’ın gözdesi olurlar...
    Kewell fizik gücünü artırırsa ‘beyin’ olur
    Bakın bir çırpıda 9 isim saydım.
    Galatasaray akıllı bir transfer politikasıyla az adam alıp bu yılı başarıyla kapatabilir.

    Rijkaard ‘sihirli değnek mi’ demeyin!
    Galatasaray’ın sorunu Florya’daki otoriteydi. Rijkaard bunu sağlama alırsa Galatasaray şahlanır.
    RİJKAARD’ın TEKNiK DiREKTÖRLÜK KARiYERi

    1998-2000 / Hollanda Milli Takımı
    2001-2002 / Rotterdam
    2003-2008 / FC Barcelona

    BARCELONA'DA YASADIĞI BASARILAR

    Galatasaray'dan önce Barcelona'yı çalıştıran 46 yaşındaki deneyimli teknik direktör; İspanyol ekibi ile;
    2005/2006 sezonunda Şampiyonlar Ligi Kupası,
    2004/2005 ve 2005/2006 sezonu La Liga şampiyonluğu
    2004/2005 ve 2005/2006 sezonlarında İspanya Kral Kupası’nı kazandı.

    Bakın etrafınıza Galatasaray’ın rakiplerinde böyle bir deneyim,
    Böyle bir kariyer var mı?
    Rijkaard sırf kariyer...
    Rijkaard neden Barcelona’dan ayrıldı?

    Rijkaard Barcelona’nın iskeletini o kurmuştu. Sadece bir hatası vardı. Tutucu Katalan Barcelona’ya çk fazla Hollandalı oyuncu aldı ve bir kısmı takıma giremedi. O oyuncular da ister istemez ‘Hollandallar grubu’ oluşturdular. Tıpkı Fenerlilerin Brezilyalıları gibi...
    Rijkaard bu dengeye dikkat etmediği için Barça’dan ayrılmak zorunda kaldı.
    Rijkaard’ın futbol mantığı nedir?

    İspanya milli takımı ve Barcelona’nın şu an oynadığı; tek pas, çabuk pas, bireysel oyun,
    alan savunması, sahanın hemen hemen tamamını kullanmak, hepsi Rijkaard’ın futbol mantığı.. Onun yaptıklarından İspanya milli takımı bile nasibini aldı.
    Aragones uygulamacıydı...

    Türkiye’den kimleri ister?

    Rijkaard’ın Türkiye liginden isteyeceği yerli futbolcuları size şimdiden sayayım;
    Mehmet Topuz ama olmaz!
    Murat Ceylan ve İsmail (Antep’te, alınabilir )
    Özer Hurmacı (Ankaraspor alınabilir)
    Eren Güngör (Kayseri, alınabilir)
    Rijkaard defansta oynayan oyuncuların bile topu olumlu kullanmasını ister. Teknik ve isabetli oynamasını ister.
    Felsefesinde, doldur boşalt veya topu kes ileri dan dun vur, yoktur.
    Topla oynamayı seven Arda ve Lincoln kendilerini yenilemezlerse hocalarıyla ters düşebilirler.
    Fransa maçı düşündürücü!

    Yine futbol yok!
    Yine yalakalar takımımıza methiyeler düzecek...
    Fransa’da oynadık...
    10 kişi kaldık ezilmedik...
    1-0 iyi neticedir...
    Hazırlık maçıydı önemli değil!...

    Bunların hepsi abesle iştigaldir!
    Milli Takımımız top oynamıyor, iyi bir kadrosu yok, geleceğe dair ümit vermiyor!

    İbrahim Üzülmez ama herkesi üzer!
    Neden oynar o da bilinmez?
    Kalecimiz Volkan tam bir testlik embriyon!...
    Çok hata yapıyor, çok da gol kurtarıyor.
    Ortası yok!
    Gol onun yüzünden girdi.
    Üzülmez kafayla geri pas yaptı Volkan saçmaladı...
    İbrahim Üzülmez, Anelka boş kaleye gol atacakken penaltı yaptı!
    Ey be İbo!
    Bırak atsın... Hazırlık maçı... Ama sen takımını 10 kişi bırakma!
    Fatih Terim de hala bunlardan medet umuyor!

    İyi futbolcu olmakla Avrupa kantarına çıkmak başka...
    Hoca için de aynı kriter geçerli!

    Yine kaybettik hem de futbol oynamadan...
    Ribery bile kenarda başlamıştı üstelik...

    Bu takım Afrika’ya gidemez.
    Üzgünüm ama görünen köy kılavuz istemez!
    Artık kandırılmaktan bıktım...
    Topuz Fener’e gider!

    Beşiktaş’ın devreye girmesiyle çatallanan Mehmet Topuz transferinde Kayserispor meneceri Süleyman Hurma’yla konuştum. Hurma şöyle dedi;
    ‘Topuz’un Kayserispor’la daha bir yıllık sözleşmesi var, bizim onayımız olmadan bir yere gidemez. Topuz’la geçen hafta ben konuştum. Yılda 3.2 milyon TL alıyordu, 4.2 istedi. Veremeyiz dedim. O zaman bana bu fiyatı verene giderim dedi. Hayırlısı olsun dedik. Topuz dinlenmek için Antalya’ya gitti. Fenerbahçe istiyordu, onlarla görüştük, şartlarda anlaştık. Aziz Bey pazartesiye kadar müsaade istedi. Sözümüz söz dedik ayrıldık.

    Beşiktaş ayıp ediyor

    Hurma sözlerine şöyle devam etti;
    ‘Beşiktaş, Antalya’da Mehmet’i bulmuş anlaşmış, Mehmet de ‘ben zaten Beşiktaşlıyım’ demiş. Yıldırım Demirören beni aradı, Mehmet’le anlaştık dedi. Şaşırdım. Demirören, Ertuğrul Sağlam olayında da aynı hatayı yapmıştı. Sözleşmesi olan oyuncunun önce kulübüyle anlaşılır. Aksi olursa futbolcu zararını çeker...
    Sonuca gelelim;
    Kayserispor’un Fenerbahçe’ye verdiği söz geçerlidir. Mehmet Topuz ya Fenerbahçe’ye gider ya bir sene Kayserispor’da oynar sonrasında serbest kalır Beşiktaş’a gider. ‘Hayır artık Kayseri’de oynamam’ derse kurallar açık, mukavelesi bir yıl daha uzar.
    Kayserispor ciddi bir kulüptür ve verdiği sözden dönmez!
    Amaç ortalığı karıştırıp Topuz’u kapmaktır, ama olmaz!

    Gökhan Emreciksin ve üste para...

    Kayserispor Fenerbahçe’yle anlaşmış. Mehmet Topuz’a karşı Fener’den Gökhan Emreciksin’i ve 5 milyon dolar da para alacak...
    Fenerbahçe de Topuz’a Beşiktaş’ın verdiğinden 500 bin euro daha fazla verecek ve Topuz da Fenerbahçe’ye gidecek.
    Bu transfer de yatarsa Mehmet Topuz zararlı çıkacak.
    Ancak Topuz’un Beşiktaş’a gitmesi de hayaldir.
    Fenerbahçe vaz geçerse durum tekrar gözden geçirilir.

    Kafanızı şişirdim, yazı çok uzadı ama...
    Ne yapayım ki transfer dönemi...

    Beni takip eden yanılmaz!

  3. #33
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Insaallah..

    En önemlisi Disiplin ve Genclere önem vermek...

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  4. #34
    Altın Aslan Taner Okutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    izmir - karşıyaka
    Mesajlar
    18.490
    Blog Entries
    33

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Daum mu Rijkaard mı?

    İnsanlar birbirine benzemez. Tamam ama bir an için Fenerbahçe ile Galatasaray'ın tamamen aynı oyunculardan oluştuğunu hayal edin.
    Yani F.Bahçe'de Carlos varsa, G.Saray'da da olsun; iki Arda bulunsun, biri Fener'de, diğeri Cimbom'da oynasın.
    Futbolseverler şimdi şu soruya cevap versin:
    Tıpatıp aynı futbolcuları yöneten iki teknik direktörden hangisinin maçını izlersiniz?
    Benim buna cevabım net: Rijkaard'ın takımını merak ederim.
    Belki Daum daha başarılı olabilir. Daum yönetimindeki bir F.Bahçe, Rijkaardlı G.Saray karşısında ligi şampiyon bitirebilir.
    Ancak merak uyandıran, heyecan veren elbette Rijkaard'ın oynatacağı takım ve tarz olacaktır.
    Daum'u tekrar F.Bahçe'ye getirmek, Başkan Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının, kulübün "futbol geleceği" konusunda "vizyonsuz" olduğunu göstermekte.
    Bu karar, "Türkiye'de şampiyon olalım, gerisi Allah kerim" demektir.

    emre aköz
    Hepiniz yüklediğim anlam kadarsınız...
    Beklemek yavaş yavaş ölmektir...

  5. #35
    Altın Aslan Taner Okutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    izmir - karşıyaka
    Mesajlar
    18.490
    Blog Entries
    33

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Bir yiğit çıktı meydana

    Yiğit Şardan... Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı...'
    Ne kartvizit değil mi?
    Vay vay vay...
    Ağzından çıkan kanun olmalı kulüpte; her şeyi bilmeli.
    Geçen hafta düzenlediği basın toplantısına medyanın ilgisi o yüzdendi.
    'Bülent Korkmaz'la devam edebiliriz' dedi. Herkes de şaşırdı tabii. Ama Başkan Yardımcısı bu; dalga geçecek değildi ya!
    Futbolu yönetenleri; yani Başkan Adnan Polat'ı, Haldun Üstünel'i, Adnan Sezgin'i, Murat Yalçındağ'ı kendince rezil mi ediyordu yoksa! 'Siz hoca arayıp durun; ben söyledim söyleyeceğimi' mi demek istiyordu acaba!
    'Polat ne diyecek' diye beklerken merakla.
    Demedi bir şey.
    Öfkeliydi. Bulunduğu Madrid'den raconu kesti; 'Bülent'le yolları ayırın' dedi ve yollar ayrıldı.
    Peki neydi Şardan'ın derdi? Ne yapmak istedi? Koskoca Başkan Yardımcısı konuşmasının üzerinden bir hafta bile geçmeden tekzip edilebilir mi?
    1-Yönetim kurullarının bir namusu vardır. Orada konuşulan orada kalır. Medya önünde makyajlı laflarla çalışma arkadaşlarına geçirme yapılmaz.
    2- Yiğit bey, 14 aydır görevdesiniz. Madem futbolu yönetenlerin icraatından memnun değilsiniz, neden o güne kadar sustunuz? Nerelerdeydiniz?
    3- Siz yönetimde bir de mali işlerden sorumlusunuz. Yetkiniz var. Neden 2010 kongresine yakın bir zamanda bu çıkış yapma gereğini duydunuz?
    4-Yönetim kurulu 'O kulübün duruşunu sergiler' değil mi? Yani 15-16 yöneticinin bir duruşu olması gerekir ki, sahadaki 11 kişinin de bir duruşu olsun. Size göre bir ahenk var mı?
    5-Yönetim kurullarının bir planı, projesi, güvenilir bir mali tablosu vs, vs. olur. Bugünkü gazetelerdeki komikliğe bakın (08.06.2009) Rijkaard'a 4 milyon Euro verildi, yönetim para arıyor diye. Para yoksa Rijkaard'a nasıl verildi ?
    6-Bir yönetici düşünün ki, Galatasaray Atlıspor Kulübü'ne bir iyilik yapıyor ama babasının ismini veriyor ?
    Daha neler neler? Medyanın önünde 'Çok başlılık var diyeceğinize' önce kapalı kapılar ardında uzlaşma sağlayın.
    Acaba 2010 kongresi öncesinde aday olmanın nabız yoklamaları mı var diye de aklımdan geçmiyor değil.
    Veya herkes çıksın medyanın önüne kim Haldun Üstünel'e kıl, kim Polat'tan nefret ediyor, kim Yiğit Şardan'a tavır yapıyor, kim Sezgin'in varlığından rahatsız, kim aday olabilirim diyor açık açık konuşsun ve bir daha herkes sonsuza kadar sussun.Çünkü bu açıklamalar, perde arkasından çevrilen oyunlar, imalı konuşmalar Galatasaray'ı derinden yaralıyor.

    Konuş Üstünel

    Haldun Üstünel, konuşmalı, hem de hiç vakit geçirmeden...
    Çünkü çok iş bitiren Üstünel'in, net olarak isim verilmese bile 'Bülent Korkmaz ve Hasan Şaş'ın gönderilmesinde başrol oynadığı' her yerde tartışılıyor.
    Yani Üstünel'i suçlayan suçlayana.
    Hatta işi daha da çirkin boyutlara çekenler bile var.
    Hatta tribünden gelmiş birinin, Galatasaray yöneticiliği koltuğuna oturunca nasıl havaya girdiğini, herkese nasıl tepeden baktığını iddia edenler bile var.
    Tabi çamur at izi kalsın.
    Tribünden gelmek suç mu?
    24 saatte, 17 saat Galatasaray için çalışmak ayıp mı?
    Eşini iki kızını, işini bir kenara bırakıp otel lobilerinde sabahlamak, Galatasaray için yeni formüller bulmak ters bir şey mi?
    Rijkaard'ın ağzından girip burnundan çıkarak ikna etmek kolay iş mi?
    Saç uzatıp arkadan bağlamak racona mı ters?
    Ben Haldun Üstünel'e inananlardanım?
    Ama herkes ben değil ki. İşte onun için konuş Üstünel konuş. Konuş ki konuşanlar sussunlar artık, yoksa emeklerine yazık!

    Rijkaard'ın arkasına geçmeyin!
    Hagi'ye 'Ayhan Akbin'i yanına al' deyip de, sonra onu çılgına çevirenler.
    Gerets'e 'Sana müthiş oyuncular alacağız' deyip de, sonra İnnamoto'yu transfer edenler.
    Kalli'ye hiçbir şeyi yokken 'Sağlığı bozuldu' deyip de el sallayanlar.
    Skibbe'ye 'Çok sıcakkanlı bir Alman canım' deyip de 'Bu aşçı iyi yemek yapamıyor' diye gönderenler.
    Bülent Korkmaz gibi bir efsaneyi 'yanındayız' derken istifaya zorlayanlar.
    Ve her ortamda her hocaya 'Sen işine devam et, biz senin arkandayız' diyenler.
    Böyle bir ortamda Rijkaard gibi bir karizmanın gelişine şahit olduk.
    Lütfen artık Hagi'ye, Gerets'e, Kalli'ye, Skibbe'ye, Bülent Korkmaz'a söylenen gibi 'Arkandayız' denmesin Rijkaard'a.
    Sağında, solunda, önünde olun olmasına da ne olur geçmeyin arkasına!
    Özhan Canaydın'la başlayan bu 'Arkandayız' furyasında, arkasına geçilenlerin ne olduğunu biz gördük.!
    Onun için geçmeyin kimsenin arkasına, geçerseniz ne olacağını çok iyi biliriz.

    Rijkaard'ı getirmek kolay mı?
    Dünya futbolunun en önemli isimlerinden biridir Frank Rijkaard.
    İkna edilip de getirilmesi kolay değil.
    Bu yoklukta hem de.
    Para nasıl verilecek; bunu
    Sayın Polat ve Üstünel bilir. Gerçek şu ki; böyle birinin İstanbul'a getirtilip, imza attırılması rakipler açısından kıskanılacak bir durum. Rijkaard'ın, karizmasının Galatasaraylı futbolculara daha büyük bir ciddiyet getireceğinden kuşkum yok.
    Hollandalı teknik adamla Madrid'deki görüşmede futbolcuları anlatmışlar ona.
    O da 'Dünya yıldızı almanıza gerek yok' demiş ve eklemiş:
    'Üç transfer yeter. Milan Baros'un yanına forvet, bir de stoper almamız gerek.
    Abartmamıza gerek yok.'
    Kewell'ı ve Milan Baros'u iyi tanıdığını, Lincoln ve Nonda'yı kampta tanıyacağını söylemiş. Hiçbir futbolcuyu kaybetmek istemediğini, kimseye karşı da önyargılı olmadığını anlatmış. 'Yalnız işini ciddiye almayan, kaytaran, sürekli mazeret çıkaran futbolcuyu da istemem' demiş.
    Bu sözler mutlu etmiş Adnan Polat'ı. 'İşte aradığımız hoca' demiş, Haldun Üstünel'e mutlulakla.
    Bakalım ne gösterecek zaman? Nice mutluluklar.


    Bahri Havadır
    Hepiniz yüklediğim anlam kadarsınız...
    Beklemek yavaş yavaş ölmektir...

  6. #36
    Altın Aslan
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Bursa
    Yaş
    31
    Mesajlar
    9.877

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Galatasaraylı sabırla bekle!
    19.06.2009

    Benim Almanya’dan bir okuyucum var; aslında okuyucum değil dostum... Mükemmel bir futbol görüşü var... Bir de futbol hafızası var ki zaman zaman beni de hayrete düşürüyor...
    Öyle şeyler hatırlıyor ki evlere şenlik...
    Adı Recai...
    Sadece o değil, dünyanın her köşesinden bana mail atanlar var... Onların isteklerine göre bu sütunlarda yazılarımı şekillendiriyorum...
    Belki sizler bu aralar transfer haberi bekliyorsunuz ama az daha durun.
    Les Adnans’la konuştum... Bekle Tanburacı diyorlar...
    Gelen-giden trafiği karışık diyorlar...
    Haldun Üstünel’e ulaşamadım! O biraz havalandı!
    Neyse... Kendi bilir. Kulakları çınlasın...

    Almanya’dan Recai şöyle diyor;

    Galatasaray ve 7enerbahçe aralarla on yılda bir kötü olurlar, ama ikisinin aynı sezonda kötü olması 30 yılda bir olur.
    Yıl 1979 veya 1980... Rize 28 puanla küme düştü.
    O yıl 28 puanlı 5 takım vardı, averajı en kötü olan Rize düştü, averajı iyi olan 7enerbahçe ligde kaldı.
    Yine o yıl Galatasaray da iyi değildi.
    Aradan 29-30 yıl geçti bu yıl da al Galatasaray’ı vur F7’e...

    Çok güzel bir saptama...
    Beşiktaş’ın şampiyonluğu kutlu olsun ama Recai haklı... İki büyük için bu kadar da kötü bir sezon olmaz ki!

    Transferin en renkli günlerini 7enerbahçe yaşıyor


    Mehmet Topuz koyun gibi satıldı ki buna kendisi çanak tuttu. Bosman kararını galiba algılayamamış!
    Bir futbolcu uzun vadeli anlaşması olsa bile her zaman kendi özgür iradesiyle karar verme hakkına sahiptir.
    Bu hakkı kimse elinden alamaz. Topuz bu hakkı kendi eliyle verdi, hata etti...
    Ya da piyasayı bilerek kızıştırdı!
    Sonunda inşallah üzülmez!

    7enerbahçe Türkiye’de transfer edilebilecek tüm futbolcuları aldı, kimseye bir şey kalmadı.
    7enerbahçe’nin kadrosu genişledi.
    Ancak böyle şişen kadroda herkes yer bulamaz!
    Bana öyle geliyor ki onların yarısı sönecek...
    İlk olarak da Topuz!

    7enerbahçe yıllardan beri oyuncu alırken şunu düşünüyor; başkası kapmasın, rakipler zayıflasın!
    Bunun örneklerini geçmişte çok gördük.
    7enerbahçe'ye gidenlerin çoğu ömrünün ilk ve son transferini yaptılar, bunun farkında bile değiller.
    7enerbahçe’ye hayırlı olsun ama elden oyuncu çıkartmazsa şişik kadronun sorunlarını çok yaşayacak. Ayrıca ihtiyaç duyduğu mevkilere de daha transfer yapmadı!

    Galatasaray ne yaptı?

    Net söylüyorum, Galatasaray durgun!
    Rijkaard dışında icraatı yok.
    Galatasaray’ın alabileceği yerli oyuncu da kalmadı.
    Bir Murat Ceylan ve bir de İsmail kaldı. İkisi de Gaziantepli,... İbrahim Kızıl onları vermez...
    Yabancılar da el yakıyor. Şayet Servet Marsilya’ya satılabilirse kasaya iyi para girecek...
    Yöneticiler Servet’in işi daha bitmedi diyorlar... İnce bir hesap var... Özü şu;
    Galatasaray 7 milyon euroya Servet’i vermedi!
    Niang, dedi...
    Olmaz dediler...

    Şunu söyleyebilirim; Galatasaray sezonu açmadan transferi bitirecek...
    İki üç gün içinde transfer bitecek...
    Öyle diyorlar.
    Ben de inanıyorum. Ketum olmaya mecburlar...
    Yoksa fiyat tırmanıyor. Örnek; Topuz olayı...

    Rijkaard’la beş saat toplantı

    Yöneticiler Rijkaard’la beş saat toplantı yaptılar.
    Alınacaklar, satılacaklar belirlendi...
    Yönetici şöyle diyor;
    Tanburacı, şimdi ben ‘şu futbolcuyu alacağız dersem Rijkaard’a karşı güven sarsarım. Ayıp olur. Bekleyin en kısa zamanda bütçeye uygun, takıma yarar, flaş transferler gelecek...’
    Bekliyoruz...

    İpuçları var


    Önce olmaz denenleri söyleyeyim;
    Schneider çok pahalı vaz geçtik diyorlar...
    Deco aman aman...
    İster misin?
    Lincoln’e çare bulmadan onlar da olmaz!
    Lincoln kilişt adam.
    Lincoln gitmezse, Altıntoplar da zor diyorlar...
    Dinliyorum...
    Zorlamıyorum.
    Yazılanların çoğu palavra diyorlar.
    Bekle sen diyorlar...

    Ben de dönüp size yazıyorum;
    Transfer haberi diye beni sıkıştırmayın, şişeriz diyorum...
    Şurada ‘doğrucu Davutluğumuz var’ çizdirmeyin karizmayı diyorum.

    Medya Servet’i gönderdi...
    Yöneticiler; Servet giderse garanti iki savunma alırız diyorlar...
    O zaman Servet’i niye satıyorlar?
    İki savunmacı aynı para...
    Elde de savunmacılar var, diyorlar...
    Semih, Emre, Emre Güngör, Volkan...
    Pıhh!

    Gudjhonsen, Lucas Neill, Oleguer ve sağ kanada bir isim mutlaka var diyorlar...
    Gürcü Zurab Khizanishvili’den neredeyse vaz geçecekler... Onu sezdim... Tabii Servet’in gidişiyle ilgili. Belki de bir dünya starı gelecek!
    O kadar çok ihtimal var ki...
    O kadar da az para!...
    Akıllı kullanmak için de çok düşünmek gerek.
    Oliviera ve Babel...
    Babel hiç olmaz diyorlar...

    Daha ne futbolcu isimleri var; Henrique, Caceres... Neler neler...
    Transfer yapmak kolay, önemli olan onlardan faydalanmak.
    Bir sene daha güme gitmemeli, akıllı hareket etmeli.
    Galatasaray çok dengeli yürüyor.
    İnşallah apışmaz!

    Yabancılara bakalım;

    Kewell, Lincoln, Nonda, Baroş, Linderoth.
    Hesapta üç yabancı alınabilir.
    Carrusca kirada, Linderoth sakat!...
    Carrusca zarara da olsa satılır ya da kiralanır, bir daha geri gelemez!
    Linderoth için görüşler farklı.
    Rijkaard onu tanımıyormuş bile...
    Ama sezon açılışına katılacak ve Rijkaard onu görecekmiş...

    Ayranı yok içmeye ibrikle gider çeşmeye

    Galatasaray deneyimli takım... Tabii ki transferi ince eleyip sık dokuyarak yapacak. Kayba tahammülü yok. Hele bir de Avrupa’dan elenirse Galatasaray yanar!
    Onun için de dikkat etmeli. İyi futbolcular almalı.
    Kimse de Eto’o meto beklemesin...
    Eto’o gelirse mükemmel ama...
    Çok pahalı!
    Galatasaray ucuzcu!
    Ayranı yok içmeye atla gider çeşmeye...

    Benden söylemesi;
    Transferi ‘aldık’ demek için yapmasın.
    Öylelerini çok gördük;
    Carrusca gibiler gelecekse taraftar yanar.
    Zira bilinir ki;
    Tezekten terazinin boktan olur dirhemi.

    Bu futbolculara bir bakın

    Copenhag takımında iki forvet oyuncusu var, Cesar Santin ve Ailton Almeida ve sol bek Oscar Wendt (İsvecli). Galatasaray’a yakışır futbolcular, büyük yıldız değiller ama iyi oyuncular.

    Genç yetenekler; Mourad El Bariaki, Osama Akharraz
    Broendby 2. takımında oynuyor, çok büyük yetenekler.

    Bekleyin Galatasaraylılar...
    Sağ açık, forvet, orta saha, iki savunma, bir kaleci diyorlar...
    6 oyuncu alınacak!
    Beş yabancı zaten var...
    Demek üçü yurt içinden olacak...
    Ya da birileri gidecek!

    Ümit Karan da kalmaz!
    Galatasaray yenilenecek...
    Eskilerle ilgisi kesilecek.
    Bunu ben demiyorum, yönetim söylüyor.
    Beceremezlerse Florya yine karışır...

    Not;
    Galatasaray bonservisi elinde futbolcu alır, bonservis bedeli ödemez!
    Yoksa Servet’i satmaz!

    Osman Tanburacı
    [img width=80 height=20]http://i830.photobucket.com/albums/zz222/ismails/Arenapng.png[/img]

  7. #37
    Altın Aslan Taner Okutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    izmir - karşıyaka
    Mesajlar
    18.490
    Blog Entries
    33

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    G. Saray taraftarına açık mektup
    Galatasaraylılar... Eyy taraftarlar... Biliyorum, her şeyi istiyorsunuz.
    - Yıldız oyuncular transfer edilmeli,
    - Müthiş bir teknik direktör gelmeli,
    - Olağanüstü bir stadımız olmalı,
    - Biletlerde indirime gidilmeli,
    - Storlardaki forma fiyatları indirilmeli, hatta bedava verilmeli...
    - Takımımız her maçta rakip takımlara en az üç fark atmalı,
    Daha neler neler...
    Haklısınız! Her kulübün taraftarları bunları ister.
    İster de... İsteyen adam biraz da 'Bana ne görev düşüyor acaba' der.
    'Ben de kulübüme bir katkıda bulunabilir miyim!' diye araştırır insan önce...
    GSMobile 13 binlerde daha... Fenerbahçe 25 bini buldu.
    Kombinelere ilgi yok.
    Seyrantepe'deki stattan yerinizi ayırttınız mı!
    Galatasaray ürünlerinden hiç aldınız mı?
    Yok yok yok.
    İstemeye gelince... İste iste iste!
    'Bize Ronaldinho yakışır canım!'
    'Yuh olsun! Başkan Deco'yu alamamış!'
    Daha neler neler.
    Fenerbahçe taraftarlarının kulübüne katkıda bulunmak için ürünlere gösterdiği büyük ilgi, Fenercell satışları tur bindirmiş Galatasaray'a...
    İsteyenler... Hadi bunlar için de yarışsanıza Fenerbahçelilerle. Ne duruyorsunuz?
    Yoksa sadece iki bilet alıp bağırmakla bu işler olmuyor...

    Bahri Havadır
    Hepiniz yüklediğim anlam kadarsınız...
    Beklemek yavaş yavaş ölmektir...

  8. #38
    Gümüş Aslan
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    806
    Blog Entries
    1

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    bir şeye katılmıyorum 7enercell gsmobilden iki ay önce başladı fark rahat kapanır
    Bizim için hiç birşey imkansız değildir çünkü hayallerin bittiği yerde bizim gerçeklerimiz başlar

  9. #39
    Cengiz
    Ziyaretçi

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    bahri havadır doğru yere temas etmiş. öz eleştiri yapmak gerekirse galatasaraylılar taraftar tanımı hoplayan zıplayan rakip takıma küfreden taraftar olarak görüyor. oturan kişi istenmiyor. tamam takıma destek güzel şey ama birazda cepler ele atılmalı. her nekadar f7 taraftarı rakip taraftarda olsa onlar klüplerine sahip çıkıyorlar . onlar belki koltuklarında oturuyorlar ama klüplerinede katkıda bulunuyorlar. çok acı ama gerçek bu.bu yazıma tepki vereceler olacak ama bizim taraftarlık anlayışımız yanlış. devir artık klübe katkıda bulunan taraftarların devri.hoplamak zıplamak hikaye artık.

  10. #40
    Altın Aslan Sezai KILIÇ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Nereden
    İstanbul-Kartal
    Yaş
    34
    Mesajlar
    10.746

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Aslan Kazakistan’da Hasan Avrupa’da!Üç fotoğraf hatırlıyorum...
    ***
    Biri, Mısır’dan...
    Reuters geçmişti.
    Bir Cuma namazı.
    Cemaat imamı dinliyor.
    Orta sıralarda bir adam var.
    Üstünde sarı-kırmızı Galatasaray forması, sırtında ‘Hagi’ yazıyor.
    ***Biri, Irak’tan...
    Associated Press geçmişti.
    ABD işgale başlamış, son günlerini yaşayan Saddam, halkına moral verebilmek için Bağdat sokaklarına çıkmış, etrafında insanlar... Birinin üstünde Galatasaray eşofmanı var.
    ***
    Ezilen, mazlum ülkelerin ve özellikle Müslümanlar’ın gururu olmuştu Galatasaray.
    ***Öbür fotoğraf, Güney Kore’den.
    Ben gözümle gördüm.
    Başkent Seul.
    Gecco Bar.
    2002 Dünya Kupası’na katılan ülkelerin barıydı, bu bar... ‘Kazananların barı’ deniyordu. Çünkü, o gün hangi ülke maç kazandıysa, o ülkenin taraftarları geliyor ve ‘milli kutlama’ yapılıyordu. Brezilya’ya ecel teri döktürmüş ama, yenilmiştik. Kosta Rika’yla berabere kaldık, hevesimiz kursağımızda kaldı... Gruptaki son maçımızda Çin’e 3 tane taktık ve Gecco Bar’ın yolunu tuttuk... Kutlama sırası bizdeydi.
    ***
    Türkiye’den Avrupa’dan ABD’den Avustralya’dan gelen Türkler, hınca hınç doldurmuştu Gecco Bar’ı... Her yanda Türk bayrakları... Şampanyalar patlıyor, viskiler gidiyor, votkalar geliyor... Aniden 20-30 kişilik zenci bir grup girdi içeriye... Senegalliler... Hepsinin üstünde Türk milli takımının forması, hepsinin sırtında ‘Hasan Şaş’ yazıyor! Meğer bizim Hasan, Brezilya’ya attığı o müthiş golle, Afrikalılar’ın sevgilisi olmuş... Hasan’ın şerefine Senegalliler’le kadeh tokuştururken, 40-50 kişilik yaygaracı bir grup daha girdi içeriye, ‘Törkiy, Törkiy’ diye bağırıyorlar... Uruguaylılar... Hepsinin üstünde Türk milli takımının formaları, hepsinin sırtında ‘Hasan Şaş’ yazıyor! “Neden başkası değil de, Hasan Şaş’ın forması?” diye sormuştum, “Brezilya’ya gol atan her yürekli adam biraz Uruguaylıdır” demişlerdi. Peşinden Koreliler geldi, gene Türk milli takımı forması, gene sırtlarında Hasan Şaş yazıyor.
    ***Ve, o Galatasaray, o Hasan’ı kapının önüne koydu, kovmaktan beter etti...
    ***
    Bu yazıyı yazmak, bir gazeteci olarak değil, bir futbolsever olarak boynumun borcudur...
    ***Evet, hiçbir kulüp ilelebet bir futbolcuyla çalışmak zorunda değil; el sıkışırsın, yolları ayırırsın... Ama, Hasan’ın bu ülke için yaptıklarını, Galatasaray için yaptıklarını bu kadar kolay unutmak, bu muamele, hakikaten çok ayıp oldu.
    ***
    Ve, kadere bakın ki...
    Avrupa fatihi Galatasaray’ın Avrupa’da hiç umudu yok ama, o beğenmedikleri Hasan’ın Sivas formasıyla Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde oynama ihtimali var.



    Al birini vur öbürüneArşive bakıyoruz...
    ***
    “Galatasaray, Servet’in büyük hatasıyla Metalist’e yenildi...”
    “Fenerbahçe, Servet’in inanılmaz hatasıyla Lyon’a yenildi...”
    “Servet’in pozisyon hataları milli takımı dağıttı; Ukrayna yürüye yürüye 3 gol attı.”
    “Servet mühadale etmek isterken topu kendi ağlarına yolladı; Helsinborg adeta servet kazandı...”
    “Servet’in dengesiz girişiyle Hırvatistan’ın Koprivnica takımı penaltı kazandı; Galatasaray kolay maçta ecel teri döktü.”
    ***En son habere bakıyoruz...
    ***
    “Servet, inanılmaz bir hata yaparak, narkotik polislerinin bulunduğu minibüse çarptı... Servet’in 8’de 8 kusurlu bulunduğu kaza sonucu, gizli operasyon mecburen iptal edildi.”
    ***Marsilya’ya sabırlar dilerim!
    ***
    Devam edersek...
    ***“Gökhan Zan’ın pozisyon hatasını Baros affetmedi...”
    “1.76 boyundaki Alex, 1.94’lük Gökhan Zan’ın yanından kafayla golü attı...”
    “Gökhan Zan, fizik olarak çok daha zayıf olan Semih’in karşısında dağıldı...”
    “Gökhan Zan büyük bir hatayla Uruguay’a adeta ‘al da at’ dedi, Fatih Terim küplere bindi...”
    “Kezman’ın attığı golde Gökhan Zan’ın müthiş hatası vardı...”
    “Gökhan Zan geri pası ıskaladı; Portekiz affetmedi.”
    ***
    Servet’i gönderip, Gökhan Zan’ı alan Galatasaray’ı kutlarım!



    Topuz, Beckham olur mu?Tartışılan soru şu:
    “Mehmet Topuz, David Beckham gibi marka olabilir mi?”
    ***
    Önce Beckham’a bakalım...
    ***6 defa İngiltere Şampiyonu oldu.
    1 defa İspanya Şampiyonu oldu.
    Şampiyonlar Ligi Kupası var.
    Kıtalararası Kupası var.
    117 defa milli oldu.
    58 defa milli takım kaptanlığı yaptı.
    İngiltere’de ‘Yılın Spor İnsanı’ seçildi.
    Kraliçe taktı... İmparatorluk Nişanı var.
    UNICEF elçisi.
    İnternet arama motoru Google’de ismi en çok aranan kişi oldu.
    Spice Girls grubunun ‘havalı’ lakaplı üyesi Victoria ile evli... Victoria, zengin bir ailenin kızıydı, liseye bile babasının Rolls Royce’uyla giderdi; şu anda, şarkıcı, söz yazarı, moda desinatörü, yazar, iş kadını, aktrist ve fotomodel... Düğün fotoğrafları 1 milyon dolara satıldı... Londra’daki malikaneleri, 15 milyon dolar... Üç oğulları var. Çocukların vaftiz babası Elton John, vaftiz annesi Elizabeth Hurley... ABD’deki malikaneleri California Beverly Hills’de, 22 milyon dolara aldılar... Tom Cruise, Katie Holmes ve Jay Leno, komşuları... ABD’nin Galaxy takımına transfer olduğunda, Los Angeles’taki Museum of Contemporary Art’ta ‘hoş geldin partisi’ verildi; Steven Spielberg, Jim Carrey, George Clooney, Tom Cruise, Katie Holmes, Will Smith, Oprah Winfrey katıldı. ABD’deki gazete, televizyon ve dergilere verdikleri özel röportajlardan 14 milyon dolar kazandılar... Eşiyle birlikte iç çamaşırlarıyla Armani’ye poz verdi, 48 milyon dolar aldılar... Armani’nin yanı sıra, Motorola, Adidas, Pepsi ve Gilette reklamlarında oynadı. Vücudu 200 milyon dolara sigortalı... 15 tane dövmesi var; çocuklarının ismini, eşinin ismini, eşinin resmini, melek resmini, en sevdiği sayı olan 7’yi filan sırtına ve kollarına kazıttı. Eşi Victoria, İngiltere’nin en zengin 52’nci kadını... Karı-kocanın toplam serveti, 400 milyon dolardan fazla.
    ***
    David Beckham, 34 yaşında.
    ***Mehmet Topuz’a bakmayalım isterseniz artık... Çünkü şu anda 26 yaşında ve bunları yapabilmesi için sadece 8 senesi var!
    Aslanlar kendi tarihlerini yazıncaya kadar
    Tarih , Avcı'yı övmeye devam edecektir....!!!

  11. #41
    Altın Aslan korel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Almanya/Berlin
    Yaş
    40
    Mesajlar
    10.295

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Aziz Yıldırım üç yıl üst üste şampiyonluk sözü verdiği günden bu yana "Fenerbahçe cephesi yeni sezonda kesinlikle çok agresif davranacak ve lig yangın yerine dönecek" diyerek önemli bir konuya dikkat çekmeye çalışıyorum...
    Şansal Büyüka ve Reha Muhtar gibi ustaların aynı konuda yazıp, tehlikenin farkında olduklarını belirtmeleri geniş kitlelerin uyarılması anlamında atılmış çok ciddi adımlardır...
    Dün de değerli meslektaşım Cemal Ersen, PAF Ligi'yle ilgili olarak Fenerbahçe'nin kopardığı kıyametin, aslında yeni sezon için federasyona aba altından sopa göstermek olduğunu en güzel şekilde vurgulamış.
    Medyanın bu konuya kayıtsız kalmaması çok önemli...
    Herkesin uyuduğunu ve kendi senaryolarını sessizce uygulayabileceklerini düşünenler bu vesile ile yanıldıklarını da anlamış oluyorlar.
    Öte yandan Aziz Başkan yeni sezonda sadece kuru gürültü koparıp federasyon, MHK ve diğer kurullar üzerinde baskı kurmakla yetinmeyecek...
    Şampiyonluk yolunda en çok çekindiği takım olan Galatasaray'ın en kritik oyuncusunun kafasını karıştırmak gibi ince bir siyaseti de ısrarla uyguluyor...
    Yoksa o da biliyor Arda'nın hiçbir zaman Fenerbahçe forması giymeyeğini!..
    Bununla birlikte Arda konusunu gündemde tutup G.Saray'ın kimyasını bozabileceğinin de farkında...
    Dolayısıyla yaptığında şaşılacak bir şey yok...
    Beni asıl şaşırtan Adnan Polat'ın bu tuzağa düşmesi ve kaçak dövüşerek Arda'yı baskı altında bırakması...
    Her neyse...
    Geri sayım sürüyor...
    Yeni sezonda önce Fenerbahçe gürültü koparacak, ardından da Galatasaray ve Beşiktaş veryansın edecek bu kesin...
    Neden derseniz, üç büyükleri yönetenler çok iyi bilirler ki kaotik ortamlarda rüzgar, sesi gür çıkandan yana eser...
    Uzun sözün kısası 9 Ağustos'tan itibaren, geçen sezon yaşanan tertemiz ligi mumla arayacağımızdan kuşkunuz olmasın.

    TURGAY DEMİR/ FOTOMAÇ



    bu yaziyi unutmayalim agresif olucaklarmis
    Bu Ates Üfleyerek Sönmez ,...(Büyük Baskan Ünal Aysal)

  12. #42
    Altın Aslan Taner Okutan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    izmir - karşıyaka
    Mesajlar
    18.490
    Blog Entries
    33

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Lincoln nerede?


    GALATASARAY’ın Lincoln’le başı dertte. Takım çalışmalar başlayalı iki hafta oldu, Brezilyalı futbolcu hala ortalarda yok.

    Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Canı istediği zaman oynayan, istemediği zaman sakatlığını bahane eden, ülkesine gitti mi dönmek bilmeyen sambacı ‘iki ucu çamurlu değnek’ gibi.

    Başkan Adnan Polat, ona sahip çıkmaya çalıştı, yeri geldi sırtını sıvazladı, yüreklendirdi. Lincoln ne yaptı? Ekmeğini yediği kapıya ihanet etti. Uslanmak nedir bilmiyor. Lincoln, iç sahalarda oynamayı seviyor. Kumaşı iyi olduğu için her zaman gıdıklanmak istiyor. Deplasmana gelince kaçacak delik arıyor. Sudan bahaneler üretmeye bayılıyor. “Hava soğuk”, “Zemin buzlu”, “Sakatım” ve daha nice bahaneler...

    Kaprisleri bıktırdı

    Esprili olduğu için takım arkadaşları tarafından da seviliyordu ama yaptığı yanlışlıklar, takımın kendisine ihtiyaç duyduğu zaman onları yalnız bırakması ve kaprisleri herkesi bıktırdı.
    Tatil için ülkesine giderken yanında dolu dolu 10 bavul da götürmesi, “Gitti gidiyor, döner mi bilmem” şarkısını gündeme getirdi.

    Soruyorum, “Böyle bir futbolcunun G.Saray’a ne faydası olur?” Takım arkadaşları açılış kampına katılırken o hala ortalarda yok. Böyle bir futbolcuyu kim kabul eder?



    ilhan söyler
    Hepiniz yüklediğim anlam kadarsınız...
    Beklemek yavaş yavaş ölmektir...

  13. #43
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Fenerli Cihan Kamer'e cevap

    Araya Abdul Kader Keita'nı transferi girdi Fenerli dostum Cihan Kamer'e cevabım gecikti. Kamer şakayla karışık iyi sallamış Cim Bom'a... Güldüm, gülerken de fırsatı kaçırmadım.

    Araya manzara koyayım dedim.

    Nasıl olsa bugün weekend... Haber de yok!

    Gülelim biraz.

    Şu sıralar Fenerbahçe Poulsen de Poulsen diye yana yakıla adamın peşinde koşuyor.

    Poulsen de ‘Fener'e gelmem' diyor ya... Aynı Mehmet Topuz gibi. Topuz da Beşiktaşlıyım demiş Fener'e gelmek istememişti, Aziz Başkan da arabaya atladığı gibi Topuz'u Antalya'dan kapıp getirmişti ya...

    Aziz Başkan şimdi de bi zahmet Poulsen'e bir uzansın kapsın adamı geliversin!

    Amma sansasyon olur hani...

    * * *

    Sporx'teki yazılarıma bazı Fenerbahçeliler gönül bırakıyor... Fener'i çok ti'ye alıyormuşum...

    Hiç de öyle bir amacım yok ama şaka yapmaktan da hoşlanıyorum.

    Kalp kırmadan!

    Laflarıma alınan Fenerliler de varsa kendi sorunudur.

    Ben hata yapmadığımdan eminim...

    * * *

    Bana bahane bulan Fenerliler, bakın FB Yönetim Kurulu üyeniz Cihan Kamer, Galatasaray'a neler diyor...

    Hem de Fenerbahçe Dergisi'nin Temmuz sayısında...




    Cihan Kamer;

    "Rijkaard Galatasaray'a güzel ikincilikler yaşatacaktır."

    Tanburacı'dan cevap;

    Denizlispor maçı pehlivan tefrikası gibi 16 dakika uzadı Daum Fener'i ikincilikten öteye taşıyamadı!... Fenerliler Daum'u neden geri getirdi? İkinci olmak için!

    "İSTESEYDİK RİJKAARD'I ALIRDIK"

    Bakın daha neler diyor Cihan Kamer;

    "Biz isteseydik, Sayın Başkan Aziz Yıldırım isteseydi bugün takımımızın başında Rijkaard vardı. Daum taraftarın, başkanın ve yönetimin tercihidir. Bence doğru bir tercihtir. Çünkü pek çok kişiye de sordum, hep iki isim söyleniyordu. Birisi Lucescu, birisi Daum. Hiç kimse Rijkaard demiyordu. Tercihimizi Daum'dan yana kullandık. Biz hızlı şampiyonluk istiyoruz."

    Tanburacı'dan cevap;

    İlahi Kamer, Fenerbahçe'nin bildiği iki hoca var; Biri Galatasaray'ı şampiyon yapan Lucescu, Öteki Beşiktaş'ı şampiyon yapan Daum. Dünyaya açılsanıza... Rijkaard'la bir tanışsanıza... Denenmişi denemesenize... Galatasaray ve Beşiktaş'ın peşinden giderek nasıl hızlı şampiyon olacaksınız? Hep arkada kalmakla şampiyon olunur mu?

    "GEÇEN SENE DAUM OLSAYDI UEFA KUPASINI ALIRDIK"

    Cihan Kamer'den bir veciz cümle daha;

    "Shakhtar Donetsk ve Werder Bremen'i finalde izledik. Bizim takımımız geçen sezon UEFA'yı yüzde 100 kazanabilecek bir kaliteye sahipti. Bizim doğru bir teknik direktörümüz olsaydı, örneğin yine Daum olsaydı UEFA Şampiyonluğu, lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupası bizimdi."


    Tanburacı'dan cevap;


    Cihan Kardeş affedersiniz ama Aragones'i, Galatasaray mı Fener'in başına getirdi? Dedeyi Euro 2008'in şampiyonu İspanya'nın başından siz aldınız da tantanayla takımın başına getirdiniz.. ‘Daum olsaydı UEFA Şampiyonluğu, lig şampiyonluğu ve Türkiye Kupası bizimdi" diyorsunuz. Hafızanızı bir yoklayın bakalım... Fenerbahçe Türkiye Kupasını almayalı çeyrek asır, UEFA'yı almayalı da bir asır olmuş!... Çok değil iki yıl önce Fener'de Daum da vardı... Alsaydı ya o zaman kupaları... Güldürmeyin beni lütfen!...




    Cihan Kamer kardeşime sevgilerimi yolluyorum.

    Fenerbahçe'ye de başarılar diliyorum.

    İnşallah arzuları gerçekleşir.

    Ben de Fenerbahçe'yle gurur duyarım.

    * * *

    Bu şakalaşmalar da olmasa neye yarar Galatasaray-Fenerbahçe rekabeti...

    Fener Galatasaray'a 6 atacak, Galatasaray UEFA'yı alacak yuvarlanıp gideceğiz işte...

    Bana gelen maillerden bir tanesini de sizlerle paylaşmak istedim.

    Gönderen zata teşekkürlerimle;

    Selamlar Osman Bey;
    Sabah kahveme eşlik eden gülümsemeniz
    Bazen kızarak bazen işte budur diyerek
    Ama her zaman titizlikle ve saygıyla takip ettiğim yorumlarınız için teşekkür ederim.
    Tarafken nasıl tarafsız olunabileceğini umarım bir gün herkes anlar da sizlerin kıymeti daha net anlaşılır.
    Elinize, dilinize, yüreğinize sağlık..
    Umut Erdem
    Fenerbahçe





    Kupalar satışta

    Özhan Canaydın o sıralar hep para darlığı çekiyor ya...

    N'apsın...

    Düşünmüş taşınmış UEFA Kupasını açık artırmayla satışa çıkarayım kasaya biraz para girsin demiş...

    Koymuş UEFA Kupası'nı mezata...

    Bir, üç, beş derken...

    Piyasa başlamış kızışmaya...

    Salonda bulunan Aziz Yıldırım bakmış Galatasaray paçayı kurtaracak doğru kulübe koşmuş son Türkiye Kupası'nı kapmış gelmiş...

    Bunu gören Canaydın derhal mezattan çekilmiş...

    Neden demişler?

    Onlarınki daha fazla eder, sonra madara oluruz çünkü onlarınki antika!

    Osman Tanburaci

    Kaynak:sporx.com

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  14. #44
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    RIJKAARD'IN İPİ...
    Galatasaray'ın çiçeği burnunda yeni teknik direktörü Frank Rijkaard, önümüzdeki sezon Sarı-Kırmızılıları sahaya hangi taktikle süreceğini açıklamıştı.

    Hollandalı teknik adam aynı Barcelona'da uyguladığı ve başarıdan başarıya koştuğu dönemdeki gibi Galatasaray'ı da 4-3-3 dizilişiyle sahaya süreceğini bildirdi.

    Barcelona'da oldukça başarılı olan bu sistem, ilk zamanlarında Rijkaard'a oldukça zor anlar yaşatmıştı çünkü takımı bu kollektif sisteme çabucak adapte olamayıp aldığı mağlubiyetlerle bir ara La Liga'da düşme potasına bile gerilemişti.

    Rijkaard'ın sistemi haftalar geçtikçe oturmaya başladıktan sonra Katalanlar üst üste galibiyetler almaya başlamış ve Rijkaard için oldukça kötü başlayan 2003-2004 sezonunu, Valencia'nın ardından lig ikinciliği ile sona ermişti.

    HER ŞEYİN BAŞI SİSTEM SİSTEM SİSTEM!!!

    2004-2005 sezonu başında artık birbirlerine alışkın, oyun şablonu, sistemi oturmuş olan bir Barcelona vardı sahada. Ronaldinho önderliğindeki Katalanlar, La Liga'da şampiyonluğa uzanıp Şampiyonlar Ligi'nde de talihsiz bir şekilde çeyrek finalde Chelsea'ye elenmişlerdi. Bir sonraki sezonda ise La Liga şampiyonluğunun yanında bir de Şampiyonlar Ligi şampiyonu olarak, futbol otoriteleri tarafından yılın takımı ünvanına sahip olmuştu.

    Rijkaard'ın elinde Xavi, Samuel Eto'o, Messi, Iniesta (Rijkaard döneminde tam olarak yıldızı parlamamıştı), Ronaldinho gibi yıldızlar vardı. 'Bu yıldızlar her taktikte nasılsa oynarlar' gibi cümleler ülkemizde oldukça yaygın olduğundan, İspanya'da işsiz kalmış teknik direktörler acaba şu tarz yorumlar yapmış mıdır?

    "Barcelona'yı bana verin, ben de şampiyon yaparım. Sıkıysa gelsin Ossasuna'yı şampiyon yapsın Rijkaard efendi."



    RIJKAARD'IN İPİYLE KUYUYA İNİLİR

    Konumuzdan sapmayalım, Aslında herkesin unuttuğu, Rijkaard'ı başarılara koşturan taktiğin büyük sırrı 'ipte' gizliydi. Hollandalı teknik direktör 4-3-3 sistemini takımına uygulatmak için, Barcelona'ya yaptırdığı idmanlarda tüm oyuncuları iple birbirine bağlarken ortadaki yani merkez ipe de Xavi'yi geçirirdi.

    Buradaki amaç takımca birlikte hem defansta hem de ofansta birlikte hareket etmek. Bunu için bir merkeze ihtiyaç vardı. O da orta sahanın beyni Xavi Hernandez'di.

    GALATASARAY'DAN BARCELONA OLUR MU?

    Peki bu taktik ve Galatasaray'ın oyuncu yapısını da düşünürsek Sarı-Kırmızılılara uyabilir mi? Oyuncu kalitesinden dolayı Barcelona'daki başarının aynısını Galatasaray'dan beklemek oldukça yanlış olup, tarftarları hayal kırıklığına uğratabilir. Bazı bölgelerdeki oyuncular ve özellikleri tam bu sistemin için yaratılmışsa da en büyük sorun olarak geri dörtlü görünüyor.

    Bu göbekle biraz zor;

    Defanstan ofansa incelersek Servet Çetin ve Gökhan Zan ikilisinin savunma yönleri oldukça güçlü olmasına rağmen sık pas alış verişi yapacak kadar kaliteli ayaklara sahip değiller. Servet bir nebze Gökhan Zan'dan daha iyi top çıkartmasına rağmen yine bu taktiğin işlemesi açısından tam olarak da yeterli olduğu söylenemez.

    Beklerde umut var;

    Savunma kanatları olarak sol kanatta Hakan Balta yine istikrarlı performansını sahaya yansıttığı sürece Rijkaard'ın ve sahada takım arkadaşlarının en güvendiği isimlerden biri olacaktır. Hem savunma yönü kuvvetli, aynı zamanda sol ayağını iyi kullanabilen Balta bu taktiğin değişilemez sol bek oyuncusu olarak sahadaki yerini alacaktır.

    Sağ bekte Sabri, ortaya koyduğu istikrarsız ve dengesiz oyunuyla Rijkaard'ı da her hafta yanıltabilir. Bir hafta oldukça üst düzey bir futbol oynayan Sarıoğlu, bir sonraki hafta futbola yeni başlayan amatör bir oyuncudan farksız hatalar yapabilir.

    4-3-3'ün sağ beki olarak aslında sürati, hırsı ve ileri çıkmayı seven Sabri'yi bu yönleriyle incelersek tam aranan kan olaması gerekir fakat yukarıda bahsettiğimiz gibi tek ve en büyük sorunu istikrarsızlığı.



    En alternatifli bölge orta saha;

    Barcelona'da, nasıl Rijkaard takımın merkezini Xavi olarak belirlediyse, Galatasaray'da merkez ipi Ayhan'ın boynuna geçmesini bekleyebiliriz çünkü Rijkaard daha önceden yaptığı açıklamada, orta saha üçlüsünü Linderoth, Barış ve Ayhan'dan oluşturacağını söylemişti.

    Bu oyuncuların alternatifleri ise Mehmet Topal, Mustafa Sarp ve ilerde büyük umut vaad eden genç Emre Çolak olacaktır. Bu futbolcular her hangi bir sakatlık veya ceza durumunda bu üçlünün yerini rahatlıkla doldurabilirler.

    Ayhan, bu üçlü arasında defansif yönüne karşılık ofansif olarak da Linderoth ve Barış'tan daha üstün meziyetlere sahip. Linderoth eğer sakatlığından sıyrılıp Premier League'de Everton formasıyla sergilemiş olduğu performansı sahaya yansıtırsa ön liberoda Galatasaray'ın başı hiç ağrımaz hatta bu bölgede alternatifi Mehmet Topal'la gireceği forma savaşından yine Galatasaray faydalı çıkacaktır.

    Bu bölgede en çok aksayan isim pas trafiğinde Barış olacaktır. Alman alt yapısında yetişmeyip Türkiye'de yetişmiş olsa, belki de futbolunu bu kadar bile geliştiremeyecek olan Barış'ın en önemli ve tek özelliği kondisyonunun çok iyi olması ve pres gücü.

    Evet bu taktikte orta sahada prese dayalı oyuncular tercih edilmesi baş faktör olsa da Barış'ın pas kabiliyetinin bir orta saha oyuncusuna göre ne kadar düşük olduğu ortaya çıkacaktır.



    Merkez Arda olmalı;

    Galatasaray'ın yeni 10 numarası ve kaptanı Arda Turan için bu taktikte en faydalı olabileceği bölge ileri üçlünün sol tarafı gibi görünse de, Rijkaard'ın sistemin getirdiği merkez oyunculuğu Galatasaray'da Arda'dan başka kimse iyi yapamaz.

    Gerektiğinde takımı yönetecilicek lider özellikleri, oyun görüşü, pas tekniği, birebirde çok çabuk adam eksiltip takımı rahatlıkla hücuma çıkartabilmesiyle Arda eğer oynatılırsa yeni görev bölgesinde çok başarılı olacaktır.

    Hücum hattı iş yapar;

    Galatasaray'a geçtiğmiz Lyon'dan gelen Milan Baros sezonun büyük bir bölümünü tek forvet oynadığından yeni sistemde hiç zorluk çekmeyecektir.

    Sağ kanatta bir türlü istediğini bulamayan Galatasaray, geçtiğimiz sezon o bölgede Kewell ve Arda'da değişimli olarak faydalanmak istemiş fakat bu iki yıldız da sol kanatta göstermiş oldukları performansı sağ tarafta sergileyememişti.

    Bu yaz transfer sezonunda sağ kanat sorununa çare olarak Lyon'un Fildişi Sahilli yıldızı Abdul Kader Keita transfer edildi. Keita, hem sağ kanat hem de forvet bölgesinde oynayabildiğinden Galatasaray için sezonun en nokta transferi diyebiliriz. 1.84'lük boyuna karşın oldukça süratli ve teknik olan Keita Galatasaray'ın hücum gücüne oldukça katkıda bulunacaktır.



    Klasik bir çizgi kanat oyuncusu olmayan Keita, ceza içersine yaptığı pentrelerele de rakip savunmaları oldukça yıparatacaktır. Zaten 4-3-3 taktiğinde ileri üçlünün kenarlarında oynayan oyuncular 4-4-2'nin sağ kanadından ziyade saha çok içeri penetra eden gerektiğinde forveti ikileyebilicek çok yönlü oyunculardan seçilir. Bu özelliklerin hepsi de Lille ve Lyon'dan tanıdığımız Keita'da bulunuyor.

    Sol kanadın Galatasaray'da iki tane yıldız alternafi var bir Arda Turan diğeri de Avustralyalı yıldız Harry Kewell. Teknik direktör Frank Rijkaard taktiğinde ilk 11 olarak şüphesiz sol tarafta Arda Turan'ı sahaya sürecektir. Arda yıldızlaştığı sol bölgede yine Galatasaray'ın en önemli kozlarından birisi olacaktır.

    Rijkaard eğer Arda'yı merkez oyuncu pozisyonunda playmakerlık görevinde oynatırsa sakatlıklarından arınmış bir Harry Kewell, Baros ve Keita ile harikalar yaratmaya devam edecektir.

    İNCELEME: YAVUZ ÖZÜÇER
    Kaynak : Sporx.com

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

  15. #45
    Altın Aslan Mehmet Cakal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nereden
    Dünyadan....)))
    Yaş
    42
    Mesajlar
    40.144
    Blog Entries
    1

    Ynt: Galatasaray'la İlgili Köşe Yazıları

    Galatasaray analizi
    Osman Tanburacı
    14.07.2009

    UEFA’dan bu yana zaman aşımına uğramış kadro sonunda yenilendi.
    Takım içindeki bölünmeler, dışarıya haber sızdırmalar, medyayla kanka muhabbetleri sona erdi. Eskilerden eser kalmadı.
    Rijkaard gibi otoriter ve gençlere açık bir hocayla da geleceğe dönük yeni adımlar atılmaya başlandı.
    2009-2010 yeniden doğuş yılı olacak.

    Bazı gelişmeleri anlayabilmek ve Galatasaray’ı analiz edebilmek için kadroya bir bakalım;
    Kaleciler;
    Leo Franco, Orkun, Aykut, Fırat
    Savunma;
    Uğur Uçar, Serkan Kurtuluş, Semih Kaya, Murat Akça, Emre Güngör, Emre Aşık, Gökhan Zan, Servet, Hakan Balta, Volkan Yaman
    Orta saha;
    Sabri, Linderoth, Barış, Mehmet Topal, Ayhan, Serkan Çalık, Emre Çolak, Aydın Yılmaz, Lincoln, Mustafa Sarp, Mehmet Güven, Serdar Eyilik, Emirhan Ergün, Emrah Yollu, Caner Öztel,
    Forvet;
    Keita, Baroş, Kewell, Yaser, Erhan Şentürk, Nonda, Carrusca, Cem Sultan

    Yabancılar;
    Leo Franco, Linderoth, Lincoln, Keita, Baroş, Kewell, Nonda, Carrusca.
    Carrusca kiralandı gibi... Malum Galatasaray transfere sır vermez ya...
    Carrusca da tam bir bomba... Bakın gittiği yerden de aman kal diyen yok!
    Neyse... Transfer de bazen fos çıkıyor.


    38 kişilik kadro, 8’i yabancı

    22 Haziran’da başlayan yeni sezon çalışmaları 22. gününde.
    Sezon öncesi çalışmalara; baştan katılanlar, sonradan gelenler ve de hiç gelmeyenlerle kadro tam 38 kişi.
    Bunlardan 14’ü yolcu...

    Galatasaray yönetimi geçen senelerde olduğu gibi boşuna adam beslemeyecek. Fuzuli giderleri önlemek için de ihtiyaç fazlalarını ya kiraya verecek ya takas yapacak!
    Örneğin üç-dört adam verip üste biraz da para Bursa’dan Volkan Şen’i alacak!
    Ankara’dan Edis’i alacak...
    Manisaspor’dan Ufuk... Ki akla yakındır, Maniaspor’da oyuncu az, Galatasaray’da kadro fazlası kaliteli adam çok. Yaparlar takası olur biter.
    Gaziantep’ten Tabata mesela...
    Böyle örnekleri çoğaltabiliriz.

    Galatasaray bonservis bedelli oyuncu alamaz!
    Aurelio hariç! O ucuz maliyet... Ve de yerli statüsünde...

    Aurelio için beklenen bazı kararlar var...
    Olursa ne ala...
    Benim için çok da önemli değil!

    Ne diyor Rijkaard ‘alacaksanız bana 24’lük adam alın!’
    Haklı...

    Galatasaray takasa yabancı futbolcusunu bile verebilir. Şartlar uyarsa! Oyuncular gitmek isterse...
    Nonda, Linderoth...
    Zira Galatasaray yabancı star alacaksa, elindeki yabancı kontenjanını da boşaltmak durumunda...
    Bütün bunlar zor işler ama olası işler.
    Kulüpler anlaşırsa her türlü transfer olur.

    Lincoln zaten yolcu Abbas!
    (Ancak Lincoln bu hale düşmemeliydi... Eldeki değer sebil oldu!...)

    Transfer yapılacak mı?

    Tobol maçı geçer, yönetimle Rijkaard masaya oturur.
    Rijkaard ya ‘eyvallah, bu kadro bana yeter’ der...
    Ya ‘bana mutlaka iki oyuncu alın’ der...
    İşte o zaman da az önce anlattıklarım hayata geçer...
    Galatasaray Yönetimi Rijkaard’ın isteklerini yerine getirir.

    Neden gecikiliyor?
    Transfer ayında ilk günler fiyatlar tırmanır!
    Son günlerde piyasa düşer!
    Giden gider kalanlar içinden seçim başlar...
    Akılcı bir yoldur.
    Hocalar da takımlarının ihtiyaçlarını belirler, kör uçuş yapılmamış olur.
    Dünya starı almayacaksan çok akılcı bir yoldur bu, zira her takımdan arta kalan oyuncular olacaktır.
    Sneijder bile...

    Rijkaard’ın kafasındaki takım

    Rijkaard’ın kafasında bir futbol şablonu var. Herkes 4-3-3 diyor...
    Ben ısrarlıyım; 4-6-0. Rijkaard topu kullanan adam istiyor.
    Aynı zamanda kafasını kullananı da...
    Onun takımı çabuk ve yüksek pas oranıyla oynar.
    Onun için de Rijkaard herkesi her yerde dener ve oynatır.

    Son maçta Serdar Kurtuluş’la Sabri’nin aynı anda ne oynadığını bilen var mı?
    Hangisi sağ bek, hangisi orta alan?
    Mustafa Sarp, Serdar Eyilik, Emre Çolak, Yaser (solaçık), Barış, Erhan Şentürk, Aydın...
    Bunların hepsi dönerli ve yüksek tempoda alan değiştirerek oynayan oyuncular...
    Takımın santrforu falan şart değil...
    Golcü gerek.
    Rijkaard sürpriz golcüler yaratır.

    Şimdi ortaya şu soru atılabilir, ki herkes aynı şeyi söylüyor.
    Rijkaard’ın elinde İniesta, Xavi ve gibileri yok ki...
    Galatasaray’da Barça örneği olmaz!

    Böyle diyenlere şaşıyorum.
    Belki aynı lezzet olmaz ama bal gibi olur.
    Futbolda ‘konsept’ önemlidir.
    Rijkaard’ın anlayışı çabuk ve yüksek pas oranıyla oynamaktır.
    Onu yapabilecek isimlerle çıkar sahaya Galatasaray.
    Yapabildiği kadarını yapar, zamanla güzelleşir.
    Rijkaard aynı zamanda şöyle de diyor;
    Olmazsa başka ‘düzen’e geçeriz...
    İşte futbol budur.
    İyi hocalık budur.
    Kafadaki futbol konseptini yeri geldiğinde ‘açıklanabilir sebeplerle’ bozabilmek de bir hocalık meziyetidir. İnat gerekmez.
    Taş kafalı olmak; illa benim dediğim demek bazen zarardır.
    Bütün bunları göz önünde bulundurarak Rijkaard’a çok güveniyorum.
    Ve biliyorum ki at sahibine göre kişner,
    Futbolcu da hocasına göre koşar...

    6 forvet kimler?

    Rijkaard’ın en fazla zorlanacak tarafı forvet oyuncularıdır.
    Şöyle bakalım;
    4’lü defans... (O da başka bir sorun ama önce forvete bakalım)
    Galatasaray’ın 4’lü defansının önündeki 6 kişi kimler olmalı?
    Zor seçim;
    Arda, Barış, Baroş, Keita garanti isimler...

    Başta Kewell, Sabri, Linderoth, Mehmet Topal, Ayhan, Emre Çolak, Aydın Yılmaz, Mustafa Sarp, Yaser, Erhan Şentürk, Nonda da var.
    Belki bir de yeni yabancı transfer olacak!

    Yani; Arda, Barış, Baroş, Keita’nın yanına konacak 2 isim için;
    Tam 12-13 aday var...

    Rijkaard’ın işi çok zor.
    Çıkaracağı her takıma güvenirim.
    Neden?
    Oynatacağı oyuna yatkınları seçecek ve belki de sürpriz isimlere görev verecek...

    Ancak zorluk şuralarda;
    1-Aynı mevkide iki iyi adam var; örnek; Arda-Kewell,
    2-Kaybedilen topta geri dönecek adamlar kimler? Rijkaard yeteneği mi, ciğeri mi tercih edecek?
    3-Barış bir dinamo, ama top kullanamıyor?
    4-Gençler; Emre Çolak, Erhan Şentürk, Alpaslan takıma oturacak mı?
    5-Onlar da oynarsa kimler kesilecek?
    6-Keita nerede oynayacak? Açık mı, gole yakın uç noktalarda mı?

    Rijkaard kafasındaki bu sorulara cevap verebilmek için çok yorulacak.
    Çok değişik ve sürpriz takımlar sahaya çıkabilir.
    Tobol maçları da bize bir fikir vermez!
    Çünkü takım daha tam randımanla ve bütün futbolcularıyla çalışmadı...

    Rijkaard’ın prensleri var mı?

    Sanmıyorum ama;
    Emre Çolak, Alpaslan, bir de belki Erhan Şentürk....
    Gerisi daha çok amatör!

    Savunma nasıl olmalı?
    Başka bir kaos da orada yaşanacak!
    Rijkaard’ın tercihinde bence;
    Servet, Hakan Balta garanti.
    Ama nerelerde...
    Hakan Balta’yı Servet’le yan yana ortada oynatırsa şaşmam!
    Sola Alpaslan diyebilir...

    Rijkaard’ın Gökhan Zan’a pek prim vereceğini sanmıyorum.
    Topu iyi kullanamıyor ve tereddütlü... İleri çıkışları zayıf, yerini kaybediyor...
    Emre’lerin biri mükemmel ama Aşık, ah keşke beş yaş genç olsaydı...
    Emre Güngör ise hala tam sağlam değil. Biraz da arıza!...
    Rijkaard orayı Hakan Balta alternatifi ve Mehmet Topal yamamasıyla çözemezse mutlaka bir yabancı isteyebilir.
    Dikkat yılda 50 maç var...

    Sağ bek için de sakatların durumu önemli.
    Uğur, Lindroth, Sabri, Serkan Kurtuluş...
    Dört isim var ama vur bir birine bir sağ bek çıkmaz!
    Uğur düzelirse ‘fesimi göğe atarım’
    Linderoth da düzelirse onun için de çok sevinirim ama Rijkaard’ın dengesi yine bozulur.
    Linderoth sağ bek mi olmalı, orta alanda mı?
    İşte esas mesele bu!

    Orta alanda kimler olmalı?
    Barış, Emre Çolak, Mustafa Sarp, Aydın, Ayhan, Linderoth, hatta Sabri, Mehmet Topal, Arda, Kewell...
    Off ki ne off!

    Bence; Volkan Yaman, üzülerek söylüyorum ama yine şansını iyi kullanamayan Aydın, Mehmet Güven, Serdar Eyilik, Emirhan Ergün, Emrah Yollu, Caner Öztel kiraya gider... Nonda bile gider...

    Bakın savunmadan gideceklerin ismini hiç vermedim.
    Orada durum kritik yerine yenisi gelmeden eskisi yollanmaz!
    Ayrıca kim gelecek ki?

    Her şey Tobol maçından sonra belli olur

    Bu makale yazarın sporx.com'a özel olarak yazmış

    Bir Gün hiç f7 li kalmayacak...!!!

Bu Konu için Etiketler

Konuyu Favori Sayfanıza Ekleyin

Konuyu Favori Sayfanıza Ekleyin

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •